YAVRU KANGAL KÖPEK ÜRETİM ÇİFTLİĞİ SİVAS
                   Türk kangal   kangal kazakistan      kangal çin  kangal ingiliz                          
                         

                              YAVRU KANGAL Türkiye'nin KANGALI

Bu sayfada üyelere özel yazılar bulunuyor. üye girişi yaparak bu yazıları görüntüleyebilirsiniz.

Burayı tıklayarak üye girişi yapabilirsiniz.
Burayı tıklayarak üye olabilirsiniz.

                         DAMIZLIK DİŞİ KANGALLAR
Dişi kangallar erkek köpeklerimiz kadar  degerli ve üstün kangal ırkı ve vasiflarını taşımaktadır. Irkın temiz ve sağlam olması için dişi ve erkek damızlıklar özenle seçilmelidir.
    

 

  

    
 
   

        

       
          
             

                               



                                    YAVRU KANGAL KÖPEK ÜRETİM ÇİFTLİĞİ
                                               
                                                 DAMIZLIK ERKEKLER

Altta resimlerde görmüş oldugunuz safkan kangal ırkının özelliklerini taşıyan sertifikalı   damızlık erkek kangallarımızdır. Kangallarımız her yıl  en az 3 defa  kurt yıkmaktadırlar ve her yıl kaymakamlık tarafından ödül almaktadırlar.
 
Kangal yavrusu edinirken  öncelikle mutlaka  damızlık erkek  kangallardan mutlaka  yavrunun babasını görmeniz ve seçim yapmanız lazım.

   

                                                        
                                                         KARA
       

   

   
     
   
 
   
 
   
 
   

   
 
     
 
     
   
                                        

   

   

   

          
               
                   

                        

 



KANGALIN IRK ÖZELLİKLERİ

Kangal köpeklerinde belli özellikler bulunmaktadır, bu özelliklerin hepsi bulunmakla birlikte farklılıklarda olabilir.

Bunlar başlıca;

Kafa yapısı büyük çene küt ve kuvvetli dişler sivri ve sağlamdır. Göz kulak burun ve alın bölgesi siyahtır. Kulaklar kafaya yapışık üçgen biçiminde, çok uzun olmamaktadır. Gözler, kafaya göre küçük yuvarlak altın veya kahverengi olmakta keskin bakışlara sahiptir. Kangal köpekleri önden bakıldığında bir aslanı andıran gürünüme sahiptir. Boyun hafifçe öne egik güçlü ve adeleli bir yapıya sahiptir. Vucut kare şeklinde kaslıdır, şişman bir yapıya sahip değildir.  Ön ayaklar arka ayaklara göre daha kalın ve güçlüdür. Kuyruk yukarı doğru olmakla beraber normal zamanlarda aşağı doğru uyarıldığında yukarı doğru kıvrımlıdır. Renk ve post boz renkli olmakla beraber kırçıl siyahımsıda olabilir.

Vucut ağırlıkları ortalama erkeklerde 60 kg dişilerde ise 45 kg civarındadır.

Omuz yükseklikleri ortalama erkeklerde 85 cm dişilerde 65 cm civarıdır.

Günümüzde kangallar hakkında yanlış bilinen bazı gerçekler;

Tüm iri köpekler kangaldır ve tüm kangallar 90 cm omuz yüksekliğine sahiptir, altıparmak olamayan kangal degildir gibi yanlış bilinen gerçekler vardır. Önemli olan sağlıklı ve kangal ırkının üstün vasıfları taşımasıdır, aynı anne babadan doğan kangal yavrularının bazılarında çift tırnak olurken bazılarında olmamaktadır ve günümüzde sokak köpeklerinde ve av köpekerinde fazla parmak yani çift tırnak bulunmaktadır. Kangal araştırma merkezinin araştırmaları sonucu altı parmak sayısının gen bozukluklarından oluştuğu bilinmektedir.

Yine bir çok kişi daha iri kangal üretmek adına çeşitli ırklarla kangalları çiftleştirmekte ve ırkını bozmaktadır, oysaki kangalda bulunan özellikler dünyada hiçbir köpek ırkında olmayan özelliklerdir.

O yüzden kangal köpek ve yavru alırken saflığı bozulmamış kangalları tercih etmelisiniz biz Altınkangal köpek çiftliği olarak kangal köpek ırkının saflığını korumak adına tesislerimizi her geçen gün geliştirmekte ve gelecek nesillere nesli bozulmamış kangallar bırakmak için çalışmaktayız değerlerimize sahip çıkalım ve bu üstün ırkı koruyalım.





