SİVAS YAVRU KANGAL KÖPEK ÜRETİM ÇİFTLİĞİ TEL: 0507 436 04 10 
                            

                                YAVRU KANGAL TÜRKİYE'nin KANGALI

Bu sayfada üyelere özel yazılar bulunuyor. üye girişi yaparak bu yazıları görüntüleyebilirsiniz.

Burayı tıklayarak üye girişi yapabilirsiniz.
Burayı tıklayarak üye olabilirsiniz.

Damızlık kangal köpekleri

erkek kangallar

Resimlerde görmüş oldunuz safkan kangal ırkının özelliklerini taşıyan sertifakalı damızlık kangallarımızdır. Herbiri ırkının en üstün vasıflarını taşımakta ve safkan olma özelliğine sahiptir.



Dev kangal köpeği 93 cm boyundaki erkek damızlık kangal köpeğimiz Paşa


Yine damızlık iri kangal köpeğimiz herkül 4 yaşında arka ayakların çift makbuzlu 90 cm boyundadır köpeğimiz kangalın karabaş cinsidir.


Genç damızlık kangal köpeklerimizden kara 3 yaşına  bazı boğuşlara girmiştir köpeğimiz simit kuyruk kıvırma özelliğine sahiptir.


Yaşlı ve tescilli ve sereceli kangallarımızdan safkan kangal köpeğimiz poyraz ırkı bozulmamış safkan kangal ırkını taşımaktadır.


Yine dev kangal köpeklerinden  karabaş damızlık erkek kangal köpeği 3 yaşında sereceli  kangal yavruları hizmetinizdedir.


Kartal isimli erkek kangal köpeği tanıtımı: Kartal insanlara karşı saldırgan bir köpektir boguşlarda derece ve ödül almış köpektir.


Sürüye giden köpeklerden genç koyun köpeği duman sürüde tek başına gittiği için o gün kurtların arasına girmiştir sürüye saldıran kurtlar kalabalık  oldugu için köpeğimiz kurtlar tarafından karnından yara almıştır veteriner hekim tarafından amaliyat edilmiştir.


Çift tırnaklı erkek kangal koyun kpeğimiz aloş tecrübeli bir koyun Çoban köpeğidir.


Sivas çiftlikten erkek kangal köpeklerinden toros isimli kangal köpeğimiz.
               

Sivas yavru kangak köpek çiftğinden dev Kangal Köpeği paşa sivasın en iri en büyük kangal köpeklerinden bir tanesidir sereceli kangal yavru satışları için tıklayınız


Kurt yıkan kangal köpeğimiz cesur 5 yaşında 2 defa kurt yıkmıştır safkan ırkını taşıyan kangallarımızdan bir tanesidir.


Sivas anadolu aslanları safkan kangal köpekleri: Kangal köpeklerinin kamyonla  çiftliğe götürülüşü


Kıvrak kangal erkek köpeği panter genç bir safkan kangal karabaş kangal köpeğimizdir.


Sapan kuyruk die adlandırdıgımız çift makbuzlu kangal köpeklerinden kartal damızlık erkek kangaldır.


Safkan kangal yavrusu sahiplenmek için önce bizimle irtibata geçmelisiniz bizden bilgi edinmelisiniz.


Çiftliğimiz sivasın ilçesinde faliyet göstermektedir bizzat çiftliğimize gelerek  kangal yavrusu seçim yapabilirsiniz.


Erkek kangalımız camoka kangalın boz cinsidir simit kuyruk 4 aylıkken sürüye gitmeye başlayan deneyimli bir çoban köpeğidir.




DİŞİ KANGALLAR - kangal çiftliği

Yavru kangal  köpek çiftliği dişi kangal köpek tanıtımı:

                        

          



           

Satılık damızlık yetişkin dişi kangal köpeklerimizden seçim yapabilirsiniz.














                      



                              

                           

                         







KANGAL ÇOBAN KÖPEĞİNİN IRK ÖZELLİKLERİ

Burun Ağız Yapısı : Ağız burun yapısı kısa küt çene kuvvetlidir.Dişler sivri ve sağlam, dudakları sarkıktır. Göz,kulak,ağız etrafı ve burun üstüne kadar siyahtır.

Gözler : Kafatasına göre oldukça küçük yuvarlakça olup altın ve kahverengi arasında bir renktedir. Göz etrafı siyahtır. Bakışlar canlı ve asildir.

Kulaklar : Orta boyda üçgen şeklinde, uçları yuvarlak, kafasına yapışık ve sarkıktır.

Kafanın ve Göğüsün Görünümü : Önden bakıldığında aslanı andırır. Kafa iri, güçlü bir boyun ile desteklidir.

Boyun : Hafifçe eğik, güçlü ve adaleli,orta boyda, oldukça ayrık, düz, kalın kemikli, ayak bilekleri kuvvetli ve uzundur. Ön göğüs arkasına göre daha geniş ve omuzlar adalelidir.

Gövde : Gövde baştan sonra bir kare şeklindedir. Vücut güçlü, adaleli, hiçbir zaman şişman değildir. Dirsek hizasına kadar göğüs derin, karin hafifçe içine çekiktir.

Bacaklar : Bacaklar güçlüdür. Ön bacaklar arka bacaklara göre daha güçlüdür. Ayaklar iri yapılı, kuvvetli, parmak bombeli ve siyahtır.

Vücut Rengi - Post : Sık bir alt post üzerinde kısa ve yoğun bir tüy yapısına sahiptir. Renk:Bozdan çelik rengine kadar olabilir. Göğüste beyaz bir madalyon bulunabilir.

Kuyruk : Oldukça yüksek olup, rahat durumda iken düşük ve kıvrık, uyarıldığı zaman sırt üzerinde yüksek ve kıvrıktır.

Ağırlık : Erkeklerde : 50-60 kg Dişilerde : 41-59 kg

Cidago : Erkeklerde : 74 cm ile 81 cm Dişilerde : 71 cm ile 79 cm SAĞRI : 67 cm

Beden Uzunluğu : 69.5 cm

Göğüs Çevresi : 76 cm BAŞ UZUNLUGU : 27 cm

Yüz Uzunluğu : 13 cm

Kulak Uzunluğu : 13 cm

Ön İncik Çecresi : 14 cm

Göğüs Çevresi : 21 cm

Dişilerde en az sekiz meme başı bulunmalıdır. Vücut organları arasında hiçbir anatomik bozukluk olmaması göz önünde bulundurulmalıdır.




2 Yorum - Yorum Yaz

Kangalın sürü ve insanlara karşı davranışı

Sürü Koruma Davranışı

Ortalama 300 başlık bir koyun sürüsünü korumak için ikisi erkek biri dişi olmak üzere en az üç yetişkin Kangal köpeğine gereksinim vardır.Kangallar görevlerini genellikle çobandan bağımsız olarak yaparlar.Sürüde en az bir dişi Kangalın bulunması gereklidir.Çünkü dişi köpekler dişi kurtlara karşı daha duyarlıdır.Analık içgüdüleri nedeniyle koruma duyguları daha da gelişmiştir.

Asılardan beri sürü koruma görevi yapan Kangal köpeğinde bu davranış içgüdüseldir.Sürü koruma görevini yaparken farklı zamanlarda farklı davranış şekilleri gösterirler.Sürü meraya ilk çıktığı zaman köpekler sürüden biraz uzaklaşıp etrafı kolaçan ederler.Yaşlı ve deneyimli olanlar arada bir sürüyü kontrol ederler.Genç ve deneyimsiz olanlar sürüden bira daha fazla uzaklaşabilirler.Herhangi bir tehlike yoksa,sürü belirli bir yerde otlamaya başladığında genellikle sürüyü gözlemleyebilecekleri yüksekçe bir yerde yatarlar.(Rüzgarın estiği yöne doğru sürünün farklı yerlerinde yatarlar.)Sürü herhangi nedenle ürkerse,yerlerinden ok gibi fırlarlar,sürüyü tehdit eden kurt gibi herhangi bir yırtıcı hayvan varsa aynı hızla onun peşinden koşarlar.Kısa mesafede kurda kim yetişirse kurdun üstüne atlar (Kurda Çöker) ; Diğerleri de ona yardıma gelir.Kurda yetişme olayı sık görülen bir durum değildir.Genellikle kurt kaçar ve köpeklerde bir süre kovaladıktan sonra sürüye geri dönerler.Bazı köpekler ise inatla kurdun izini takip edip onu yakalamaya çalışır.Kurt kovalayan bazı kangalların birkaç gün sonra sürülerine döndükleri görülmüştür.

Kurtlar genellikle koloni halinde yaşarlar.Dolayısıyla sürüye grup halinde saldırırlar.Kurdu uzun süre kovalayan Kangallar,sürüyü savunmasız olarak bırakırlar.Bazı kurtlar koloniden birini köpekleri peşine takması için görevlendirir,sonra farklı yönlerden sürüye saldırırlar.Çobanların bu durumlar için önlem almaları gerekebilir.Bunlardan biri,köpeklerden bir veya ikisini yanında bağlı olarak yedekte tutmaktır.Diğer köpekler kurdun peşine takılıp sürüden uzaklaşınca yedek köpekler devreye girer.Bu gibi Saldırıları önlemek,çobanın ve köpeklerin deneyimlerine bağlıdır.Daha önce bütün saldırılara mağruz kalmış köpekler kurdu bir süre kovaladıktan sonra geri dönüp sürüsünün çevresinde çark gibi döner ve etrafı araştırırlar.Köpekler geri dönerken bazen bir veya ikisi takibe devam eder.Sürünün yanına dönen köpekler,sürüyü tehdit eden herhangi bir tehlike olmadığını görürse ve hala kurdun peşinde köpek varsa tekrar kurdun peşine düşerler.Köpeklerin bu davranışı,günün değişik zamanlarına göre farklılık gösterir.Gündüz ısrarla kovalarken gece vakti kovalamada fazla ısrarcı olmaz ve sürülerinin başına çabuk dönerler.

Kurdu ısrarla takip eden Kangallar,saldırıyı püskürtüp kısa süre sonra sürünün yanına dönen kangallar kadar uzun ömürlü olmazlar.Bunun iki nedeni vardır:Birincisi,kurt kapanı denilen tuzağa düşerek kurtlar ; ikincisi,diğer sürülerin köpekleri tarafından öldürülme olasılıklarının yüksek olmasıdır.Israrcı kangallar günün birinde kurtların bir davranış şekli olan ve kurt kapanı adı verilen tuzağa düşüp onlara yem olurlar.Kurt kapanı;kurtlardan birinin sürüye yanaşıp köpeklerin dikkatini çekerek kaçması ve peşinden gelen köpeği sürüden uzak bir yerde,aile fertleri ile pusuya düşürüp öldürmesine denir.

Kangalların diğer sürülerin köpekleri öldürülmesi olayında ise çobanların rolü büyüktür.Bu çobanlar;kurt kovalarken sürüden uzaklaşan cesur bir Kangal köpeğine,dönüşte –koruyup kollamaları gerekirken–kendi köpeklerini saldırttırırlar. Bu ve benzeri olaylardaki çobanın davranışı,eğitimi ve bilinçli olması ile ilgilidir.

Kurdu çok uzun süre kovaladıktan sonra öldüren Kangallar da vardır.Bu uzun takipten sonra kurtlar kurtulsalar da takipte ısrarlı olan Kangalların koruduğu sürülere ikinci kez yanaşmazlar.Sürü emniyetini elden bırakmayan ve kurdu kısa bir süre kovalayıp geri dönen Kangalların sürüleri ise kurt saldırılarına daha fazla maruz kalırlar.

Kurtlar yavrularını büyütünceye kadar,yerlerini belli etmemek için,yuvalarının etrafındaki sürülere zarar vermekten kaçınırlar.Saldırılarını en çok gece ve sabahın erken saatlerinde yaparlar.Kurt saldırılarının ender görüldüğü gündüz vakitlerinde Kangallar,yarı uyku halinde dinlenmesi ile harekete geçerler.Kangallar geceleri daha aktiftir ve sürü yatana kadar sürekli etrafında dolaşırlar;sürü yattıktan sonrada etrafında belirli bir konumda yatarlar.

Çoban,gece uyurken sürünün hareketlenmesi halinde uyanık için,sürü içinden kendine alıştırdığı bir koyunu eline bağlar. Bu koyuna halk arasında''bağcak koyunu'' denir.Dinlenmekte olan sürü herhangi bir nedenle hareketlendiğinde bağcak koyunu da harekete geçerek çobanı uyandırır.Çobanın herhangi bir sebeple sürüsünün yanında bulunmaması halinde bile,sürü hareket ettiği zaman,deneyimli ve iyi yetiştirilmiş Kangallar –çoban aramadan– sürüyle birlikte gider ve sürünün korunmasını sağlamaya çalışırlar.İyi bir Kangal köpeği şartlar ne olursa olsun sürüyü asla yalnız bırakmazlar.

Kangallar sürüye yaklaşan yabancı insanlara karşı da sürüyü korurlar.Yaklaşan bir yabancı gördüklerinde bir araya gelip havlayarak ona doğru koşarlar ve onu uyararak onu sürüden uzak tutmaya çalışılar. Çoban müdahale etmez ve yabancı koşarak kaçarsa köpekler onu kovalar ve yaralanmasına neden olabilir.Kangallarda bölge koruması ön plandadır.Sürüden uzak bir mesafeden geçen yabancılara sadece havlayarak varlıklarını bildirirler.

Sürüde kullanılacak Kangalların kardeş olmalarına özen gösterilmelidir.Çünkü kardeş birbirlerini daima kollar ve hiç bir durumda terk etmeler.

Sürüde bulunan Kangallar arasında daima hiyerarşik bir düzen vardır.En güçlü köpek sürünün lideridir.Doğal şartlarda dişi ile o çiftleşir.Aralarında kavga çıkan gençlere o müdahale edip ayırır.Yemek aynı kaptan yenecekse önce o karnını doyurur.

İnsanlara Karşı Davranış

Kangal köpeği sahibine bağlı,yabancı kişilere tepkilidir.Sorumlu olduğu bölgeye –insan dahil– hiçbir canlıyı sokmamaya çalışır.Sahibi yanındayken yabancı kişilere karşı fazla tepki göstermez.Davranış bozuklukları ve istisnalar hariç hemen saldırıya geçmez.Yabancı şahsı birkaç kez havlayarak bekler ve sahibinin komutunu bekler.

Kangal köpeğinin merhamet duygusu gelişmiştir.Normal şartlarda sahibi ve bakıcısına karşı saldırgan değildir.Savunmasız kişilere –özellikle kadın ve çocuklara karşı– uysal ve yumuşak davranır.kangalın iyi huylu olması büyük ölçüde büyüme dönemindeki yetiştirme şekliyle ilgilidir.İnsanlara ve çevreye alışması çok küçük yaşlarda başlar.Henüz gözü açılmamış eniklerin her gün itina ile sevilip okşanması,ileriki yaşlarda insanlarla daha iyi ilişki kurmalarına yardımcı olur.Yavru büyürken her aşamada ona sevgi ve şefkat ile yaklaşılmalı,nelerden hoşlanıp hoşlanılmadığı belirlenmelidir.Hatta ev ve bahçe ortamlarında yaşayan Kangal yavrularına belirli zamanlarda radyo ve televizyon dinletilmesi,onların sosyalleşmelerine yardımcı olur.Ancak tüm bu sosyalleştirme çalışmalarının bir disiplin içerisinde yapılmasına dikkat edilmelidir.

Bazı kimseler,bekçilik etmesi için yetiştirilen köpeklerin ıssız ve karanlık bir yerde dış ortamdan izole edilmiş şekilde yetiştirilmelerini tavsiye ederler.Bu tavsiyeye göre yetiştirilen köpeğin daha saldırgan olup daha iyi koruma yapacağını savunurlar.Halbuki bu şartlarda yetişen bir köpek yeterince güneş ışığı almadığı için sağlıksız olur.Ayrıca insanlarla sağlıklı iletişim kurmadığı için korkak ve ürkek tavırlar sergileyebilir yada aşırı ve hedefsiz saldırganlık gösterebilir.

Bekçilik için yetiştirilen Kangalın görevi,bulunduğu bölgeye yabancı kişilerin yaklaşması durumunda,onları havlayarak uyarmak ve yaklaşmamalarını sağlamaktır.Bekçilik görevi yapan köpekler için saldırma ve yaralama başvuracakları en son davranış şekli olmalıdır.İri ve güçlü bir köpek olan Kangalların yanlış yetiştirilme sonucu saldırganlaşması ve kontrolden çıkarak amaçsızca etrafa zarar vermesi,hem köpek hem de sahibi için tehlikeli sonuçlar doğurur.

Kangal,öldürmek için tasarlanmış bir hayvan değildir.Örneğin pitbull ırkı köpekler gibi öldürmek amacıyla saldırmaz.Bölgesine giden yabancı bir insana saldırmaya kalktığında bu kişi hareketsiz durur veya bulunduğu yere oturursa,Kangal bu davranışı teslimiyet olarak algılar ve sahibi gelene kadar yabancıyı hareketsiz tutmak için etrafında dolaşır.Bu davranış biçimi Kangalların insanlara öldürmek amacıyla saldırmadığına örnektir.Kangal,sahibini ve ailesini koruma görevini yerine getirirken iyi ve kötü niyetli insanları ayırt etme yeteneğine sahiptir.Eğer gelen kişinin kötü niyetli olduğuna inanırsa harekete geçer.Amacı öncellikle düşmanı eyleminden caydırmak ve uzaklaştırmak aksi takdirde teslim almaktır.Mecbur aldığında düşmana ciddi zararlar vermekten çekinmez ve bunu yapacak güce sahiptir.

Çiftleşme Döneminde Davranış

Dişiler genellikle yılda iki kez kızgınlık gösterirler.Erkekler ise her zaman çiftleşmeye hazırdır.Aynı yerde büyütülen kardeşler genellikle çiftleşmezler.Dişiler sadece proöstrüs kanamaları bittiğinde erkekle çiftleşmeyi kabul ederler.

Çiftleşme döneminde Kangallar huzursuz ve saldırgan olurlar.Çiftleşme dönemi doğal şartlarda,koyun sürüsü yanına gerçekleşirse,dişinin bulunduğu sürüdeki erkekler ile –kızgın dişinin kokusunu alan– diğer sürüdeki erkekler arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Kavga eden erkekler arasında ciddi yaralanmalar meydana geçebilir.Kavgalar sonucu bu tip yaralanmalara müdahale edilmez ise köpekler ölebilir.Bazen kızgın dişiler erkekleri peşine takıp sürüden uzaklaştırarak sürüyü korumasız bırakabilirler.Ayrıca sürüdeki diğer dişilere karşı sert davranışlarda bulunabilirler.

Kayıtlı bir yetiştirme için kızgınlık gösteren dişinin daha önceden belirlenen erkek ile kapalı bir yere konması gerekir.(Yavruların soy kütüğünün oluşturulması ve olumsuzlukların engellenmesi için) dişi ile aynı yerde bulunan erkekler aşırı sahiplenme davranışı gösterirler.Bazı erkekler sahiplerini bile kıskanarak dişiye yaklaştırmazlar.Bazı dişiler kızgınlık gösterdikleri halde kapatıldıkları erkekle seçici davranarak çiftleşmeyebilir.

Çiftleşme tamamlandıktan sonra hayvanları birbirlerine kenetlenerek yaklaşık 15 (on beş) dakika kalırlar ve daha sonra ayrılırlar.

Analık Davranışı

Kangal köpeklerinde –birçok canlıda olduğu gibi– gelişmiş bir analık yeteneği vardır.Bu yetenek kalıtsal olarak yavrulara geçer.Dişi damızlık seçimi yapılarak bu özelliği de dikkate almak gerekir.Analık yeteneği doğum sayısı ile birlikte artar.Aynı ırk içerisindeki köpeklerde bile analık özelliği farklıdır.İlk doğumda hiçbir sorun yaşanmasa da bazen tecrübesiz genç dişiler yavrularının üzerlerine yatarak ezilmelerine neden olabilirler.Yavruların ezilmesi köpeğin fazla iri olması ile de ilgilidir.Bazı dişilerde ise analık özelliği çok yetersizdir.Doğumdan sonra yavrularını kurutmaz ve emzirmekten çekinir.Böyle durumlarda yavruların kurulanması ve emzirilmesi için müdahale edilmesi gerekir.Ayrıca ilk doğumlarda yavrularının ölümüne neden olmaları,bu dişilerin sonraki doğumlarında da benzer davranışları sürdürecekleri anlamına gelmez.

Kangallar genellikle yavrularına karşı şevkatli ve koruyucu olmalarına rağmen kendilerine verilen –özellikle et ve kemik türü– yiyecekleri yavrularından bile kıskanabilirler.Ayrıca emzirme döneminin sonlarına doğru yavruların büyüyen diş ve tırnaklarından rahatsız olan analar,yavrulara hırlayıp bazen de uyarı anlamında ısırabilirler.Bu tip olayları engellemek için anaya,istediği zaman yavrulardan uzaklaşabileceği bir alan sağlanması; yiyeceğinin yavrularının erişemeyeceği bir yerde verilmesi ve doğum bölmelerine,yavruların belli bir yaşa gelene kadar içinden çıkamayacakları engeller yapılmasında yarar vardır.

Dişi Kangallar yaban hayatta yaşayan bir çok hayvanda da görüldüğü gibi mide içeriklerinin yavrularının önüne kusup onları beslemeye çalışırlar.Bu davranış genellikle yavruların büyüdüğü ve ana sütünün yetmediği zamanlarda görülür.

Doğum yapmış dişi,diğer köpeklere ve yabancı insanlara karşı serttir.Özellikle doğumu takip eden ilk günler,sahibine ve birlikte yaşadığı köpeklere bile sert davranabilir.Bu davranış yavrularına zarar gelmediğini gördüğünde zamanla azalır.

Beslenme Davranışı

Doğadaki tüm canlılar yaşamlarını sürdürmek için beslenmek zorundadır.Dolayısıyla yiyecek için hem diğer türlerle hem de kendi türündeki bireylerle mücadele içindedir.Bu doğal davranıl köpeklerde yiyeceklerini kıskanma şeklinde ortaya çıkar.Yavru iken gerekli eğitimi alamayan köpekler bu davranışlarını hayat boyu sürdürürler.

Etobur olan köpekler et ve kemik gibi yiyecekleri diğer yiyeceklerden daha çok sahiplenir ve kıskanırlar.Yal ve ekmek gibi yiyecekleri sorun çıkarmadan beraber yiyebildikleri halde et ve kemik gibi yiyecekleri aynı kaptan yemeleri hemen hemen imkansızdır.Kangal yetiştiricisi için olumsuz sayılabilecek bu davranış,Köpek yavru iken eğitilerek önlenebilir.Bunun için yetiştiricinin yavrulara et ve kemik gibi yiyeceklerin eliyle vermesi ve bazen de yavrunun ağzından bu yiyecekleri çıkarıp alması gerekir.

Günlük yiyeceklerin her gün aynı saatte verilmesinde yarar vardır.Özellikle sürü halinde yaşayan köpekler,verilen yiyecekleri çabuk tüketmeye çalışırlar.Tüketemediklerini de daha sonra yemek üzere gömerler.Evde veya bahçede tek olarak yaşayan köpeklerde çok hızlı yemek tüketme alışkanlığı görülmese de artan yiyecekleri saklama alışkanlığı devam eder.Verilen yiyecekler karışım halinde ise yemeğe önce et ve kemik gibi lezzetli yiyeceklerden başlar.Kangallar enerjilerini çok iyi kullandıkları için iri cüsseli olmaların rağmen fazla besin tüketmezler.