1 Yorum - Yorum Yaz

Kangalın insanlara karşı davranışı


Kangal köpeği sahibine bağlı,yabancı kişilere tepkilidir.Sorumlu olduğu bölgeye –insan dahil– hiçbir canlıyı sokmamaya çalışır.Sahibi yanındayken yabancı kişilere karşı fazla tepki göstermez.Davranış bozuklukları ve istisnalar hariç hemen saldırıya geçmez.Yabancı şahsı birkaç kez havlayarak bekler ve sahibinin komutunu bekler.

Kangal köpeğinin merhamet duygusu gelişmiştir.Normal şartlarda sahibi ve bakıcısına karşı saldırgan değildir.Savunmasız kişilere –özellikle kadın ve çocuklara karşı– uysal ve yumuşak davranır.kangalın iyi huylu olması büyük ölçüde büyüme dönemindeki yetiştirme şekliyle ilgilidir.İnsanlara ve çevreye alışması çok küçük yaşlarda başlar.Henüz gözü açılmamış eniklerin her gün itina ile sevilip okşanması,ileriki yaşlarda insanlarla daha iyi ilişki kurmalarına yardımcı olur.Yavru büyürken her aşamada ona sevgi ve şefkat ile yaklaşılmalı,nelerden hoşlanıp hoşlanılmadığı belirlenmelidir.Hatta ev ve bahçe ortamlarında yaşayan Kangal yavrularına belirli zamanlarda radyo ve televizyon dinletilmesi,onların sosyalleşmelerine yardımcı olur.Ancak tüm bu sosyalleştirme çalışmalarının bir disiplin içerisinde yapılmasına dikkat edilmelidir.

Bazı kimseler,bekçilik etmesi için yetiştirilen köpeklerin ıssız ve karanlık bir yerde dış ortamdan izole edilmiş şekilde yetiştirilmelerini tavsiye ederler.Bu tavsiyeye göre yetiştirilen köpeğin daha saldırgan olup daha iyi koruma yapacağını savunurlar.Halbuki bu şartlarda yetişen bir köpek yeterince güneş ışığı almadığı için sağlıksız olur.Ayrıca insanlarla sağlıklı iletişim kurmadığı için korkak ve ürkek tavırlar sergileyebilir yada aşırı ve hedefsiz saldırganlık gösterebilir.

Bekçilik için yetiştirilen Kangalın görevi,bulunduğu bölgeye yabancı kişilerin yaklaşması durumunda,onları havlayarak uyarmak ve yaklaşmamalarını sağlamaktır.Bekçilik görevi yapan köpekler için saldırma ve yaralama başvuracakları en son davranış şekli olmalıdır.İri ve güçlü bir köpek olan Kangalların yanlış yetiştirilme sonucu saldırganlaşması ve kontrolden çıkarak amaçsızca etrafa zarar vermesi,hem köpek hem de sahibi için tehlikeli sonuçlar doğurur.

Kangal,öldürmek için tasarlanmış bir hayvan değildir.Örneğin pitbull ırkı köpekler gibi öldürmek amacıyla saldırmaz.Bölgesine giden yabancı bir insana saldırmaya kalktığında bu kişi hareketsiz durur veya bulunduğu yere oturursa,Kangal bu davranışı teslimiyet olarak algılar ve sahibi gelene kadar yabancıyı hareketsiz tutmak için etrafında dolaşır.Bu davranış biçimi Kangalların insanlara öldürmek amacıyla saldırmadığına örnektir.Kangal,sahibini ve ailesini koruma görevini yerine getirirken iyi ve kötü niyetli insanları ayırt etme yeteneğine sahiptir.Eğer gelen kişinin kötü niyetli olduğuna inanırsa harekete geçer.Amacı öncellikle düşmanı eyleminden caydırmak ve uzaklaştırmak aksi takdirde teslim almaktır.Mecbur aldığında düşmana ciddi zararlar vermekten çekinmez ve bunu yapacak güce sahiptir.