0 Yorum - Yorum Yaz
As­lın­da, di­ğer ko­nu­la­rı iş­ler­ken, bu bö­lü­mün baş­lı­ğı olan ko­nu­ya, yer yer de­ği­nil­miş hat­ta ba­zı­la­rı önem­li öl­çü­de ele alın­mış­tır. Bu bö­lüm, diğer özel­lik­le­ri de ki­ta­ba kat­mak için ön­gö­rül­müş ve müm­kün mer­te­be­de tek­rar­dan ka­çı­nı­la­rak ya­zıl­mış­tır.
Bir kö­pek ır­kı­nın eği­ti­mi için ge­çer­li olan ku­ral­la­rı ko­ya­bil­mek; bir­çok de­nek üze­rin­de, sa­bır­la, göz­lem, iz­lem ve araş­tır­ma yap­ma­yı ge­rek­ti­rir. Bu da yıl­lar­ca sü­rer ve in­san öm­rü­nü aşar. 
Kan­ga­lla­rın huy ve dav­ra­nış özel­lik­le­ri­ni, be­lir­li bir sü­re için, ül­ke­mi­ze ya­pı­lan ya­rı tu­ris­tik se­ya­hat­lerde tu­ris­tik reh­ber ve çe­vir­men kul­la­nı­la­rak, az de­nek göz­lem­le­ye­rek ve ko­nu­da­ki bil­gi­si tam ol­ma­yan ki­şi­ler­den alı­nan söy­lem­le­ri der­le­me­yi, bi­lim­sel ve içe­rik­li bir araş­tır­ma sa­ya­ma­yız. 
Ana­va­ta­nı, Türk ana­yur­du olan “Türk ço­ban kö­pe­ği”ne Or­ta Av­ru­pa Kelt kö­ken­li ve­ya en­de­mik (yö­re­sel) ırk di­ye, kö­ken ya­kış­tı­ra­rak ta­rih­le­ri­ni ya­zan, ulu­sal gu­ru­ru­muz “Türk ço­ban kö­pe­ği Kan­ga­l”ı, ana­va­ta­nı Ana­do­lu olan “Ana­do­lu ço­ban kö­pe­ği” ta­nı­mıy­la dün­ya­ya yan­lış ola­rak ya­yan ya­ban­cı araş­tır­ma­cı ve ya­zar­lar, ­çok sa­yı­da kan­gal ile ya­şa­mın tüm dö­nem­le­ri­ni pay­laş­ma­mış ve on­la­rı do­ğal or­tam­la­rın­da iz­le­me­miş ise, on­la­rın huy ve dav­ra­nış özel­lik­le­ri­ni sap­ta­ya­maz. Do­ğal ola­ra­k bu du­rum­da eği­tim me­to­du oluş­tur­mak­ta ba­şa­rı şan­sla­rı yok­tur. “Kan­ga­lın eği­ti­mi zor­dur çün­kü IQ­’su ye­ter­li de­ğil” di­ye, dü­şü­ne­rek, ba­zı eğit­men­ler bil­gi­ ye­ter­siz­li­ği­ne bağ­lı ba­şa­rı­sız­lı­ğı, ır­ka if­ti­ra ede­rek ört­me­ye ça­lı­şı­yor. Di­ğer kö­pek ırk­la­rın­dan fark­lı özel­lik­le­ri olan kan­gal­la­rı, ye­te­nek­le­ri, huy ve dav­ra­nış özel­lik­le­ri doğ­rul­tu­sun­da eğit­mek ge­re­kir. Ak­si hal­de, eği­tim­de ba­şa­rı­nın sı­nır­lı ola­ca­ğı do­ğal­dır.
Bir Al­man kö­pek eğit­me­ni ar­ka­da­şım var­dı. Bi­zim Kurt di­ye ta­nım­la­dı­ğı­mız, dün­ya­da­ki ta­nı­mı “Al­man Ço­ban Kö­pe­ği” olan ırk üze­ri­ne uz­man sa­yı­lı­yor­du. Di­ğer kurt kö­pek­le­ri ya­ni Bel­çi­ka, İs­pan­yol Avus­tur­ya ırk­la­rı vs. bu hay­va­nın tü­rev­le­ri­dir. Eğit­men ile soh­be­ti­miz kö­pek­le­rin tu­va­let eği­ti­mi ko­nu­sun­day­dı. Bir kurt yav­ru­su an­cak 6.ay­dan son­ra eği­ti­le­rek tu­va­let ada­bı ka­za­na­bi­lir de­di. Ben de önem­li bir has­ta­lık ge­çir­di­ği için ev­de bes­le­mek mec­bu­ri­ye­tin­de kal­dı­ğım 3 ay­lık kan­ga­lın, ala­tur­ka tu­va­le­ti tam isa­bet ile kul­lan­dı­ğı­nı söy­le­yin­ce, “ola­maz, ina­na­mam” di­ye, iti­raz et­ti. “Bu eği­ti­min sır­rı­nı is­ti­yo­rum, bu sır be­ni Av­ru­pa’da meş­hur ve zen­gin eder” de­di. “Eği­tim ge­rek­mi­yor” de­yin­ce, iyi­ce şa­şır­dı, ben de an­lat­ma­ya baş­la­dım:
“Yıl­lar­dır iz­le­di­ğim ve huy özel­lik­le­ri­ni iyi bil­di­ğim, bir­çok de­fa do­ğum­da ebe ba­ba­lık yap­tı­ğım kan­gal yav­ru­la­rı, göz­le­ri ve ku­lak­la­rı açıl­dı­ğı an­dan iti­ba­ren, do­ğuş­tan çok güç­lü olan ko­ku al­ma duy­gu­su sa­ye­sin­de an­ne­si­nin ka­ka­sı­nın ve çi­şi­nin ye­ri­ni bu­lur ve bun­la­rın üze­ri­ne ken­di çiş ve ka­ka­sı­nı ya­par, her ih­ti­yaç­ta ay­nı şe­kil­de dav­ra­nır. An­ne­ye ait olan­lar top­la­nır, ga­ze­te­ye em­di­ri­lir ve uy­gun gö­rü­len ye­re ko­yu­lur ise, yav­ru kok­la­ya­rak bu ye­ri bu­lur ve tu­va­let ye­ri ola­rak bel­ler, so­run çö­zül­müş­tür. An­ne­ye ait olan­la­rı al­dı­ğı­nız yer­le­ri de ko­ku­lu bir de­ter­jan­la te­miz­le­me­ unu­tul­ma­ma­lı­dır. Bir haf­ta son­ra kö­pek eğit­me­ni ar­ka­da­şım­la bu­luş­tuk. Ke­der­liy­di, “zen­gin ola­ma­ya­ca­ğız” de­di. “Al­man Ço­ban Kö­pe­ği” yav­ru­la­rı an­ne­nin tu­va­let ye­ri­ni kul­lan­ma­dı­ğı için öner­di­ğim tu­va­let eği­ti­mi ge­çer­li ol­ma­mış­tı.
Süt em­me dö­ne­min­den son­ra bes­len­me­ye alı­nan yav­ru­lar, ken­di­le­ri­ne ba­kan sa­hi­bi ve­ya ba­kı­cı­ya se­vinç ve sev­gi gös­ter­mek için ar­ka ayak­la­rı üze­rin­de di­ki­lir ve iki­si­ni bir­lik­te kul­la­na­rak zıp­lar, ön ayak­la­rı üze­ri­ne dü­şün­ce bu de­fa ön ayak­la­rı­nı bir­lik­te kul­la­na­rak zıp­lar ve bu­nu bir­kaç de­fa tek­rar­lar. Bu zıp­la­ma­lar­da ar­ka ayak­lar ve ön ayak­lar sı­ra ile art ar­da ve bir­lik­te da­ima ay­nı ha­re­ke­ti tek­rar­lar. Bu dav­ra­nış; sev­gi, te­şek­kür ve mut­lu­lu­ğun ifa­de­si­dir. Ta­bii ki bir yan­dan da kuy­ru­ğu­nu iki ta­ra­fa ağır tem­po ile sal­la­mak­ta­dır. Dil­le­ri dı­şa­rı­da olup hev-hev di­ye ses­le­nir­ler. 
Al­tın­cı haf­ta­dan son­ra, ay­nı ba­tın­da­ki yav­ru­lar ara­sın­da li­der­lik mü­ca­de­le­si baş­lar. Kav­ga­dan zi­ya­de gü­re­şe ben­zer bu mü­ca­de­lede, bir­bir­le­ri­ne za­rar ver­mez­ler. Güç­lü olan, kar­deş­ler ara­sın­da­ki her olay­da ön­ce­lik ka­za­nır. 7-8 haf­ta­dan son­ra yav­ru­la­rı, an­ne ar­tık em­zir­mek is­te­mez. Çün­kü be­be­le­rin diş­le­ri iri­leş­miş­tir, emi­lir­ken ca­nı ya­nar. Obur be­be­le­re süt ye­tiş­ti­re­mez. Ha­mi­le­lik ve süt ver­me dö­ne­min­de yor­gun ve za­yıf düş­müş­tür, gü­cü azal­mış­tır. Yav­ru­lar, ya­tan an­ne­ye bas­kın ve­re­rek ve­ya onu ayak­ta sar­mak ve ye­re ya­tır­mak su­re­tiy­le, zor­la em­me­ye baş­lar­lar. Bu du­rum­da, di­şi­yi bir­kaç gün için, bir­bir­le­ri­ni gö­re­cek şe­kil­de yav­ru­lar­dan ayır­ma­lı­dır. Bu dö­nem­de, gün­de bir­kez em­zir­me ol­ma­lı, da­ha son­ra ya­rı ana sü­tü­ne, ya­rı be­si­ne ba­ğım­lı olan yav­ru­lar ta­ma­men be­si­ne yön­len­di­ril­me­li­dir.
Kan­gal uzun me­sa­fe ko­şu­cu­su­dur. Or­ta sü­rat­te çok uzun sü­re­li ola­rak ko­şa­bi­lir, böy­le ol­mak­la bir­lik­te, kı­sa me­sa­fe­de sü­ra­ti­ni, kı­sa bir sü­re için sü­per de­re­ce­de art­tı­ra­bi­lir. Has­mı­nı ya­ka­la­ya­ca­ğı ve­ya sal­dır­dı­ğı an­lar­da bu sü­ra­ti kul­la­nır­lar.Kan­ga­lın ya­şa­mı, gün­lük za­man açı­sın­dan in­sa­na gö­re ters­tir. Gün­düz onun din­len­me za­ma­nı­dır. Gün­düz­le­ri uyuk­lar ve din­le­nir, ge­ce­le­ri uya­nık ve da­ima ha­re­ket ha­lin­de­dir. Ya­ni ya­şa­mı ge­ce­ye uyumludur. İn­san­la­rın on­la­rı iz­le­ye­bil­dik­le­ri gün­düz sa­at­le­ri, hay­va­nın per­for­man­sı­nın en alt dü­zey­de ol­du­ğu sa­at­ler­dir. Bu sa­at­ler­de­ki göz­lem­ler göz­lem­ci­yi ya­nıl­tır. Ba­sın­da za­man za­man ya­nıl­gı do­lu ya­zı­la­rın çık­ma­sı da bu ne­den­le­dir. Ay­nı se­bep­le ya­ban­cı araş­tır­ma­cı­lar da ya­nıl­mış­lar ve yaz­dık­la­rı ile il­gi­le­nen­le­ri ve okur­la­rı­nı ya­nılt­mış­lar­dır.
Kan­ga­lın sa­hi­bi ol­mak ve sa­hi­bi kal­mak, ol­duk­ça içe­rik­li çok yön­lü bir olay­dır. Tam ba­ğım­lı bir ve­fa­lı dos­tun gerçek sa­hi­bi ol­mak için iliş­ki, hay­van yav­ru iken, ya­ni 3. ay­dan ön­ce süt em­me dö­ne­min­de baş­la­ma­lı­dır. 
Kan­ga­lın ha­fı­za­sın­dan hiç si­lin­me­yen iki ko­ku var­dır. Bun­lar, an­ne­si­nin, ay­nı ba­tın­da do­ğan kar­deş­le­ri­nin ve ya­nın­da bü­yü­dü­ğü ba­ba­sı­nın, ya­ni ai­le­si­nin ve ilk sa­hi­bi­nin ko­ku­la­rı­dır. Süt em­me dö­ne­mi­nin 4. haf­ta­sın­dan son­ra yav­ru­la­ra ma­may­la tak­vi­ye ge­re­kir. Bu dö­nem­de, onu bes­le­ye­rek ve ku­ca­ğa al­ma­dan, an­ne­sin­den uzak­laş­tır­ma­dan, ok­şa­mak ve 6. haf­ta­dan iti­ba­ren de el­le ağ­zı­na hay­van­sal be­sin ver­mek su­re­tiy­le iliş­ki baş­la­ma­lı­dır. Yav­ru­nun ken­di­si­ni bes­le­yen eli ya­la­ma­sı­na izin ve­ril­me­li­dir.Süt em­me dö­ne­mi olan 6-8 haf­ta so­na er­dik­ten son­ra, yav­ru an­ne­den ay­rı­lır. Yav­ru se­çi­mi, yav­ru­la­rın ba­kım ve bes­len­me­si, aşı­lan­ma­sı ko­nu­la­rı­nı da­ha ön­ce in­ce­le­miş­tik. Bu an­dan iti­ba­ren yav­ru Kan­ga­lın tüm ge­rek­si­nim­le­ri sa­hi­bi ta­ra­fın­dan kar­şı­lan­ma­lı­dır. Çok az ve sa­de­ce ödül ola­rak ok­şan­ma­lı, baş­ka­la­rın ok­şa­ma­sı­na izin ve­ril­me­me­li­dir. Ar­tık sa­hi­bi, yav­ru Kan­ga­lın; ana­sı, ba­ba­sı, ar­ka­da­şı, ha­mi­si kı­sa­ca her­şe­yi­dir.
Bir Kan­gal yav­ru­su edin­me­ye ka­rar ve­rir­ken, ken­di­ni­ze eş se­çer­ken ve­ya ai­le­ni­ze bir be­bek ka­tıl­ma­sı­na ka­rar ve­rir­ken ki gi­bi dü­şü­nün. Kan­gal­lar aşı­rı du­yar­lı hay­van­lar­dır. Sa­hi­bi­ni yi­tir­di­ği ve­ya on­dan ay­rıl­mak du­ru­mun­da kal­dı­ğı za­man; ai­le­sin­den, sev­di­ğin­den ay­rıl­mış in­san gi­bi acı çe­ker, gün­ler­ce ulu­ya­rak ağ­lar ve ya­şa­ma kü­ser. Ta­ki ken­di­si­ne ye­ni bi­ri­si sa­hip­le­nin­ce­ye ka­dar yi­ne de ilk sa­hi­bi­nin ye­ri­ni hiç kim­se dol­du­ra­maz. Ye­ni sa­hi­bi­ni de se­ver, an­cak bu sev­gi ilk sa­hi­bi­ne ol­du­ğu ka­dar güç­lü ol­maz. Bir Kan­ga­lın öm­rü­nü ilk sa­hi­bi ile ta­mam­la­ma­sı bü­yük mut­lu­luk­tur. Bir kan­gal­se­ver için de çok bü­yük ke­yif­tir. Se­vil­di­ği­niz­den emin ol­mak ola­yı­nı ya­şa­ya­rak öğ­re­nir­si­niz. Bir Kan­ga­lın sev­gi ve sa­da­ka­ti­ne inan­dı­ğı­nız ka­dar; dost­la­rı­nı­zın hat­ta ai­le bi­rey­le­ri­ni­zin­kin­den o mer­te­be­de emin ola­maz­sı­nız.
Kan­gal, ço­ban kö­pe­ği ola­rak kır­sal alan­da gö­rev ya­pa­cak ise so­run az­dır. Sü­rü ile bir­lik­te boz­kır da ya­şam onun do­ğal or­ta­mı­dır. Top­lu ola­rak ya­şa­dık­la­rı du­rum­da; yav­ru, an­ne ve ba­ba­sıy­la bir­lik­te ya­şar­ken, on­la­rı iz­le­ye­rek ge­li­şir ve ye­ti­şir. Ço­ban­lık ve bek­çi­lik gö­rev­le­ri­ni on­lar­dan öğ­re­nir, yav­ru iken ay­rıl­dı­ğı za­man iç­gü­dü­le­ri ile sa­hi­bi­nin bek­len­ti­le­ri­ne ce­vap ver­me­ye ça­lı­şır. An­cak ye­ter­li ola­maz. Bu du­rum­da, eği­ti­me ge­rek­si­nim var­dır. Da­ha son­ra kan­gal­la­rın eği­ti­mi ko­nu­sun­da an­la­tıl­dı­ğı gi­bi; et­ki­li eği­tim, kan­ga­lın sa­hi­bi ta­ra­fın­dan uy­gu­lan­ma­lı­dır. Unut­ma­yı­nız, kan­gal sa­de­ce sa­hi­bi­ne ita­at eder.
Bir ai­le ta­ra­fın­dan ko­llek­tif ola­rak sa­hip­le­ni­len kan­gal, bü­tün ai­le fert­le­ri­ni se­ver, hep­si­ni ko­rur ve kol­lar. Fa­kat, onun bir sa­hi­bi ol­ma­lı­dır ve bu du­rum­da o da sa­hi­bi­ni se­çer ve dav­ra­nış­la­rı­nı vü­cut di­li ile, çı­kar­dı­ğı ses­ler­le an­la­tır. Ge­nel­de ai­le­nin en güç­lü bi­re­yi­ni ya­ni re­isi­ni sa­hip ola­rak ka­bul eder. Do­ğa­sı ge­re­ği yaş­lı ve ço­cuk­la­rı se­ven ve kol­la­yan kan­gal, ba­kım ve sev­gi­yi on­lar­dan gö­rür­se, on­lar­dan bi­ri­ni de sa­hi­bi ola­rak ka­bul­le­ne­bi­lir. Ama ai­le­nin şe­fi­ni ve oto­ri­te­si­ni far­kın­da­dır, ona say­gı gös­te­rir. 
Sa­hi­bi­ni yi­ti­rir­se, in­san­la­ra ör­nek ola­cak şe­kil­de acı çe­ker ve ya­şa­ma kü­ser. Bir sü­re son­ra­da ai­le­den bir baş­ka­sı­nı, ge­nel­de ai­le re­is­li­ği­ni yük­le­ne­ni, sa­hi­bi ola­rak se­çer. Sa­hi­bi ola­rak ka­bul­len­di­ği kim­se­nin önü­ne tam bir tes­li­mi­yet­le ya­tar. Ön ayak­la­rı­nı bü­ker, ar­ka ayak­la­rı­nı ge­rer, göz­le­ri­ni sa­hi­bi­nin göz­le­rin­den ka­çı­rır ve­ya ka­par ve hız­lı hız­lı so­lur. Bu dav­ra­nış, “sen be­nim sa­hi­bim­sin de­mek­tir” o an­da kar­nı­nın ve göğ­sü­nün ok­şan­ma­sı onun için ka­bul an­la­mı­nı ta­şır ve mut­lu olur. Ya­şa­mı tek sa­hip ve tek eş­le geç­miş olan kan­gal, 8-10 ya­şın­dan bü­yük, ya­ni yaş­lı­lık dö­ne­min­dey­se on­la­rı yi­tir­dik­ten son­ra, ye­ni­den sa­hip ve eş ka­bul­len­mez, ye­mez, iç­mez ve ya­şa­ma kü­ser.Kan­gal sa­hi­bi­ni ve ona ait ol­du­ğu­nu bil­di­ği her şe­yi, ca­nı pa­ha­sı­na ko­rur, bu yol­da sa­kat­lan­ma­sı, hat­ta ya­şa­mı yi­tir­me­si çok rast­la­nan bir du­rum­dur. Ko­ca­yın­ca sa­hi­bin­den il­gi ve sev­gi­nin de­va­mı­nı bek­ler. Ko­ca­yan kan­gal sa­hi­bi­ni yi­ti­rin­ce ya­şa­ma is­te­ği ve ya­şa­ma gü­cü­nü kay­be­der. Bir sü­re son­ra öle­bi­lir. Bu da çok rast­la­nan bir ne­ti­ce­dir.
Kan­gal, aç ve su­suz bı­ra­kıl­ma­ya kat­la­nır, kö­tü dav­ra­nıl­ma­yı ve dö­vül­me­yi ka­bul­len­mez. Eğer, böy­le bir du­rum­la kar­şı­la­şır­sa, fır­sa­tı­nı bu­lur­sa sev­gi ve il­gi gös­te­re­nin pe­şi­ne ta­kı­lır ve gi­der. Ye­tiş­kin bir kan­ga­lı sev­gi ve il­gi gör­dü­ğü sa­hi­bin­den, yi­ye­cek­le kan­dı­rıp gö­tür­mek müm­kün de­ğil­dir. Kan­gal gi­der­se sev­gi­siz­lik ve onu­ru­nun kı­rıl­ma­sı ne­de­niy­le ken­di­li­ğin­den gi­der. Ha­len, onur­lu kal­mak an­la­mın­da kul­la­nıl­mak­ta olan (Kuy­ru­ğu dik tut­mak) de­yi­min­de­ki sim­ge, Kan­gal kuy­ru­ğu­dur.
Ku­lak kes­me ame­li­ye­si, kan­gal yav­ru iken uy­gu­la­nır. Fa­kat kan­ga­lın sa­hi­bi ta­ra­fın­dan ya­pıl­maz ve­ya hay­van bu ame­li­ye es­na­sın­ca sa­hi­bi ta­ra­fın­dan tu­tul­maz. İç­gü­dü­le­ri­ne gö­re sa­hi­bi onun acı çek­me­si­ne as­la izin ver­me­me­li­dir. Bu ne­den­le ku­lak ke­sil­me­si­ne yar­dım eden sa­hi­bi­ne kü­ser. Kan­gal, ço­ban­lık gö­re­vi yap­ma­ya­cak ise, o gü­ze­lim süs­lü ku­lak­la­rı ke­sil­me­me­li­dir.
Kan­gal ve sa­hi­bi ara­sın­da­ki psi­ko­lo­jik bağ­lam, cin­sel­lik­ler ters, ya­ni er­kek sa­hi­bin kan­ga­lı di­şi ise, bağ­lam da­ha güç­lü­dür. Di­şi Kan­gal sa­hi­bi­ne da­ha bağ­lı­dır ve da­ha ko­lay eği­ti­le­bi­lir. Ba­yan sa­hi­bin kan­ga­lı er­kek ise du­rum bi­raz fark­lı­dır. Er­kek kan­gal bi­raz hay­ta ve kül­han­be­yi ta­bi­at­lı­dır. Di­şi bir in­san­dan ko­mut al­mak ho­şu­na git­mez ve ken­di­ni sa­hi­bi­nin ha­mi­si gi­bi gö­rür. An­cak; ko­ru­ma ve kol­la­ma gö­re­vi­ni da­ha is­tek­le ya­par.
Kan­gal çok kıs­kanç­tır, sa­hi­bi­nin baş­ka bir kö­pe­ği sev­me­si­ni ve bes­le­me­si­ni hoş kar­şı­la­maz. Böy­le bir du­rum­la kar­şı­la­şır­sa, hır­çın­la­şır, diş­le­ri­ni gös­te­rip, hır­la­ya­rak tep­ki gös­te­rir. Kan­gal yi­ye­ce­ği­ni de çok kıs­ka­nır; yer­ken ya­nı­na yak­la­şıl­ma­sı­na sert tep­ki gös­te­rir. Onun önün­den özel­lik­le­de ağ­zın­dan yi­ye­cek ala­bi­li­yor­sa­nız, ken­di­ni­zi ger­çek­ten kan­ga­lı­nı­zın sa­hi­bi sa­ya­bi­lir­si­niz. Tek ola­rak bü­yü­tü­len kan­gal yav­ru­su, ye­tiş­kin ha­le ge­lin­ce, hem­cins­le­ri ve di­ğer kö­pek ırk­la­rı ile uyum sağ­la­mak­ta zor­la­nır. Hat­ta kö­pek ol­du­ğu­nu unu­tur bi­le. Baş­ka kö­pek­le­rin ya­şam ala­nı­na gir­me­sin­den ra­hat­sız olur hır­çın­la­şır. Bu da ara­la­rın­da hır­laş­ma ne­de­ni olur. Di­şi Kan­gal, eşi­ni ve yav­ru­la­rı­nı da sa­hi­bi­ni ko­ru­du­ğu gi­bi ya­şa­mı­nı risk ede­rek ko­rur. Sa­hi­bin­den baş­ka­sı­nın yav­ru­la­rı­na yak­laş­ma­sı­na izin ver­mez.
Top­lu ya­şam­da güç, kan­ga­lın top­lu­luk­ta­ki ye­ri­ni be­lir­ler, en güç­lü li­der­dir, baş­ka bi­ri da­ha güç­lü ol­du­ğu­nu or­ta­ya ko­yun­ca­ya ka­dar li­der­lik sü­rer. Li­der ay­nı za­man­da top­lum­da­ki­le­rin an­nesiyse, gü­cü­nü yi­ti­rir­se bi­le li­der­li­ği sü­rer. Kan­gal sa­hi­bi­ni baş­ka kö­pek­ler­le pay­laş­mak is­te­mez. Sa­de­ce de­vam­lı eşi olan bir kan­ga­la ve yav­ru­la­rı­na il­gi­yi ka­bul­le­nir ve on­la­rı sa­hi­bin­den kıs­kan­maz.
Ye­tiş­kin kan­gal, sa­hi­bi ile ya­kın iliş­ki­de­ki in­san­la­rı za­man­la ta­nır. On­la­ra za­rar ver­mez ve kö­tü tep­ki gös­ter­mez. Bir sü­re son­ra da ken­di­si­ne yak­laş­ma­la­rı­na hat­ta sev­me­le­ri­ne da­hi izin ve­re­bi­lir. An­cak, bu sı­nır­lı dost­luk kuş­ku ta­şı­mak­ta­dır. Sa­hi­bi­nin bu­lun­ma­dı­ğı or­tam­da, özel­lik­le so­rum­lu­luk ala­nı­na gi­ril­di­ğin­de bu kuş­ku­lu ve sı­nır­lı dost­luk ge­çer­siz­dir. Sa­hi­bi­ne ve ona ait olan şey­le­re za­rar ve­ril­me­sin­de bu sı­nır­lı dost­lu­ğun kul­la­nıl­ma­sı­na izin ver­mez. 
Kan­ga­lın­dan ko­ru­ma ve kol­la­ma gö­re­vi bek­le­yen sa­hi­bi; gü­ve­nil­mez ki­şi­ler­le kan­ga­lı­nın ya­nın­da, ya­kın dost­luk dav­ra­nış­la­rın­da bu­lun­mak­tan ka­çın­ma­lı­dır. Be­nim kan­gal­lar­la tam dost­luk kur­du­ğu­nu sa­nan bir ya­kı­nım, is­te­di­ği za­man bah­çe ka­pı­sı­nı kul­la­nıp evi­mi­ze ge­le­bi­li­yor­du, bir se­fe­rin­de çi­ti aşa­rak bah­çe­ye gir­me­ğe ça­lış­tı ama bi­zim­ki­ler vi­ze ver­me­di. Bu olay, sı­nır­lı dost­lu­ğun tam ta­ri­fi­dir. Sa­hi­bi ile sı­nır­lı dos­tun iliş­ki­le­ri­nin bo­zul­ma­sı­nı kan­gal al­gı­la­ya­bi­lir, ve böy­le­ce sı­nır­lı dost­luk da so­na erer.
Kan­gal­lar, kö­pek sev­me­yen kim­se­le­ri ya­nıl­ma­dan ve sü­rat­le al­gı­lar. On­la­ra say­gı ve sev­gi ye­ri­ne diş­le­ri­ni gös­te­rir, hır­lar ve hav­la­ya­bi­lir. İn­san üze­rin­de­ki kö­pek ko­ku­su­nu (Ban­yo­dan çı­kıl­mış ve tüm giy­si­ler de­ğiş­miş ol­sa da­hi) he­men alır. Bu ko­ku, o ki­şi için olum­lu ola­rak al­gı­la­nır ve kan­gal ile dost­lu­ğa atı­lan ilk adım ola­bi­lir. Sa­hi­bi üze­rin­de­ki baş­ka kö­pek ko­ku­su­nu kan­gal kıs­ka­nır. Kı­sa sü­re bir küs­kün­lük ya­şa­nır. Ok­şa­nın­ca da küs­kün­lük bi­ter. Kan­gal­lar sa­hi­bi­ne as­la kin bes­le­mez­ler. Kan­gal ken­di­sin­den kor­kan in­sa­nı dost say­maz ve ona say­gı­lı dav­ran­maz.
Ya­şam­dan gö­çen Kan­gal sa­hip­le­ri­nin ai­le­le­ri­ne önem­li bir uya­rı­da bu­lun­mak, ba­na gö­rev ol­muş­tur. Yi­ti­ri­len Kan­gal dost­la­rı­na (Tan­rı­nın rah­me­ti üzer­le­rin­de ol­sun) son gö­rev ye­ri­ne ge­ti­ri­lir­ken, sa­hi­bi Kan­ga­lı­na gös­te­ril­me­li ve kok­la­tıl­ma­lı­dır. Ak­si hal­de an­la­tıl­ma­sı çok güç sev­gi ve bağ­lı­lık ile ya­şa­mı­nı sa­hi­bi­ne ada­yan Kan­gal, da­imi bir bek­le­yiş ve ara­yış için­de ola­cak­tır. Bu du­rum­da Kan­ga­lın bir baş­ka­sı­nı sa­hi­bi ola­rak ka­bul et­mesi çok güç­tür. Çok duy­gusal olan Kan­galın yaşamın­da olabilecek en büyük şans­sız­lık sahibini yitir­mek­tir. 
 



0 Yorum - Yorum Yaz

SİVAS DIŞINDAN YETİŞKİN VE  YAVRU KANGAL KÖPEGİ ALMAK İÇİN

Kangal yavrularına sahip olmak için  öncelikle bizi aramanız gerekmektedir.(0507 436 04 10) nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

Elimizde sürekli kangal yavrusu bulunmakta ancak yoğun ilğiden dolayı çogu yavrularımız henüz  dogmadan öncede rezerve edilebilmektedir.

yavrularımızın sevkiatı 45 günlük ve 60 günlük arası sevkiyatları yapılmaktadır daha küçük olan yavrular rezerve edilerek belli bir seviyeye geldikten sonra gerekli saglık konturolinden geçirilerek sevkiyatı hazırlanır.

ayırt  ettiginiz yavruların üçreti ödendikten sonra ve  gerekli saglık konturoli yapılıp ve  gününe göre  gerekli aşıları  yapılıp karneleri  cıkarılır ve istediginiz il otogarına kadar anlaşmalı oldugumuz firmalarla gönderilmektedir daha önceden firma bilgileri ve varış saati tarafınıza bilgilendirilmektedir bir saat önceden otogarda hazır olarak yavruları teslim alırsınız.

 

ÖDEME İŞLEMLERİ

havale  yada  kıredi kartına taksit imkanı ödeme yapmadan önce lütfen iletişime geçiniz

.

HAVALE:                                    PTT ÇEK HESAP NO :

.

KIREDİ KARTI İÇİN:                     Kıredi kartı ile ödeme  yapmak için resme tıklayınız

ZİRAAT BANKASI 

HESAP  Hesap no :

iban no :

  

 

 

ÇİFTLİGİMİZEDE GELEREKTE KANGAL SATIN ALABİLİRSİNİZ

 

 çiftligimizede gelerek yavru rezerve yaptırabilir yada  gerekli işlemleri tamamlanmış yavrulardan alabilirsinizyetişkin kangal  almak için bizzat çiftligimize  gelip alabilirsiniz ve kendiniz götürmeniz  gerekmektedir

          ENTERNET ORTAMINDAN YAVRU ALIRKEN DİKKAT EDİNİZ

insanlar çiftligimiz  ismini  kullanarak kangal, satmaya çalışıyor o yüzden bizim irtibat telefonları dışında olan kişilere itibar etmeyiniz onların bizimle hiç bir alakaları yoktur sizde itibar etmeyiniz. ve  benim çiftligimin  resimleri bazı sitelerde  kullanıyorlar onlara inanmayınız.

 

benim kangal  sevgim 16 yaşımda başlamıştır  ve  ben 17  yıldır çiftligimi çalıştırmaktayım siz  kangal severlere 50 yıllık  tecrübemle sizlere hizmet vermekteyim  ve  ırkı  bozulmamış  eski soy  saf  kangallarımla hizmetinizdeyim sivasın altınyayla ilçe  kaymakamlıgı tarafından çiftligim hizmete açılmıştır ve emegi geçen  bana  destek  olan herkeşe  teşekkürlerimi iletiyorum sizlere saygılarımla.

 

 

         KANGAL YAVRUSU  KANGAL ÜRETİM VE YETİŞTİRME ÇİFTLİGİ 

 

                                       HİZMET NOKTALARIMIZ

                                  01 Adana                            42 Konya 
                                  02 Adıyaman                      43 Kütahya 
                                  03 Afyon                             44 Malatya 
                                  04 Ağrı                                45 Manisa 
                                  05 Amasya                          46 Kahramanmaraş 
                                  06 Ankara                           47 Mardin 
                                  07 Antalya                          48 Muğla 
                                  08 Artvin  
                           49 Muş 
                                  09 Aydın                              50 Nevşehir 
                                  10 Balıkesir                         51 Niğde 
                                  11 Bilecik                             52 Ordu 
                                  12 Bingöl                             53 Rize 
                                 13 Bitlis                                54 Sakarya 
                                 14 Bolu                                 55 Samsun 
                                 15 Burdur                             56 Siirt
                                 16 Bursa                               57 Sinop 
                                 17 Çanakkale                        58 Sivas 
                                 18 Çankırı                             59 Tekirdağ 
                                 19 Çorum                              60 Tokat 
                                  20 Denizli                            61 Trabzon 
                                 21 Diyarbakır                       62 Tunceli 
                                 22 Edirne                              63 Şanlıurfa 
                                 23 Elazığ                               64 Uşak 
                                 24 Erzincan                           65 Van 
                                 25 Erzurum                           66 Yozgat 
                                 26 Eskişe                              67 Zonguldak 
                                 27 Gaziantep                        68 Aksaray 
                                 28 Giresun                            69 Bayburt 
                                 29 Gümüşhane                      70 Karaman 
                                 30 Hakkari                            71 Kırıkkale 
                                 31 Hatay                               
72 Batman 
                                 32 Isparta                             73 Şırnak 
                                 33 İçel (Mersin)                   74 Bartın 
                                 34 İstanbul                           75 Ardahan 
                                 35 İzmir                                76 Iğdır 
                                 36 Kars                                 77 Yalova 
                                 37 Kastamonu                      78 Karabük 
                                 38 Kayseri                            79 Kilis 
                                 39 Kırklareli                          80 Osmaniye 
                                 40 Kırşehir                            81 Düzce 
                                 41 Kocaeli 




0 Yorum - Yorum Yaz

Kangal köpeklerinde deri hastalıkları

Köpeklerde deri hastalıkları Evcil hayvanlarda görülen deri hastalıkları,genelde hayvan yıkama merakından kaynaklanabilir.Örneğin kediler kendilerini temizleyebilirler,ancak buna rağmen yıkanacak olursa,özel bir koruyucu tabakayla kaplı olan deri.yanlış kullanılan detarjen,sabun ya da şampuan nedeniyle bu özelliğini kaybeder,kendine has direnci kaybolur ya da tahriş olur.Dolayısıyla mantar hastakıkları,egzama,deri iltihaplanması ve tüy dökülmesine yol açar.Sokağa çıkan hayvanlardaysa,ayak derilerinde görülen benzin,mazot,boya gibiçeşitli kimyasal maddeler ya da yanmayla tahriş olan dokularda deformasyon ve iltihabik yaralara sıkça rastlanır.Köpekler bu konuda kedilere göre daha şanssızdır. Deri hastalıklarında daha çok ısırma ve tırmık nedeniyle ortaya çıkan yaralanmalar ve baş.çene,çene altı bölgelerinde,ayaklarda ısırmaya bağlı apselerin oluşması,doğaldır.Belirtileri giderek büyüyen şişlik,iştahsızlık ve halsizliktirBu gibi durumlarda ne tür bir tedavi gerekmektedir. Apse kendiliğinden patlar ya da hekim tarafından açılarak temizlenir,ancak her iki durumda da antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Sokaklarda bazen hayvanları daha çok arka ayaklarıyla kulak çevrelerini kaşırken görürüz.Doğal olarak yapılan kaşınmalar eşbette belli başlı nedenlerden de olabilir.Sokak hayvanlarında sık görüle deri hastalıklarından biri de,kulak uyuzudur. Hayvan sürekli kaşındığı içiin kulak çevresinde yaralar oluşur.Öncelikleuyuz tedavi edildikten sonra kulak ve çevresindeki yaralar iyileştirilmelidir.Aksi takdirde tadavi amacına ulaşamaz. Biraz da toprakta bulunan pire,kene ve uyuz etkenlerinin yol açtığı deri hastalıklarından söz edelim. Toprakta bulunan pire,kene ve uyuz etkenleri gibi canlılar,kışın genelde kış uykusuna yatarlar.Havaların ısınmasıyla da konakçı olarak yaşayabilecekleri ortamlar arayıp,doğada yaşayan hayvanları bulurlar.Kene kancalarıyla,pire delici organıyla kan almaya çalışırlar.Uyuz etkenleri ise deri ve deri katmanlarında yerleşerek kan emmeye devam eder.Pire ve keneyi teşhis etmek kolaydır.Uyuz etkenini saptamak,mikroskobik canlılar olması nedeniyle o kadar kolay değildir.Şüphe edilen bölgeden alınan kazıntının mikroskop altında incelenmesiyle türü saptanır.Sarkoptes,Demodeks uyuzları sıklıkla görülen uyuz etkenleridir.İnsanlara bulaşma olanığı oldukça yüksektir.En belirgin özelliği kaşıntı,deride kalınlaşma ve sedef förüntüsüdür.Ayağıyla topraktan aldığı mantar ve bakteri etkenlerini uyuzla deriye bulaştırdıklarında karmaşık bir hastalık ortaya çıkar.Tedavi süresince öncelikle hayvanın vücudunu kaşıması engellenir.Lokal ve genel ilaç uygulamalarıyla uyuzun tedavisi eskiye göre daha kolaydır.Bu tedavi sonunda vücutta bir tek uyuz etkeni bile kalmamalıdır.Tedavi sırasında sürekli olarak,vücuttan alınan deri kazıntılarının mikroskobik incelemesi yapılmalıdır. Uyuz tedavisi mümkün olmayan bir hastalık kesinlikle değildir.Uyuz hastalığının hiçbir aşamasında tedavisimümkün değil diyerek hayvanı uyutma yöntemine başvurulmaz.Uyuz etkeni tesbit edilir,teşhis konursa tedavisi kolaydır.Tedavisinin mümkün olmadığı ileri sürülüp hayvanı uyutma yöntemine gitmek kolaycılıktır. İnsanlarda olduğu kadar hayvanlarda da rastlanan önemli bir diğer deri hastalığı da Egzama dır. Egzama hastalığının üç türü vardır.aşırı proteinle beslenme(proteinemi)nedeniyle ortaya çıkan egzama,vitamin yetmezliğinden kaynaklanan egzama ya da alejik egzama.Proteinemi ve alrjik türdeki egzamalar birbirine bağlı olarak görülebilir.Yani aşaırı protein alımı nedeniyle karaciğer hassaslaşır ve alejik bir durum oluşur.Tek yönlü beslenme nasıl insanlar için zararlıysaihayvanlar içinde zararlıdır.Karaciğerde depolanan aşırı miktardaki protein deride lökalize olamsından ötürü,hayvanda ergenlik sivilcelerine benzer küçük noktacıklar oluşur.Hayvanın kaşınması sonucu patlayan bu noktacıklar tüylere yapışır.kokulu ve aşırıkaşıntı veren bir hal olur.Tedavi için o bölgenin tüyleri iyice traş edilip temizlendikten sonra lokal ilaç uygulanır.ancak veretiner hekime danışmadan ilaç kullanılması sakıncalıdır.Çünkü kaşıntı nedeninin saptanması ve ona göre bir tedavinin uygulanması gerekmektedir.Eğer neden egzama ise kortizon tedavisi uygulanır.Uyuzdaysa kortizon kullanılmaz,kullanıldığı takdirde uyuz etkenini besleyici bir özelliğe sahip olduğundan hastalık tehlikeli boyutlarda ilerleyebilir. Kimyasal maddeler, boya,tiner,kostik maddelerden tutun da ciklete (yapıştığı yere hava aldırmaz) sentetik halılar,yanlış kullanılan kozmetik ürünlere kadar her şey egzamaya neden olabilir.Sokakta yaşayan ya da sokağa çıkan en hayvanlarında görülen alrji nedenleri araştırılırken doğada bulunan bitki örtüsü de göz önünde bulundurulmalı.Örneğin kiraz ve erik ağaçlarının salgıladığı balzam ve çam ağıcının reçinesi hayvanlarda alerjiye neden olabilir.Vitamin eksikliğinden kaynaklanan deri hastalıkları da vardır.A,D ve H vitaminlerinin eksikliğinden kaynaklanan tüy dökülmelerinde kaşıntıya rastlanmaz.Derinin tüy tutma özelliği kaybolur,ve normalden fazla seyrekleşme olur.Bu gibi durumlar hastalık belirtisidir.ancak tüy dökmesinin başka nedenleri de olabilir. Kısırlaştırılmış hayvanlarda hormon yetersizliğine bağlı tüy dökülmeleri görülür.Dişide östrojen,erkekte testeron hormonunun azlığı tüy dökülmesine sebep olur.Dişilerde tüm vücutta tüy seyrekleşmesine rastlanırken,erkekler çırılçıplak kalbilirler.Tedavisinde ,eksik olan hormonun çok düşük dozlarda verilmesi gerekir. Ayrıca Stafilokokus Epidermitis denilen bakteriler,deri iltihaplanmalarına neden olur.Egzamayla birlikte mikrobik deri hastalıkları görülür. Halk arasında köpek tüylerinin kiste neden olduğu kanısı yaygındır.aslında tüyün kemdisi kist yapmaz.Tüylerin üzerindeki parazit,yumurta ve proteinleri alrji yapar.Bundan dolayıdır ki, kist aşısı olmuş köpeklerden çekinmek yersizdir.Uzun tüylü köpekler tüm sene boyunca tüy dökerler.bir hayvan sahibinin hayvanını taraması,fırçalaması onu beslemekten daha önemli bir görevidir.Kısa tüylü hayvanlar belli mevsimlerde tüy dökerler ve daha çok yattıkalrı yerlere tüylerini bırakırlar.Kısa tüylü hayvanları ince dişli bir fırçayla taramak ve pamuklu olmayan hafif nemli bir bezle tımar yapmak gerekir. Taramanın hayvan vücuduna 3 yararı vardır.Öncelikle hayvanın vücudunda var olan pire ve kenelerin tarağa takılması ile bunların varlığı saptanır.Ayrıca vücuttan atılacak tüylerin tarak ve fırça yardımıyla toplanmasına yardımcı olur.Tüy dipleri ve deriye dolaylı olarak yapılan masajla sinirlerin uyarılması ve daha sağlıklı tüylerin çıkmasına neden olur. İlkbaharın bittiği yazın başladığı anlar sivas

KANGAL KÖPEĞİ KAMUTLARI

E! Bu komut köpeğin, sahibinin yanı sıra, onun yedeğinde veya serbest olarak yürümesini sağlamak için verilir,satılık kangal köpegi,Eğitim için, köpeğin boynunda eğitim tasması bulunur.,satılık kangal köpegi,Bu tasmaya eğitim kayışı geçirilerek, eğitimin yapılacağı alana gelinir.Eğitici, köpeği sol tarafına alır ve onu, başı dizinin hizasında duracak biçimde tutar,satılık kangal köpegi, Eğitim kayışının serbest olan uca sağ ele, köpeğe bağlı olan ucu sol ele alınır. Eğitici, “İZLE” komutuyla birlikte kayışı ileriye doğru çok hafif ve yalnızca bir kez sarsıp yürümeye başlar. Bu yürüyüş süresince her üç adımda bir, fazla yüksek olmayan bir sesle, “İZLE!” komutu tekrarlanır. Köpeğin eğiticinin önüne ve arkasına geçmek istemesi halinde, eğitim zinciri uyarı olarak orta şiddetle sarsılır,satılık kangal köpegi,Birlikte yürüme eğitimi en fazla 20 dakika olarak sürdürülür. Daha fazlası köpeği sıkar ve ilgisini dağıtır,satılık kangal köpegi, Eğitimler her gün veya gün aşırı, köpek hiçbir yanlış yapmadan eğiticisinin yanı sıra yürümeyi belleyinceye değin sürdürülür,satılık kangal köpegi, Köpeğin, çeşitli koşullarda sahibinin yedeğinde yürümesini sağlayabilmek için, daha ileri devrede köpek, uzun bir duvar boyunca sahibi de duvar arasında yürümeye alıştırılır,satılık kangal köpegi, Bu köpek için oldukça sıkıcı geçebilir. Yön değiştirme, ileri veya geri çıkma girişimlerinde bulunur. Her girişimi, “hayır” sözcüğü ile önlenir ve eğitim tasması orta şiddetle sarsılır. Eğiticinin dizi hizasında normal biçimde yürüdükçe okşanır,satılık kangal köpegi, Yedekte yürümenin son aşaması, ‘serbest yedekte yürümedir. Bu eğitimde köpek, sahibinin yanında eğitim kayışıyla bağlı olmaksızın, öğretildiği biçimde yürür. Bu alışkanlığı kazandırmak için, köpek eğitim kayışıyla olarak sahibinin yanında yürümekte iken kayış, eğitim zincirinden çıkarılarak eğitime devam edilir,satılık kangal köpegi, Köpek yürüyüşünü bozduğunda, hayır sözcüğüyle, uyarılır. Düzgün yürüdüğünde ise okşanarak ödüllendirilir,satılık kangal köpegi, Tekrarlarla yedekte yürüme eğitimi köpeğe kazandırılmış olur....,satılık kangal köpegi,... 


DUR !
Bu komutla köpekten istenen, her ne yapıyor olursa olsun durup beklemesidir. Bu nedenle, yalnızca köpek yedekte yürürken değil, her durumda durma eğitimi yaptırılmalıdır. Yatarken, otururken, gel komutunu getirirken, bu yeni emrin uygulanışını görmeli ve benimsemelidir. Köpek bu komuta öncelikle, eğitim kayışıyla bağlı olarak yedekte yürürken alıştırılır. Yürüme halinde iken eğitici, sol elinin avuç içi köpeğin burnuna doğru gelecek biçimde köpeği engelleyerek “Dur” komutunu verir Bu arada kendi de durur. Köpek ilerlemek istediğinde: Hayır! diyerek uyarır. Durması halinde ise, okşayarak ödüllendirir. Defalarca tekrarlar ve köpek tarafından kavranan bu çalışma, daha sonra köpek serbestken yapılır. Daha ileriki aşamalarda: Otur, dur! Yat, dur! Gel, dur!” çalışmaları yapılarak eğitim tamamlanır. Bu komutu, köpeğe serbest olarak yerine getirtmeye alıştırmak için aşamalı bir çalışma yapmak gerekir. Eğitici, eğitim kayışını sağ elinde tuttuğu halde, sol eliyle köpeğe durmasını ikaz ederek bir metre kadar köpeğin ilerisinde ve önünde durur vazıyette, Dur! komutu, sol kol dirsek kırılmaksızın köpeğe doğru uzatılarak ve avuç içi köpeğe doğru dönük, parmaklar bitişik, parmak uçları yukarı çevrili olarak verilir. Köpek yerinden kalkmak istediğinde, sertçe söylenen “hayır” sözcüğüyle ve parmak tehditkar biçimde sallanarak uyarılır. Komutu uygun biçimde yerine getirdiğinde ise okşanarak ödüllendirilir. Köpek, eğitimin bu bölümünü iyice kavrayıp tam bir itaatle komutları yerine getirdiğinde, bu kez, eğitim kayışı çıkartılarak alışılagelen ceza-ödül sistemiyle bu eğitim de başarıyla köpeğe benimsetilir.....




OTUR! veya ÇÖK! 
Eğitici, isteğine göre bu iki komuttan birini kullanabilir. Ancak yalnızca birini kullanmalıdır. Bu komutla köpekten istenen, yürürken veya yatarken oturma durumuna gelmesidir. Oturma eğitiminin köpeğe kazandırılması için uygulanan bir iki değişik yöntem bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, yedekte eğitimdir. İkincisi, serbest eğitime geçiş niteliği taşır. üçüncüsü ise serbest eğitimdir. Bunları sırasıyla görelim: 


1.Yedekte oturma eğitimi: Köpek eğitime, “İZLE!’ komutuyla, yedekte başlatılır,satılık kangal köpegi, Bir süre gidildikten sonra, eğitici “DUR!” komutuyla birlikte sol elinin avuç içini köpeğin burnuna doğru tutarak onu durdurur. Sonra “OTUR!” komutu verir,satılık kangal köpegi, Bunu yaparken, sol eliyle köpeği kalçasından aşağıya doğru bastırır ve sağ elinde tuttuğu eğitim kayışını yukarı doğru çeker. Böylece köpeğin, başı dik ve ileriye dönük olarak oturmasını sağlar,satılık kangal köpegi, Komut tam olarak yerine getirilinceye değin, otur, otur!... denerek emir tekrarlanır,satılık kangal köpegi, 
2. Köpek eğiticisinin karşısında iken yapılan oturma eğitimi: Burada eğitici, köpeğin bir metre kadar ötesinde, karşısına geçer. Elini, parmakları bitişik, avuç içi köpeğin burnu üstünde ve yere dönük olarak öne doğru uzatır. Bir ucunu sol elinde tuttuğu eğitim kayışına, sağ ayağı ile basarak köpeğin çöküp oturmasını sağlarken, komutu tekrarlar: Otur! Otur! diyerek, hareketle komut arasındaki bağıntıyı köpeğin anlamasına çalışır.
Köpek eğer bu komutla yapacağı hareketi kavrayamıyorsa, eğitici köpeği engelin karşı yönünde bırakarak kendisi diğer tarafa geçer. Eğitim kayışının uzunluğu oranında ondan uzaklaşır. GEL! komutuyla köpeği kendi bulunduğu kısma çağırır. Köpek engeli aşma anında iken, bu kez: ATLA! komutuyla birlikte, sağ kolunu aşağıdan yukarıya doğru dik doğrultuda kaldırır Parmaklar bitişik ve avuç içi karşı yöne dönüktür. Köpek zaten çok alçak olan engeli yürüyerek aşacaktır. Buna rağmen çok zor bir iş başarmışçasına köpek okşanır ve sevilir. Hareket yeterince tekrarlanır ve köpeğe benimsetilirse, zamanla basamak basamak yükseltilen engelleri aşmada büyük bir titizlik ve çaba gösterecektir. 
Yüksek atlama eğitiminin son aşaması serbest eğitimdir. Köpek, ATLA! komutuyla veya yalnızca, kolun tanımlanan biçimde yukarı kaldırılmasıyla engeli aşar. 
Uzun atlama çalışmaları da, aynı pratik yöntemle köpeğe anlatılır ve öğretilir. Burada da, önce köpeğin engeli tanıması ve alışması gerekir. Başlangıçta engeller kısa tutulur. Önemli olan, köpeğin cesaret bulması ve eğitim yapma isteğinin yaratılmasıdır. Giderek engeller hem uzunluğuna ve hem de yüksekliğine artırılabilir. Ancak bu, sürekli çalışma isteyen bir eğitimdir. Köpeğin fizik yapısının uygun olması, sürekli çalışma yapma ve köpeğin engel atlama eğitimini sevmesi gibi etkenler başarıda büyük rol oynar.....




PROFESYONEL EĞİTİM
BEKÇİ VE KORUMA KÖPEĞİ EĞİTİMİ


Ne tür olursa olsun bütün köpeklerde, kendilerine ait olan şeyi koruma eğilimi görülür. Bir köpek yavrusunun önünden yiyeceğini almaya kalkın, hırlar! Yattığı mindere elinizi uzatın , memnuniyetsizliğini hemen hırlayarak belli eder, vermek istemez. Köpekte benimseme duygusu çok yaygın ve köklüdür. Köpek, kaldığı evi, aileyi, aile bireylerini, sahibini, kendi öz malı gibi görür. Onları korumak için çaba gösterir. Bu duygu ve eğilim içgüdüseldir. Tüm köpeklerde değişik derecelenmelerle vardır. Yetişme ve eğitimin etkisi bu doğal eğilimin gelişmesini, yönlendirilmesini ve denetim altına alınmasını sağlar. Bekçilik ve koruma görevi yapan köpekler, başlıca iki küme içinde yer alırlar. Bazı köpekler yalnızca uyarıcı ödevi görür, duyduğu sese, eve giren yabancıya, bahçe kenarından geçen kişilere havlayarak, ev halkını muhtemel bir tehlikenin varlığından haberdar eder. Bunlar çoğunlukla, oyuncak köpekler ve süs köpekleridir. Bununla birlikte, onlar arasında da, Terrier türleri gibi, cesur, atak ve saldırgan olanları vardır. İri yapılı türler, daha az havlar. Ancak çoğunlukla daha atak, cesur ve saldırgan olurlar. Bekçilik ve koruma görevi yapacak köpeklerin seçiminde titiz davranmak gerekir. Köpeklerin ayrıntılı olarak tanıtıldığı bölüm, bu seçim için gerekli olan ön bilgiyi vermektedir. Tanınmış bekçi köpeği türleri arasından, size ve amacınıza uygun olanını seçebilirsiniz. Bununla birlikte, eğitime karşı istekli, sağlıklı, enerjik, atak ve saldırgan olması gerekir. Köpeğe, ilk bekçilik eğitimi annesinden gelir. Yavru, annesinin havladığı kişiye onunla birlikte havlar ve yabancılara havlanması gerektiğini öğrenir. daha sonra bir yabancı gördüğünde, yalnız başına olsa dahi kendiliğinden havlayacaktır.Bekçi ve koruma köpeği olarak yararlanılacak saldırganlık eğitimi verilecek olan köpekler, daha yavru iken alınarak, gelen gidenin olmadığı bir yerde yetiştirilirler. Mümkün olduğunca kalabalık içine çıkartılmaz, başka insanla temas ettirilmezler. Tüm bakım ve beslenmeleri tek kişi tarafından görülür. Bu kişi, aynı zamanda onun eğitimini üstlenecek kişi olmalıdır. Bekçi ve koruma görevi yüklenecek olan köpeğin kendine olan güveni her zaman tam ve yüksek olmalı, tüm eğitimler, her zaman köpeğin üstün geleceği biçimde sürdürülmelidir. Hiçbir zaman dövülmemeli, üstünlük duygusu sarsılmamalıdır. Saldırganlık eğitimi verilecek olan köpek. bir önceki bölümde anlatılan temel komutları eksiksiz olarak yerine getiren, eğiticisine bağlı, itaatli, eğitime istekli ve yetenekli bulunmalıdır. Temel komutları tam olarak benimsememiş itaatsiz köpeklerle saldırganlık eğitimi kesinlikle yapılmamalıdır. Ayrıca, bazı tür köpekler yapısal olarak çok sinirlidir. Bunlara çok iyi itaat eğitimi yaptırılmamışsa, giderilmesi olanaksız sakıncalara neden olmak mümkündür. Köpek, Dur! komutuyla durmalı, Gel! komutuyla gelmeli, Otur! komutuyla oturmalıdır. 
Ayrıca, bu tür eğitim gören köpeklerin bulunduğu yere, insanların girmesinin sakıncalı olduğunu belirten yazılar konmalı. Köpeğin barınma yeri, kapalı dolaşma alanı olan türde yapılmalı veya buna benzer güvenlik önlemleri alınmış olmalıdır. Dinlenme zamanlarında köpeği zincirle bağlamak kesinlikle doğru değildir. Bu köpeğe verilebilecek en ağır cezadır, güvenini kırıcıdır. Ne denli iyi eğitilmiş olursa olsun, kalabalığa çıkartılacak köpeklerin ağızlarına, herhangi bir kazayı önlemek için ağızlık takılmalıdır. 
Daha önce gördüğümüz temel eğitimden geçmiş, yalnız eğiticisi tarafından beslenip bakılarak özel olarak barındırılmış köpek, uygun tür ve nitelikteyse, iyi bir bekçi ve koruma köpeği olmaya aday demektir. Hiçbir eğitim verilmese de o, koruma alanına giren yabancılara saldırır ve bulunduğu yere girmesini önler. Buna karşın, bu eğitimin büyük önem taşıyan bazı amaçları vardır. Onları şöyle sıralayabiliriz 
1. köpeğin saldırgan ve koruyucu niteliğinin en üst düzeye ulaştırılması. 
2. Köpeğin saldırganlığının denetim altına alınması. komutla saldırma, komutla saldırıdan cayma alışkanlığının kazandırılması. 
3. Köpeğin, yabancıların yaklaşma, dostluk kurma eğilim ve girişimlerini karşılıksız bırakma alışkanlığını kazanması. Bunları sırasıyla görelim: 

1. SALDIRGANLIK EĞİTİMİ Her köpeğin saldırganlık güdüleri aynı oranda yüksek ve gelişmiş değildir bazı köpekler insancıl ve barışçıdırlar. Yabancılarla çabuk dost olurlar. Böyle köpekler bekçilik için elverişli sayılmaz ve bu görev için tercih edilmezler. Bununla birlikte, saldırganlık eğitimi verildiğinde bir ölçüde uygun nitelik kazanabilirler. Saldırgan yapıdaki köpeklerse, bu eğitimle, yabancılar ve kuşkulu kişiler için amansız birer canavar kesilirler. Bu eğitimde, eğiticiden başka, köpeğe tümüyle yabancı olan bir yardımcı kullanılır. Yardımcının görevi, köpeği kızdırmak ve kışkırtmaktır. Köpeği kızdıran kişi zaman zaman değiştirilerek, köpeğin saldırganlığının yalnızca belirli bir kişiye değil, eğiticiden başka tüm yabancılara karşı olması sağlanır. Belli bir amaç için eğitilen köpekler, daha önceden saptanan bir niteliğe tepki duyacak biçimde yetiştirilirler. Sözgelimi, belirli bir giysiye karşı koşullandırılabilirler. Tutuk ve cezaevlerinde koruma görevi üstlenen köpekler, tutukluların dışarı çıkmasını önlemek için yetiştirilmişlerdir. Bu köpeklerin, tutukluların giydiği tek tip elbiseye tepki duyacak biçimde şartlanmaları sağlanmıştır. 
Bazen bu durumun tersi de yaratılır. Sözgelimi: köpek, belirli bir tip elbise giyen kişileri dost, bunun dışındaki giyimlileri düşman olarak benimseyecek biçimde koşullandırılır. Askeri birlikleri korumak için yetiştirilen, savaş köpeği olarak çalıştırılan bazı görev köpekleri böyle eğitilmişlerdir. Saldırganlık eğitimi sırasında, köpeğin şok tasması çıkartılarak yerine, sağlam ve dayanıklı deri bir tasma takılır. Tasmaya takılacak eğitim kayışı, kuvvetli ve sağlam olmalı, köpeğin çekme gücüne dayanmalıdır. Gerektiğinde, fazla ağır olmayan ince ve dayanıklı zincir kullanılabilir. Eğitim yerinin sınırları kapatılmış ve tenha bir yer olmasında yarar vardır. 
Köpek, eğitici tarafından eğitim alanına getirilir. Burada bulunan bir ağaca, sağlam bir direğe veya bir kazığa, kayışı uzun bırakılarak güvenli bir biçimde bağlanır. Eğitici bir süre köpekle oynar, onunla eğlenir. Bu sırada kışkırtıcı görevini üstlenen yardımcı gizlenerek gelir. Kendine, bir çalılık, bir çukur veya küçük bir tepe gibi doğal bir engeli siper alarak köpeğin yakınlarında bir yere siner. Yardımcının gelmesiyle eğitici köpeğin gerisine çekilir. Köpek, kışkırtıcının yaptığı gürültülere kulak kabartıp havlayınca, eğitici onu takdir edici sözlerle över ve TUT! komutuyla kışkırtır. Bazı köpekler son derece sinirlidir. Kendiliklerinden, ses duydukları yöne doğru atılıp şüpheli kişiyi tutmak isterler. Bunlar övülerek okşanır ve ödüllendirilir. Köpeği olduğundan daha sinirli, hırslı ve saldırgan yapmak gerekiyorsa yardımcı, elinde uzun bir kumaşla veya yaralama olasılığı bulunmayan herhangi bir dal parçasıyla, üzerine koyun postu sarılarak sıkıca bağlanmış uzun değneklerle, köpeğin gövdesinin çeşitli yerlerine tahrik edici biçimde dokunur. Onu kışkırtır ve kızdırır. Eğitici, köpeğin arkasında durduğu halde: 
TUT! komutunu, köpek saldırganı yakalamak için istenilen isteklikte ileri atılıncaya değin yaptırıcı biçimde tekrarlar. Köpek, bağlı bulunduğu kayışı veya zinciri gererek ileri atıldığında, yardımcı korkmuş gibi yaparak geri geri kaçar. Eğitici, köpeğin bu davranışını överek ve okşayarak ödüllendirir. Eğitici, aradaki güvenlik mesafesini korumaya çok dikkat etmelidir. Bu sayede köpek ancak kışkırtıcının kendine doğru savurduğu bez parçasına erişebilir. Bezi yakalayan köpek, kısa bir çekişmeden sonra kışkırtıcının elinden bezi çekip alır, şüpheli kişi kaçar. Köpek okşanıp “aferin” denilerek ödüllendirilir. Kışkırtıcı durumundaki kişi hiçbir zaman köpeğe üstünlük kurmamalı, onun canını acıtmamalı, onunla eğlenmemelidir. Köpeği kızdırıp kışkırtmalı, onun havlayıp ileri atılması karşısında korkup kaçmalıdır. Bu eğitimler bu biçimde tekrarlanırsa, istenen sonuç kısa zamanda alınır. Köpek giderek yabancıların varlığına daha çok dikkat eder olur. Çıkan seslere, duyduğu yabancı insan kokusuna karşı sinirli olur. Yabancı varlığı hissettiği an atılıp tutmak ister.
Saldırganlık eğitiminde iki önemli nokta vardır: 
1. Köpek, görevi gereği tüm yabancılara kızmalıdır. 
2. Köpek kendini, tüm yabancılar karşısında güçlü ve kuvvetli hissetmelidir. Saldırganlık eğitimi, bu iki amacın yeterince sağlandığına inanılıncaya değin sürdürülür. 

2. SALDIRGANLIĞIN DENETİM ALTINA ALINMASI 
Köpek, görmüş olduğu saldırganlık eğitimiyle, artık kendi denetim alanında yabancıların varlığına tahammül edemez hale gelmiştir.Ancak serbest bırakıldığında, kuşkulu kişiler karşısında ne yapacağı, herhangi bir kişiyi hırpalama anında eğiticisinin komutunu dinleyip dinlemeyeceği belirsizdir. Bununsa çok önemli sakıncaları olduğu kuşkusuzdur. Köpeğin saldırganlığının, kesin olarak eğiticisinin denetimi altında bulunması gerekir. Amatör eğiticiler için, bu çalışma sırasında canlı yardımcı kullanmak çok tehlikelidir. Gerçi köpek eğitim kuruluşlarında, köpeğin diş geçiremeyeceği dolgu elbiseler giymiş deneyimli kişiler bu amaçla kullanılmaktadır. Ancak biz, kol ağızları, yakaları, pantolon paçaları dikilerek içine, kuru ot, saman, yün, pamuk, paçavra gibi dolgu maddeleri doldurulmuş mankenler kullanacağız. Mankenlerde kullanılacak giysi ve dolgu maddelerinin, eğiticinin kokusunu taşımamasına özellikle dikkat edilmelidir. 
Eğitimden önce bu mankenler, eğitim alanında bulunan bir ağacın dalına, bir ip aracılığıyla öyle bir biçimde yerleştirilir ki, ipin diğer ucu indirilip çekildiğinde, manken aşağı yukarı hareket eder. Böylece, köpeğin onu yakalamak ve yere indirmek için çaba harcaması, onunla boğuşması sağlanır. Her şey hazırlanıp planlandıktan sonra köpek, eğitim alanına uygun uzunlukta bir eğitim kayışı veya eğitim zinciriyle, yedekte olduğu halde getirilir. Eğitici, serbest olan sol eliyle mankenin bağlı olduğu ipi indirerek onun ayakları üstüne basmasını Sağlar ve sağ kolunu ileri doğru uzatarak, işaret parmağı ile mankeni gösterip: TUT! komutu verir. Komutla birlikte ileri atılan köpek, mankenle boğuşmaya başlar. Bir iki dakikalık mücadeleden sonra, mankenin bağlı olduğu ip biraz daha bırakılarak, yere yatacak biçimde düşürülür. Köpek mankenin üstüne vardığı anda ise, DUR! - BIRAK! komutuyla köpek durdurulmalıdır. Sonra, yine ip aracılığıyla manken doğruluyormuş gibi hareketlendirilip, köpeğe: TUT! komutu verilir. Köpek yeniden mankenin üzerine vardığında, manken yine yere düşürülür. Bu kez de, daha önce olduğu gibi köpek, DUR! - BIRAK! komutuyla durdurularak saldırının aşırı boyutlara vardırılması önlenir. Böylece köpeğin saldırganlığı dene tim altına alınmış olur. Köpeğin saldırganlığının, doğrudan doğruya eğiticinin iradesine bağlı olduğu köpeğe benimsetilmelidir. 
Her olumlu davranışta olduğu gibi, köpek her komutu yerine getirişte övülmeli, okşanarak ödüllendirilmeli. Dinlenmelerde onunla ilgilenilerek, birlikte koşup oynanmalıdır. Emrin dinlenmemesi halinde köpek sert ve kesin olarak söylenen: HAYIR! HAYIR! uyarısıyla ikaz edilir. Bazı sinirli ve saldırgan köpeklerin, DUR! - BIRAK! komutuna uymalarını sağlamak için Şok Tasması kullanmak gerekir. Emri dinlemeyen köpeğin kayışı, biraz serbest bırakıldıktan sonra sertçe çekilerek köpeğin boğazı üzerinde kısa sureli bir şok yaratılır ve tam bu arada komut tekrarlanarak köpek uyarılır. 
Askeri görevler gibi çok özel amaçlı bazı eğitimlerde, mankenin boğazına et parçası bağlanarak, insanın can alıcı ve zayıf yeri olan gırtlak yöresi, köpeğin saldırı hedefi olarak koşullandırılır. Mankenin yere düşmesiyle, boğaz kısmına sıkıca bağlanmış bulunan et, köpek tarafından parçalanır. Ancak sivillerin köpeklerine bu türde eğitim vermeleri ağır suç kapsamına girer. Bazı eğitimlerde ise köpek, tüfek, tabanca, bıçak gibi öldürücü nitelik taşıyan silahlara karış koşullandırılır.

Saldırganlığın denetim altına alınması eğitiminin en önemli amacı; Köpeğin saldırganlığının, doğrudan doğruya eğiticinin iradesine bağlı olduğunu köpeğe benimsetmektir. 

3. YABANCILARIN, KÖPEKLE DOSTLUK KURMA GİRİŞİMLERİNİ KARŞILIKSIZ BIRAKMA EĞİTİMİ 
Yabancılardan uzak yetiştirilen, yalnızca eğiticisinin ilgilendiği saldırgan bir köpeğe yaklaşmak zor ve Çetin bir iştir. Buna rağmen köpeğe yaklaşıp onu elde etmek isteyenler olabilir. Bunların en kestirme ve denenen yaklaşma yolları, köpeğe yiyecek vermektir. 
Küçük yaştan itibaren yalnızca kendi yemek kabına sahibi tarafından konan yiyeceği yiyen köpekler, sağa sola konan yiyecekleri yememeye alıştırılmışlarsa, onlara bu yolla yaklaşmak zordur. Ancak bu konuda daha güvenli olunmak isteniyorsa, başvurulacak bir iki yol daha vardır. 
Eğitici, yine bir yardımcı kullanarak köpeğin önüne onun iştahla yediği yiyeceklerden attırır. Köpek bunları yemeğe girişince, eğitici yaklaşarak, ‘Hayır!” diyerek onu azarlar. Ağır bir ceza olarak da, zincirini kısa tutarak bağlar. Hareket birkaç defa tekrarlandığında köpeğin, önüne yabancılar tarafından atılan yiyeceği yemediği görülür. Köpek bu davranışından dolayı eğiticisi tarafından övülerek ve okşanarak ödüllendirilir. Diğer bir yöntem de, köpeğin dolaştığı alana bir yabancı tarafından, üzerine bolca kırmızıbiber dökülmüş et parçaları attırmaktır. Köpek bu etleri yemeğe kalktığında ağzının yandığını görecek; birkaç kez tekrarı halinde, başkalarınca verilen yiyecekleri yememeyi öğrenecektir......




TUVALET EĞİTİMİ
Yavru köpeğin tuvalet alışkanlığını kazanması zaman alır. İki, üç aylık yavrudan tuvalet alışkanlığını kazanmasını kimse bekleyemez. Köpeğin tuvaletini nereye yapacağını öğrenmesi bazen altı aylık olana kadar, bazı ırklarda bundan da fazla sürebilir. Bazı kişiler İki, üç aylık yavruyu eve getirdikten sonra üç, beş günde tuvaletini öğrenmesini beklemektedirler. Bu imkansızdır. Köpeğin kasları güçlenmediğinden istese de tuvaletini tutamaz ve geldiği zaman yapmak zorundadır.
Bebeklerin de yürümeye başladıktan sonra altları bezlenmektedir, onlarında tuvalet alışkanlığını kazanmaları için belli bir süreye ihtiyaçları vardır. ve Yavru büyütürken bu pisliğe katlanılması gerekmektedir. Eğer köpeğin tuvaletini öğrenene kadar geçecek olan üç, beş ay içinde bunlara dayanamayacaksanız yavru köpek almamalısınız.

Tuvalet eğitimi köpeğin muhtemelen sahibinden göreceği ilk eğitim olacaktır. Tuvalet eğitimine başlanmadan önce köpek sahibinin bilmesi ve daima göz önünde bulundurması gereken, köpek davranışlarını doğru olarak anlamak ve olayı köpeğin bakış açısından görmekdir. Köpek doğru ve yanlışı sadece tehlikeyi ve emniyeti öğrendiği zaman algılayabilir. Bir yerde köpek için doğru yada yanlış yoktur. Köpek kendisi için tehlikeli olarak bildiği şeylerden kendini sakınır, emniyetli olarak gördüklerini ise uygular. Köpeğe verilen ödüller, pozitif pekiştirmeler ona emniyeti; pozitif cezalandırmalar, negatif pekiştirmeler sakınması gerekenleri öğretir. 
Tuvalet eğitimi sırasında köpeğin tuvaletini yaptığı yer istenmeyen bir yer ise ve buraya tuvaletini yaparken yakalanmış ve cezalandırılmışsa bu yer onun için tehlikeli olarak algılanır. Bunun aksine tuvaletini yaptığı yer istenilen bir yer ise ve yaptığı anda ödüllendirilirse veya hiçbir ceza görmezse burası da onun için emniyetli bir yer olarak algılanır. Bunun yanında cezayı ve ödülü veren sahibin köpeğin tuvaletini yaptığı an yanında ve ona görünür olması veya olmaması köpeğin, sahibinin yokluğunda veya varlığında durumu emniyetli veya tehlikeli olarak algılamasına da yol açar. 
Bir kaç örnek vermek gerekirse köpek oda da tuvaletini yaparken yakalanıp cezalandırılırsa sahibinin yanında odaya tuvaletini yapmayı tehlikeli olarak algılayacaktır. Fakat sahibi oda da yokken yaparsa doğal olarak anında cezalandırılamayacağı için oda da sahibinin yokluğunda tuvaletini yapmayı emniyetli olarak algılayacak ve sahibinin yokluğunda tuvaletini yapmaya devam edecektir. Oda da sahibi varken gidip masanın altına veya koltuğun arkasına tuvaletini yapatığında ise sahibi tarafından görülmeyeceği için anında cezalandırılamıyacak, bu durumda da köpek oda da sahibi olsa bile masa altına ve koltuk arkasına tuvaletini yapmayı emniyetli olarak algılayacak ve yapmaya devam edecektir. Köpeğin tuvaletini yapmasını istediğimiz yer evin dışında ise her tuvaletini yaptığında ödüllendirilmesi ve bu davranışının pekiştirilmesi köpeğin dışarısını emniyetli olarak algılamasına neden olacaktır.
Tuvalet eğitiminde başarılı olmanın şartı köpeği devamlı gözetim altında tutmak ve tuvaletini yapacağı an anında müdahale etmektir. 
Köpeğinizi tuvaletini yapmak için dışarı çıkardığınız zaman onunla oynamamanız, gezmeye başlamamanız gerekmektedir. Köpeğin çişini ve kakasını yapana kadar bekledikten ve yaptığı anda ödüllendirdikten sonra oyuna ve gezmeye başlamanız köpeğin yaptığı bu davranışın arkasından ödül, oyun ve gezinti geleceğini bilmesi, evin dışına yaptığı tuvaletinin pekiştirilmesine neden olacaktır. Eğer köpeği dışarı çıkardığınızda önce gezdirir ve oynar tuvaletini yaptıktan sonra da alıp eve götürürseniz, köpek dışarı tuvaletini yapmasını oyunun bittiği ve eve girilme zamanının geldiği olarak algılayacağından dışarıda yapılan bu davranış pozitif pekiştirilemiyecek, hatta negatif cezalandırmaya dönüşecek ve dolayısıyla her dışarı çıktığında tuvaletini yapmakta gecikecek belkide sizin bu süreyi beklemeyip köpeği içeri almanıza neden olacaktır.
Yukarıda anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi köpeğe tuvalet eğitimi verilirken her eğitimde olduğu gibi istenen davranışlar ödüllendirilip pekiştirilecek ve istenmeyen davranışlarda daha yapılmadan önlenecek veya görmezlikten gelinecektir.
Köpeğin tuvaletini istenilen yerde yaptığı zaman ödüllendirilmez ise bu tuvalet eğitimi olmaktan çıkıp köpeği kendi başına bırakmak olur. Eğitimde mutlaka ödüllendirme (pekiştirme) olmalıdır.
Köpeğe vereceğiniz tuvalet eğitiminde uyulması ve uygulanması gereken bazı yöntemler ve araçlar vardır. Bunların başında kafes eğitimi gelmektedir.......




KAFES EĞİTİMİ 

Kafes yöntemi tuvalet eğitiminde en etkililerinden biridir. Kafesin boyu köpeğin ırkına göre büyüdüğü zaman bile içinde rahatca yatabileceği bir boyda olmalıdır. 
Kafes ile tuvalet eğitiminde kafes köpeğe pozitif pekiştirme ile tanıtılmalı, köpeğin kafesi sevmesi sağlanmalı ve içine girmeye istekli hale getirilmelidir. Kafesin içine yumuşak bir bez, battaniye konulmalı ve köpeğin yatarken rahat etmesi sağlanmalıdır. Köpek ilk olarak kafesin yanına getirildiğinde kapısı açık bırakılmalı ve köpek kesinlikle içeri sahibi tarafından konulmamalıdır. 
Köpeğin sevdiği bir oyuncak köpeğe gösterilmeli ve sonrada bu oyuncak kafesten içeri atılarak köpeğin girip alması beklenmelidir. Köpek kafesten ürkebilir ve girmeyebilir. Bu durumda oyuncak sadece kafesin hemen kapısı önüne atılmalı ve oradan köpeğin alması beklenilmelidir. Daha sonra oyuncak yavaş yavaş daha içerilere atılıp köpeğin almasına olanak tanınmalıdır. Köpek oyuncağı almak için kafesin içine girmeye başladığı zaman köpeğin alışmış olduğu cesaretlendirici sözler söylenmeli, el içeri sokulup köpek sevilmelidir bu esnada köpek içeri girdiği zaman içeri atılacak ödül mamaları ile köpeğin içeri girmesi pekiştirilmelidir. Kafesin kapısı kesinlikle köpeğin üstüne kapatılmamalı ve bu işlemler köpek devamlı olarak kendi isteği ile kafesin içine girip çıkarak oynamaya devam edene kadar devam edilmelidir. Köpeğin mama vakti geldiğinde köpek gene bir oyuncak atılarak kafesin içersine gönderilmeli arkasından mama tası kafesin içersine, kapının yanına konmalı ve köpeğin kafes içindeyken mamasını yemesi sağlanmalıdır. Yemeğini bitiren köpek çağrılmalı ve dışarı çıktığında tuvaletini yapacağı yere götürülmelidir. Köpeğin yemeğini yedikten sonra içerde kalmasına ve buraya tuvaletini yapmasına kesinlikle müsade edilmemelidir. 
Bu şekilde köpek kafesi iyice tanıdıktan ve alıştıktan sonra kapısı köpek içeride iken kapatılabilir. Kafesin kapısı kapatılırken köpeğin gene içeri kendinin girmesi sağlanmalı ve yanında oyuncağının bulunması gerekmektedir. Köpeğin kapısı kapalı kafeste ilk defalar fazla kalmasına müsaade edilmemelidir. Sahibi kafesin yanında bulunmalı ve 3-5 dakika sonra kapıyı açmalıdır. Köpek dışarı çıkarsa bir müddet dışarıda oynayıp sonra tekrar köpeğin içeri girmesi sağlanmalı ve kapı tekrar kapanmalıdır. Bu işlemlere sık sık devam edilmeli ve köpeğin içeride kalma süresi yavaş yavaş arttırılmalıdır. Köpeği kafesin kapısı kapalı iken içerde kalmaya alıştırırken sahibi kafesin yanından ayrılmamalıdır. Köpeğin yaşı ne kadar küçükse, kafeste kalma süresi de ona göre az olmalıdır. Eğer 2 aylık kadar bir köpeğiniz varsa en fazla yarım saat kafeste bırakabilir ve zamanla bir saate kadar çıkarabilirsiniz. Önceleri her yarım saatte bir köpek dışarı çıkarılmalı ve tuvaletini yapmasına, oynamasına izin verilmelidir. Kafes gün içerisinde sahibinin devamlı görebileceği evin uygun bir yerinde olmalıdır. Örneğin mutfağa veya sık oturduğunuz bir odaya konabilir. Mutfak ve bu gibi bir odaya gün içinde sıklıkla gireceğiniz için köpeği kafes içinde izlemek rahat olacaktır. Kafesin geceleri sahibinin yattığı odaya alınması faydalıdır. Kafes içinde kalma sürelerine gecede uyulmalıdır. Fakat geceleri süreler daha uzun tutulabilir. Sabaha karşı erken uyanan köpek kafeste izlenmeli ufak seslerle mızmızlanmaya başladığı zaman kafesin yanına gidilmeli fakat hemen kapısı açılmamalıdır. Bir süre beklenmeli köpeğin sesini kestiği an kafes dışına alınmalıdır. İleride her ağladığı zaman kafesten alındığının farkına varan köpek bunu kafesten çıkmak için kullanabilir ve dışarı çıkmak istediğinde devamlı kafes içinde bağırabilir. 
Yavru köpek kafesine alışıp kendi kendine girip çıkmaya başladıktan sonra kafesin kapısı artık kapanmayıp kafesin etrafı çevrilerek kafes de içinde olmak şartı ile köpeğe bir alan bırakılmalıdır. Bu alan içersine de kafese en uzak olan yere gazete kağıdı konmalı, kafese yakın yere ise köpeğin mama ve su kabı konmalıdır. Köpek bir müddet sonra gazete kağıdına kaka ve çişini yaparken kafesi sadece yatmak için kullanmaya başlıyacaktır. Bu yöntem özellikle köpeği fazla izleyemeyenler için daha iyi bir yol olacaktır. Eğer kafesi çevreleyecek çit gibi bir şey bulmazsanız evdeki küçük bir odayı da kullanabilirsiniz. Bu odaya yukarıda tarif ettiğim gibi kafesi yere sereceğiniz gazeteden uzak bir yere koymanız gerekir ki yavru yattığı yer ile tuvaletin yapılacğı yeri ayırt edebilsin. Oda da yerlerde halı, kilim gibi herhangi birşey olmamalıdır. Köpekler genelde tuvaletini yumuşak bir yere yapmak ihtiyacındadırlar. Onun için yerde gazeteden başka birşey olmazsa gidip onun üzerine yapmak isteyecektir. Yurtdışında evcilhayvan mağazalarında bu iş için çimlendirilmiş topraklar satılmaktadır. Bu çim tuvalet eğitimi için daha elverişlidir. Eğer imkanınız varsa sizde bulacağınız uygun bir kaba çim ekip kullanabilirsiniz......




KAFES EĞİTİMİNE ALTERNATİFLER

Kafesin mümkün olmadığı zamanlar başka alternatif metodlarda uygulanabilir. Bu durumda köpeğe kafes gibi içinde bulunduğu sürece rahat edeceği, içinde bulunmaktan hoşlanacağı kısıtlı bir alan hazırlanır. Bu kısıtlı alan kafes eğitiminde olduğu gibi bir işlev görecektir. Bu alanı evde yaratmak bir yerde sizin yaratıcılığınızada kalmıştır. Örneğin evde bulunan ve köpeğin üzerinden atlayıp geçemeyeceği büyüklükteki bavul ve çantalarla bu kısıtlı alanı yaratabilirsiniz. Köpeğin rahatca yatıp kalkabileceği, dönebileceği bir alan bırakacak şekilde bavulları duvarın kenarına bir dörtgen olacak şekilde yerleştirin. Altına aynı kafeste yaptığınız gibi rahat bir şeyler hazırlayın. Bu alanın bir köşesini sanki kapı gibi aralık bırakın. Bütün bu hazırlıklardan sonra uygulayacağınız işlemler yukarıda kafes metodunda anlattığımın aynısı olacaktır sadece kafes yerine bu hazırladığınız yeri kullanacaksınız. 
Kafes eğitiminde bebekler(insanlar) için olan parklarıda kullanabilirsiniz. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken parkın parmaklık aralarının fazla geniş olup köpeğin çıkmak için boynunu bu parmaklıklara kıstırmamasıdır. Ayrıca bu park ahşap ise ağacı kemirmemesine de dikkat edilmelidir. Bebek parklarının yapısında köpekler için yapılmış büyük üstü açık tel kafeslerde vardır bunlarıda kullanmak başka bir seçenek olabilir.
Bunlardan hiç birini yapmanız mümkün değilse mutfak veya banyo gibi bir yeride kafes niyetine kullanabilirsiniz. Bu iş için mutfak en uygunlarından biridir. Mutfağın veya banyonun bir kısmına yukarıda anlattığım gibi köpeğin rahatca yatacağı yumuşak bir yer hazırlayın bu yer mutfak veya banyonun bir köşesinde az gidilen bir yerde olursa ve önüde bir dolap veya yukarıda anlattığım gibi bir çanta vs. ile köpeğin geçmemesi için kapatılabilirse daha iyi olur. Köpek bu alanlara yukarıda kafes metodunda anlatıldığı şekilde alıştırılmalıdır. Bu gibi yerlerde köpeğin yattığı yere yakın bir gazete açılarak serilirse ve köpek tuvaletini yapacağı zaman alınıp bu gazetenin üzerine konulursa kısa zamanda tuvaletini buraya yapmasını öğrenir. Gazete köpeğin yattığı yere çok yakın olmamalı, bu nedenle tuvaletini yattığı yere yapıyormuş gibi algılamamalıdır.
Köpek kafeste veya sonradan hazırlanmış bu tür alanlarda geçirdiği süre içinde kendini oyalayabilmeli ve bu yerlere kendi isteğiyle, hoşlandığı için girmelidir. Bunu sağlamakda sizin sabrınız ve pozitif pekiştirme ile olabilir.....




CEZALANDIRMA
Ceza istenmeyen davranışı yok etmez. İstenmeyen davranışı; ödülün kaldırılması veya söndürme (extinction) dediğimiz davranışın pekiştirilmemesi sonucu yavaş yavaş unutulması ve yapılmaması yok eder. Ceza istenmeyen bir davranış için uygulandığı zaman geçici bir süre için o davranışı durdurur fakat uzun süreli bir etkisi yoktur. Köpek kısa sürede cezayı verenin yanında cezalandırıldığı davranışı yapmamayı öğrenip cezayı verenin yokluğunda aynı davranışı yapmaya devam etmeyi öğrenecektir. Tuvalet eğitiminde köpeğin evde yalnız olduğu zamanda tuvaletini yapmamasını istediğimizden ceza bu durumda eğitime bir yarar getirmeyecektir.
Sahibi köpeği eğitirken mümkün olduğu kadar köpeğine iyi adam olarak görünmelidir. Cezanın uygulanması bunu engelleyecektir. Tuvalet eğitiminde köpeğin tuvaletini istenilen yerlere yaptığı zaman yeteri kadar ödüllendirip bu davranışı pekiştirilerek, davranış bu alanlarda güçlendirildikten sonra ev içinde yasaklı yerde tam zamanında yakalanan köpek tuvaletini yapmadan engellenmelidir. Bu köpeğe ceza vererek yapılmamalıdır. Yani köpeğinize vurmayın, bağırmayın, azarlamayın sadece köpeğinizi eğer istemediğiniz bir yerde tuvletini yapmaya teşebbüs ederken gördüyseniz onu korkutmadan el çırparak veya köpeğin dikkatini çekecek bir ses çıkararak engellemeye çalışın eğer bunu başarmışsanız ve köpek tuvaletini yapmayı bırakmışsa hemen köpeği bu yerden alarak tuvletini yapması gereke yere götürünüz ve orada yaptığı zaman sevip ödüllendirin. Köpek tuvaletini yapmadan tam yaparken engellenmelidir. Bu zamanlamay çok dikkat edilmelidir. Tuvaletini yapacak köpek eğilerek, biraz da bacaklarını açarak pozisyon alır, tam bu pozisyonda daha tuvaletini yapmamışken engelleyebilirseniz başarılı olursunuz. Köpek tuvaletini yapmaya başladıktan sonra yapcaklarınız etkili olmaz bundan sonra köpeğe mudahale etmek gereksizdir.
tabiki arkadaşlar ben bukadar yazıyı değil bir günde bir haftada yazaman, burda yazılanlar eğitimde oldukça doğrudur bunları eklemeden önce bu yazıların tamamını okudum ve önce kendim teyit ettim, tamamen doğru bilgilerdir, ama eğitimde bir konuya çok az bir yer ayrılmış bir yazı oda şu, eğitimden önce köpeğinizle çok çok iyi ileşime geçiniz ve köpeğinizin karakterini çok iyi analiz ediniz, bu çok önemli bir konudur, çok iyi bir karakter anelizi ve çok iyi bir iletişim sonucu köpeğinizi çook üst düzeylerde eğitebilirsiniz.....

 

 

Köpek eğitimi, köpeğin insanla buluşup kaynaştığı günlerde başlamıştır. Köpek eğitiminin temel kaidesi insan- köpek ikilisinin psikolojik yönden anlaşmasıdır. Bu nedenle köpek eğiticisi, köpeğin anatomisini, fizyolojisini ve psikolojisini öğrenmeli ve eğitim uygulamalarını bu doğrultuda yapmalıdır.

 

Bütün köpekler ırk özelliklerinin gerektirdiği görevleri hiç eğitilmeden yaparlar. Örneğin bir çoban köpeği, eğitilmeden hayvanların korunmasını bilir. Av köpeği de aynı şekilde eğitilmeden, avın izini bulmakta ve çıkardığı seslerle onu izlemektedir. Yalnız ırk özelliği dışındaki görevleri yapabilmesi için köpeklerin özel bir eğitimden geçmesi gerekir.

Köpeklerden daha çok yararlanılmak amacıyla 1930 ‘lu yıllarda özel eğitim yöntemleri geliştirilmiştir. Özellikle askeri amaçla (bekçi, devriye, keşif ve benzeri gibi) hizmetlerde eğitilen köpekler Almanlar ve Ruslar tarafından birinci ve ikinci dünya savaşında kullanılmıştır. Amerika’da da 1942 yılında bu amaçla köpek eğitimi okulu açılmıştır.

Bugün bütün medeni ülkelerde askeri ve polisiye ve diğer amaçlarla köpek eğitim okulları mevcuttur.

Türklerde köpek eğitimi av köpeğinin eğitilmesiyle başlamıştır. Bunun dışında koyun sürülerini korumak amacıyla köpek eğittikleri bilinmektedir.

EĞİTİMDE ROL OYNAYAN FAKTÖRLER

Eğitimde insan ve köpek ilişkisinin rolü : İnsan ve hayvanın gerek eğitim gerekse sportif faaliyetlerdeki çalışmalardaki başarıları birbirleri ile kurdukları ruhsal ilişkiye bağlıdır. Köpek eğiticisinin herhangi bir köpeği eğitebilmesi için, çok iyi bir psikolojik yapıya sahip olması gerekir. Kendisi ile köpeğin en iyi şekilde nasıl uyum sağlayacağını anlamalı ve bu nokta üzerinde önemle durmalıdır. Köpekte de bazı özellikler bulunmalıdır. Örneğin, bir köpek bedenen ve psikolojik yönden sağlıklı olmalı ve normal bir zeka, dikkat ve cesarete sahip olmalıdır.

Eğitimde kalıtımın rolü : Her köpek ırk özelliklerini yavrularına kalıtsal olarak verir. Bir yavru köpek gelişme çağını tamamladıktan kısa bir süre sonra ana ve babadan gördüğü tüm hareketleri taklit eder.

Köpeğin özel yeteneklerinin rolü : Köpeklerin koku alma duyuları hiçbir canlı ile kıyas edemeyecek kadar gelişmiştir. Eğitimde köpeğin bu özelliğinin rolü büyüktür. Çünkü köpekler kokusunu aldığı bir canlıyı asla unutmazlar.

Her canlı kendine has bir vücut kokusu çıkarır ve bu koku parmak izi gibi her canlıda ayrı özellikler gösterir. Örneğin, hiçbir insanın kokusu diğer insanlarla en ufak bir benzerlik göstermez.

Koku alma duyusu çok gelişmiş olan köpek, herhangi bir yere saklanmış bir kişiye, ona ait bir eşyayı koklattıktan sonra geçtiği yerleri izleyerek onu ortaya çıkarır. Kangal köpeğinde koku alma duyusu çok iyi gelişmiştir. Bu sayede sürüye yaklaşan kurt veya başka bir zararlının (hırsız vs) kokusunu daha uzaktayken müdahale ederek sürüyü korur.

Eğitimde Eğitici Personelin Rolü : Köpek eğitimini yapacak kişinin en başta hayvanları sevmesi, sabırlı ve köpeklerden korkmayan, otoritesini hayvana kabul ettirebilecek birinin olması gereklidir. Eğitici köpeği sevmelidir. Köpeğin hareketlerinden, jestlerinden, bakışlarından veya ses tonundan ne istediğini anlamalı ve davranışlarını ona göre ayarlamalıdır. Köpek eğiticisi ani ve kesin kararlıdır. Bir emrin uygulanmasında nerede, ne zaman ve nasıl karar vereceğini mutlaka bilmelidir. Köpek eğiticisi korkak, çekingen ve tehlike karşısında görevi terk eden bir yapıda olmamalıdır. Aksine cesur, kararlı ve kendisi kadar köpeği de düşünen ve koruyan bir karaktere sahip olmalıdır.

Eğitici, karşısındaki canlının kendi düzeyinde bir beyin ve anlayış gücü olmadığını bilmeli ve onu eğitirken bir konuyu bir çok defa tekrarlamak zorunda kalacağını unutmamalıdır. Bu durumda asla sinirlenmemeli ve köpeğe kötü davranışlarda bulunmamalıdır. Köpek eğiticisi son derece sabırlı ve yüksek tahammül gücüne sahip olmalıdır.

KÖPEK EĞİTİMİNİN TEMEL KURALLARI

· Köpeğe komut verirken bununla ondan ne istendiğini anlayabileceği şekilde açıklanmalıdır. Köpek ile insan arasında bir iletişim eksikliği bulunmaktadır. Konuştuğumuz dil köpek için geçersizdir. Bu nedenle, verilen komutun ne anlama geldiğini işaret ederek , göstererek, yaptırarak ona anlatmalıyız.

· Komutlar; kısa, açık ve kesin olmalıdır. Daima klişeleşmiş biçim ve tonda verilmelidir. Köpekten istenen yaptırımlarla ilgili komutlar, genellikle tek heceli olmalı aynı zamanda aynı ses tonuyla söylenmelidir.

· Komutlar verilirken sesli emirler uygun bir hareketle desteklenmelidir.

· Komutların iyi bir şekilde öğrenilmesi için sürekli tekrarlar yapılmalıdır. Köpek bazen öğretilmek istenen yaptırımı kavramakta güçlük çeker.Bu gibi durumlarda usanmadan tekrarlamak ve istenen davranışı yapmasını beklemek gerekir. yaptırımdan vazgeçerek eğitimi bırakmak yanlış olur.

· Eğitim süreleri köpeğin ilgisini sürdürmesine göre belirlenmelidir.Bu süre genellikle 10-20 dakika arasında değişmektedir.

· Başarılı hareketlerinden sonra köpekler ödüllendirilmelidir.

· Eğitici köpeğin her başarılı davranışından sonra onu adıyla çağırarak ,sevgiyle okşarsa ,köpek istenileni yerine getirmek için daima büyük çaba gösterir.başarılı bir hareketten sonra köpeğin hoşlandığı etkinliklerde bulunmak,onunla oynamak,serbest bırakmak,dinlendirmekte birer ödüldür.

· Köpeğin hoşlanmayacağı her türlü davranış onun için bir cezadır.İstenmeyen yanlış bir davranış karşısında sertçe söylenen hayır sözcüğü ,köpeğe o davranışın yapılmaması gerektiğini anlatır.Sebebi ne olursa olsun köpek dövülmemelidir.

Köpek eğitiminde; köpeğin sahip olduğu yetenekler göz önüne alınarak ve köpeğin özelliklerine göre saptanması gerekir. Bu özellikler:

· Köpeğin bedensel özelliklerine

· Duyu ve algılamalarıyla ilgili yeteneklerini (görme, işitme, koku alma)

· Mizacı ile ilgili özelliklerine

· Zekası ile ilgili özelliklerine göre yapılmalıdır



Kangallarda ilk yardım

Köpeklerde ilk yardım Köpekler çok enerjik ve meraklı hayvanlardır,biz köpek sahiplerinin bütün dikkatine ve önlemine rağmen bir kaza geçirmelerine ve başlarını derde sokmalarına şaşmamak gerekir.Kötü sonuçlara sebep verecek olaylara parklarda,nehir veya deniz kenarlarında,trafikte,bahçede hatta ev içinde karşılaşabilirsiniz.En iyi yöntem ufak yada büyük her türlü kazanın başınıza gelmeyeceğini düşünmek değil önlem alıp kendinizi hazırlamanızdır. Bir kaza anında tabiiki köpeğinizi veterinere götüreceksiniz.ancak öncelikli olarak köpeğinize ve veterinerinize yardımcı olmak, köpeğin daha fazlı acı çekmesini önlemek,kanayan bir yarayı durdurmak ve yaranın daha kötü bir hal almasını önlemek için yapacaklarınız vardır. ALTIN KURALLAR 1.Sakin olun.Köpeğiniz panik olduğunuzu anlar ve aynı şekilde cevap verir. 2.Yiyecek,içecek kesinlikle vermeyin. 3.Yavaşça ve dikkatlice taşıyın,yatıştırıcı bir ses tonu ile konuşun. 4.Veterinere gitmeden önce telefon ederek köpeğinizin durumu hakkında ayrıntılı bilgi verin. KIRIKLAR : Köpeğinizin ayağı yada vücudundaki başka bir kemik açık yada kapalı olarak kırılmış olabilir.Yani kemik kırılarak deriyi parçalamış ve dışardan görünüyor olabilir veya içeride kırılmış olabilir.Köpeğiniz inliyor,ayağa kalkamıyor,vücudunda şişkinlik, deforme ile dokunmada hassas bir acı duyuyor ise bir kırık ile karşı karşıyasınız demektir. 1.Köpeğinizin hareketini kısıtlayın. 2.Eğer açık bir kırık var ise bu yeri yapışmayan bir bandaj kullanarak sarın ve sert zeminden korumak için pamuk kullanın. 3.Ayakta bir kırılma var ise;bacağını pamukla iyice sarınız ve bandajlayınız.Bandajı iki kat yapabilirsiniz bu bandaj veterinere gidene kadar iddare etmelidir. 4.Tahta düzgün bir spatula yada sert ve düzgün bir plastik yardımı ile ayağın düzgün bir hal almasını ve hareket etmemesini sağlayın.Pamuk ile bandaj yaptığınız ayağın altına bu düzgün sathı koyunuz ve yeni bir bandaj ile ayağa sabitleyiniz. 5.En kısa zamanda veterinere götürün. YANMALAR : 1.Deri ve kürk üzerinde ateş yada kaynar bir sıvının verdiği zararlar olarak tanmlayabiliriz.Derin yanıklar o bölgedeki sinir sistemini öldürdüğü için köpeğiniz acı çekmeyebilir ancak bir şokun içinde olabilir. 2.Yanan bölgeyi acilen soğuk su dökünüz.Ancak vücudun tümü ile çok soğuk suyun temasına kaçınınız.Soğuk sudan dolayı köpeğinizi diğer bir şoka sokabilirsiniz. 3.Yanan bölgedeki deri ve kürk parçalarını eliniz ile kaldırmaya çalışmayın ve herhangi bir krem yada merhem sürmeyin. 4.Yanan bölgeyi yapışmayan steril bir bez ile (Gazlı bez) sarınız.Böyle bir steril bez yok ise yiyeceklerimizi saklamak için kullandığımız strech fiimler ile yanık bölgesini kaplayın ve yara üzerine soğuk su ile ıslattığınız bezi koyunuz. 5.Yangından kurtulan bir köpek ise,duman nefes borusu ve ciğerleri tahriş etmiş olabilir. 6.En kısa zamanda veterinere götürün. NEFES BORUSUNDA YABANCI CİSİMLER : 1.Köpeğiniz kusmaya çalışır iken aynı zamanda aralıklar ile elini ağzına götürüyor ve nefes alma zorluğu çekiyor ise muhtemelelen nefes borusunda yabancı bir cisimden şüphelenilmelidir. 2.Köpeğinizi oturtun ve birinin yardımını isteyin. 3.Bir elinizi ağzının üst tarafından diğer elinizi ise alt tarafından tutarak ağzı açınız ve cisimi çıkarmaya çalışınız.Bunu yaparken köpeğin burnunu kapatmadığınızdan emin olun. 4.Dilini dışarı çıkarın ve yabancı cismi kontrol edin. 5.Asla küçük parçalar ile yine küçük ve kaygan toplar ile oynamasına izin vermeyin.Büyük boy köpeklerde tenis topunu yakalaması için havaya dikey olarak atmayınız. 6.Köpeğiniz nefes almaya devam ediyor ancak zorlanıyor ve siz cismi göremiyor veya çıkarmakta zorluk çekiyor iseniz hemen veterinere götürün. ZEHİRLENME: Ani hareketsizlik,dengesizlik,kusma,ishal zehirlenme belirtisidir.Çeşitli birçok kimyasal madddeler zehirlenmeye sebep olabilir.Köpeğinizin neden zehirlendiğini araştırmak veterinere tedavi konusunda kolaylık sağlayacaktır. 1.Zehirlendiğine inandığınız yerden köpeği uzaklaştırın ve olası diğer hayvanlar ile çocukların başka bir zehirlenmeye sebep olmaması için çevre güvenliğini sağlayın. 2.Veterinere telefon ederek belirtileri söyleyin ve tavsiyelerini uygulayın. 3.Zehirlendiğine inandığınız maddeyi veya maddeleri veterinere söyleyiniz ve köpeğinizi ve sivas



KANGAL KÖPEĞİNİN VUCUD YAPISI

Kangal Köpeğinin yapısı: Aslanı andırır. En önemli özelliği kıvrımlı ve yukarı doğru kalkık ve halka biçimindeki görüntüsüdür. Kangal'larda kuyruğunun yukarı doğru kıvrımlı olması ve çok devirli olması üstün özellik sayılır. Kök kısmı kalın, uç kısmında çok ince olmayan kuyruğun rengi gövde renginden daha koyudur. Kök ve üst kısmının siyah kırçıllı, en ucunun beyaz veya siyah lekeli olması iyi özellik sayılır. 

Karabaşlık, yanı yüzün az veya çok karalığı ırkın belirli özelliğidir. Kangal'larda kafa iri başın alın kısmı geniş ve yüksek, çene kalın ve güçlü, dişler çok iridir. Çene ve burun orta uzunlukta, burun kısmı küt, kulaklar düşük ve büyükçe, yavru iken düz, ergenleşince dalgalı, orta boy üçgen şeklinde uçları yuvarlak kafasına yapışık ve sarkık görünümündedir. Göz etrafı siyahtır. Gözler oval, siyah ve kahverengi tonlarındadır. Boyun hafifçe eğik, güçlü ve adaleli, kısa ve kalın ense başa yakın genişliktedir. Gövde baştan sona bir kare şeklindedir. Gövde kirli beyaz ile grinin açık veya koyu tonlarındadır. Göğüs yüksek ve geniş olup, üst kısmı öne doğru bombelidir. Göğüs güçlü adaleli, hiçbir zaman şişman değildir. Kangal'lar dövüşürken bu göğsünü çok iyi kullanırlar. Dirsek hizasına kadar göğüs derin, karın hafif içine çekiktir. Kangal'larda bacaklar oldukça kalın, güçlü fakat önler kadar değildir. Kangal'lar dövüşürken ön bacaklarını kullanırlar. Ayaklar iri yapılı, kuvvetli parmaklar bombeli ve siyahtır. Ayakların tümü veya dizden yukarısı gövdesinin rengindedir. Bazılarında ayak pençesinin üstünde bir tırnak olur. Ön parmak 4 adet ve kalın küt tırnaklıdır. Tabandaki tırnaksız olan beşinci yassı parmak topuk görevini yapar. Bazen pençe tırnağı çift olabilir. Bu iyi bir özellik sayılır. Pençe ön ayaklarda olup, arka ayaklarında olmaması haline de çok rastlanır. Fakat çok fazla mahsur sayılmaz. Dört ayağın pençeli olması iyi özellik sayılır. Bel ve sırt yukarıdan aynı genişlikte ve oldukça geniş gövde renginden biraz koyu renkte bazen de seyrek siyah kıllarla kırçıllıdır. Post, sık, kısa ve yoğun tüy yapısına sahiptir. Vücut rengi bozdan çelik rengine kadar değişiklik gösterir. Göğüste beyaz bir madalyon bulunabilir. Yüzünce Kangal beni veya benleri ile üst damağındaki siyah leke Kangal'ın soy saflığının garantisidir. 

Kangal Köpeğinin Bedensel Ölçüleri: 

- Vücut ağırlığı özel bakımlı ve yetişkin Kangal'lar
Erkekler : 100 kg.
Dişiler : 75 kg.

- Kırsal alanlarda yetişkin Kangal'lar
Erkekler : 50-75 kg.
Dişiler : 40-60 kg.


- Düşey boy
Erkekler : 75-90 cm.
Dişiler : 70-80 cm.


Özel bakımlı yetişkin erkek 100 cm.yi geçebilir.

- Beden uzunluğu, boy uzunluğundan 0–15 cm. daha azdır. 


Tarım Bakanlığı, Tigem internet sitesinden alınmıştır.



Damızlık dişi ve erkek kangal seçimi;

Dişi damızlık kangal seçimi:

    Dişi damızlık kangal seçerken öncelikle kangal ırkının üstün vasıflarını taşımasına dikkat edilmelidir, vucut normal gelişimini tamamlamış ve sağlıklı olmalı kafa yapısı iri ve karabaş olmalı, vucut kare şeklinde orantılı olmalı, meme uçları düzgün ve sağlıklı görünmeli, kör olmamasına dikkat edilmeli.

    Her nekadar erkek genleri ağırlıklı olsada dişilerinde yavrunun genlerini etkilemektedir. Bu yüzden dişiler sağlıklı ve iri olmalıki yavrulara iyi bakabilsin ve türünü ilerki nesillere taşısın, iri ve sağlıklı olan bir dişi kangal bünyesi güçlü olduğundan hem gebelik dönemi hemde doğumdan sonra yavruların gelişimi için çok önemlidir.

   Kalıtsal hastalık sakatlık ve şekil bozuklukları bulunmamasına dikkat edilmeli. Bunların yanında ırkı özellikleri iyi huylu zeki kangalların seçilmesi yavrularında aynı özellikte olması için gereklidir.

   Erkek damızlık kangal seçimi:

   Erkek damızlık kangal seçerken hem fiziki hemde ırkı özellikleri çok önemlidir. Soy takibi olan kangallar ırkı özelliklerini kaybetmeden ileriki nesillere taşıyabilmektedir. Erkek kangal köpeklerinde fiziki olarak sakatlık ve kalıtsal hastalık olmamasına dikkat edilmeli.

    Damızlık erkek ve dişi olarak seçilecek kangallar türünün en iyi örnekleri olmasına dikkat edilmelidir.




Etiketler: orjinal kangal, kangal seçimisafkan kangal nasıl olmalıdamızlık kangal seçimi, sereceli kangal, tescilli kangal, yavru kangal seçimi,



KANGAL KÖPEKLERİ NASIL BİR IRKTIR ?

Kangal köpeklerini diğer köpek ırklarından ayıran özellikler nelerdir. Kangal köpeğinin koruma içgüdüsü: Kangal köpekleri diğer köpek ırkları gibi eğitime tabi olmayan doğuştan gelen ırkı özelliklere sahip hayvanlardır. Anadoluda yüzyıllarca insanlarla birlikte yaşamış onların sürülerini evlerini ve bulundukları alanları yırtıcı hayvanlardan ve dıştan gelebilecek tüm tehlikelere karşı korumuşlardır. Günümüzde kangal köpeklerinin önemi yeni anlaşılmaya başlanmış ve hak etti yere gelmiştir. Kangal köpeklerimiz için en büyük tehlikerin başında onların daha iri görünmesi adına farklı ırklarla çiftleştirilmesi ve ırkı vasıfların bu şekilde kaybolmasıdır. Kangal köpek sahibi olacak kişilerin öncelikle ırkı özelliklerine dikkat etmesi gerekmektedir. Her iri görünen köpek kangal değildir. Kangalın belli ırkı özellikleri vardır. Bunların başında onun üstün hisleri ve ırkı özellikleri gelmektedir. Görüntü olarak belli başlı özellikleri bulunmaktadır bunlar sırası ile Kuyruk yapısı: Yukarı doğru dik olmakta ve kıvrımlı yani simit kuyruk dedimiz biçimdedir. Kafa yapısı :Kafa alın siyah renkte, kulaklar kafaya yapışık ve üçgen biçimindedir, çene kuvvetlidir. (kangal köpeklerinde kulaklar kesilmekte ortalama beş yada altı aylıkken kesilir ve genelde kışa girerken yada ilkbahara denk getirilmetedir yazın sıcak olduğundan yara iyileşmez ve kurt düşebilir. Kulak kesmenin amacı kurtla boğuşma anında kulağından kaptırmasın diyedir. Egerki köpeğiniz koyun için alınmıyor bahçede yada alan koruması için alınıyorsa kulakları kesilmesine gerek yoktur. Özellikle Karadeniz bölgesinde aşırı yağış olmasından dolayı özellikle kulakların kesilmemesine dikkat edilmelidir.) Vucut yapısı: Kangal köpeklerinin vucut yapısı kaslıdır ve kare görünümlüdür. Genel olarak vucut rengi bozdan çelik grisine dönmektedir ancak kırçıl ve çapar dedimiz çeşitli renkleride bulunmaktadır. Göğüste madalyon ve ayaklarda beyaz çorabı andıran renk bulunmaktadır. Yine arak ayaklarda kurt pençesi dedimiz yada altı parmak denilen fazladan olan bir yada daha fazla tırnak buluna bilmektedir, bu kangallarda olduğu gibi av köpeklerinde ve sokak köpeklerinde bile bulunmaktadır onun için arka ayaktaki tırnak sayısı kangalın belirleyici özelliklerinde değildir. Bu şekilde ayırım yanılgıya sebep olabilmektedir. KANGALLARIN İNSANLARA KARŞI DAVRANIŞLARI Kangal köpekleri insanlara karşı özellikle sahibine çocuk ve kadınlara karşı oldukça uysaldır. Sahibinin ne zaman kızabilceğini nezaman sevdiğini anlayacak içgüdüye sahiptir. Yabancılara karşı bulunduğu alanı koruması bakımından ağrasif yapıya sahiptir ancak sahibi yanında iken sesini çıkarmayan tehlikenin kimden ve nezaman geleceğini önceden sezecek iç güdüye sahiptirler. Bulunduğu alanı çok iyi korumaktadır, diğer köpek ırkları ğibi öldürmek için saldırmaz etkisiz hale getirdiğinde başında bekleyerek sahibinin gelmesini bekler. KANGAL KÖPEKLERİNDE ÇİFTLEŞME Kangal köpekleri dişiler yılda iki kez çifleşme dönemine girerler (kızan dönemi) Erkek kangallar ise heran çiftleşmek için hazırdırlar. Kangal köpekleri kardeşler arasında çiftleşmez onların belirgin özellikleri arasındadır. KANGAL KÖPEKLERİNDE BESLENME Kangal köpekleri etobur hayvanlardır kemik ve et yiyerek beslenirler ancak yal dedimiz yiyecekler ve ekmek vb. yiyerekte beslenebilirler. Yetişkin bir kangal günde bir öğün yiyerek beslenebilir iri ırk olmasına karşın tüketimleri okadar fazla değildir. Bakımı kolaydır.                                                                                                                                 

sivas,kangalı,yavruları,fiyatları

sivas, kangalı ,kaç, para

sivas, kangalı,köpek,resimleri

satılık,kangal,köpekler

kangal,belgeselleri

kangal,yetiştirme,çiftliği

kangal,köpeyi

kangal,satış

saf ,kangal ,satılık

kangal, köpek, bakımı

akbaş, kangal ,satılık

6 aylık kangal yavruları

kangal köpeklerinin eğitimi

kangal ozellikleri

sivas kangal üretim çiftliği

sivas kangal yavruları fiyatları

sivas kangal yetiştirme çiftliği

sivas kangal isimleri

sivas kangal köpeği özellikleri

sivas kangal köpeklerinin resimleri

sivas kangal resim

kangal yavru bakımı

sivas kangal yavru fiyatları

saf kangal yavru fiyatları

satılık kangallar fiyatları

köpek fiyatları yavru

akbaş kangal fiyatları

köpek yavrusu fiyatları

kangal yavrularının fiyatları

satılık yavru köpekler ve fiyatları

satılık köpek yavrusu

köpek yavruları satılık

satılık yavru köpek

köpek yavru bakımı

sivas kangali resimleri

sivas kankal resimleri

sivas kangalının resimleri

sivas kangalının özellikleri

sivas kangallarının özellikleri

sivas kangali resmi

saf sivas kangalları

sivas kangal yavrusu satılık

kangal yavrusu fiyatı

ucuz kangal yavrusu

saf kangal yavrusu

sivas kangal yavrusu fiyatları

kangal köpekleri özellikleri

sivas kangal köpekleri özellikleri

güzel kangal köpekleri

saf kangal köpekleri

kangal köpekleri videosu

belgesel kangal köpekleri

sivas kanğal köpekleri

sivas kangalın özellikleri

satılık kopekler

yavru satılık köpekler

satılık yavru köpekler

satılık köpekleri

sivasta satılık

satılık yavru kangal fiyatları

yavru kangal fiyatlari

yavru kangal resmi

yavru kangal fiyatı

yavru kangal köpek bakımı

satılık cins köpekler

kangallar satılık

kangallar resimleri

sivas kangallarının resimleri

sivas gangal resimleri

sivas kangalı yavruları

sahibinden satılık sivas kangalı

kangal satışı

kangal resim

kangal köpeği bakımı

kangal köpek özellikleri

kangal ve yavruları

kangal köpeğin özellikleri

kangal köpeklerin özellikleri

satılık saf kangal

kangal belgesel

kangal köpeklerı

sivas kangal kopekleri belgesel

saf sivas kangal

sivas kangal köpeklerinin özellikleri

sivas kangal özellikleri

sivas kangal köpeğinin özellikleri

sivas kangal satışı

satılık saf kangal yavru

kangal yavru fiyatları                                                                                



KANGALLARIMIZI BEĞENİYORMUSUNUZ
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam115
Toplam Ziyaret183001
Yavru Kangal Köpek Malzemeleri
Satılık yavru kangal köpek  kulübesi



Satılık yavru kangal köpek tasma

Kangal köpek tasması, tork, çengel kurt için.



Satılık yavru kangal köpek maması