0 Yorum - Yorum Yaz

KANGALIN DAVRANIŞ ÖZELLİKLERİ

Ortalama 300 başlık bir koyun sürüsünü korumak için ikisi erkek biri dişi olmak üzere en az üç yetişkin Kangal köpeğine gereksinim vardır,satılık sivas kangal köpekleri,Kangallar görevlerini genellikle çobandan bağımsız olarak yaparlar,satılık sivas kangal köpekleri,Sürüde en az bir dişi Kangalın bulunması gereklidir.Çünkü dişi köpekler dişi kurtlara karşı daha duyarlıdır.Analık içgüdüleri nedeniyle koruma duyguları daha da gelişmiştir,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Asılardan beri sürü koruma görevi yapan Kangal köpeğinde bu davranış içgüdüseldir,satılık sivas kangal köpekleri,Sürü koruma görevini yaparken farklı zamanlarda farklı davranış şekilleri gösterirler.Sürü meraya ilk çıktığı zaman köpekler sürüden biraz uzaklaşıp etrafı kolaçan ederler.Yaşlı ve deneyimli olanlar arada bir sürüyü kontrol ederler,satılık sivas kangal köpekleri,Genç ve deneyimsiz olanlar sürüden bira daha fazla uzaklaşabilirler,satılık sivas kangal köpekleri,Herhangi bir tehlike yoksa,sürü belirli bir yerde otlamaya başladığında genellikle sürüyü gözlemleyebilecekleri yüksekçe bir yerde yatarlar,satılık sivas kangal köpekleri,(Rüzgarın estiği yöne doğru sürünün farklı yerlerinde yatarlar.)Sürü herhangi nedenle ürkerse,yerlerinden ok gibi fırlarlar,sürüyü tehdit eden kurt gibi herhangi bir yırtıcı hayvan varsa aynı hızla onun peşinden koşarlar,satılık sivas kangal köpekleri,Kısa mesafede kurda kim yetişirse kurdun üstüne atlar (Kurda Çöker) ; Diğerleri de ona yardıma gelir.Kurda yetişme olayı sık görülen bir durum değildir.Genellikle kurt kaçar ve köpeklerde bir süre kovaladıktan sonra sürüye geri dönerler.Bazı köpekler ise inatla kurdun izini takip edip onu yakalamaya çalışır,satılık sivas kangal köpekleri,Kurt kovalayan bazı kangalların birkaç gün sonra sürülerine döndükleri görülmüştür,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Kurtlar genellikle koloni halinde yaşarlar.Dolayısıyla sürüye grup halinde saldırırlar,satılık sivas kangal köpekleri,Kurdu uzun süre kovalayan Kangallar,sürüyü savunmasız olarak bırakırlar,satılık sivas kangal köpekleri,Bazı kurtlar koloniden birini köpekleri peşine takması için görevlendirir,sonra farklı yönlerden sürüye saldırırlar,satılık sivas kangal köpekleri,Çobanların bu durumlar için önlem almaları gerekebilir.Bunlardan biri,köpeklerden bir veya ikisini yanında bağlı olarak yedekte tutmaktır,satılık sivas kangal köpekleri,Diğer köpekler kurdun peşine takılıp sürüden uzaklaşınca yedek köpekler devreye girer.Bu gibi Saldırıları önlemek,çobanın ve köpeklerin deneyimlerine bağlıdır.Daha önce bütün saldırılara mağruz kalmış köpekler kurdu bir süre kovaladıktan sonra geri dönüp sürüsünün çevresinde çark gibi döner ve etrafı araştırırlar.Köpekler geri dönerken bazen bir veya ikisi takibe devam eder,satılık sivas kangal köpekleri,Sürünün yanına dönen köpekler,sürüyü tehdit eden herhangi bir tehlike olmadığını görürse ve hala kurdun peşinde köpek varsa tekrar kurdun peşine düşerler.Köpeklerin bu davranışı,günün değişik zamanlarına göre farklılık gösterir,satılık sivas kangal köpekleri,Gündüz ısrarla kovalarken gece vakti kovalamada fazla ısrarcı olmaz ve sürülerinin başına çabuk dönerler,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Kurdu ısrarla takip eden Kangallar,saldırıyı püskürtüp kısa süre sonra sürünün yanına dönen kangallar kadar uzun ömürlü olmazlar,satılık sivas kangal köpekleri,Bunun iki nedeni vardır:Birincisi,kurt kapanı denilen tuzağa düşerek kurtlar ; ikincisi,diğer sürülerin köpekleri tarafından öldürülme olasılıklarının yüksek olmasıdır.Israrcı kangallar günün birinde kurtların bir davranış şekli olan ve kurt kapanı adı verilen tuzağa düşüp onlara yem olurlar,satılık sivas kangal köpekleri,Kurt kapanı;kurtlardan birinin sürüye yanaşıp köpeklerin dikkatini çekerek kaçması ve peşinden gelen köpeği sürüden uzak bir yerde,aile fertleri ile pusuya düşürüp öldürmesine denir,satılık sivas kangal köpekleri,


,satılık sivas kangal köpekleri,Kangalların diğer sürülerin köpekleri öldürülmesi olayında ise çobanların rolü büyüktür,satılık sivas kangal köpekleri,Bu çobanlar;kurt kovalarken sürüden uzaklaşan cesur bir Kangal köpeğine,dönüşte -koruyup kollamaları gerekirken-kendi köpeklerini saldırttırırlar. Bu ve benzeri olaylardaki çobanın davranışı,eğitimi ve bilinçli olması ile ilgilidir,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Kurdu çok uzun süre kovaladıktan sonra öldüren Kangallar da vardır.Bu uzun takipten sonra kurtlar kurtulsalar da takipte ısrarlı olan Kangalların koruduğu sürülere ikinci kez yanaşmazlar,satılık sivas kangal köpekleri,Sürü emniyetini elden bırakmayan ve kurdu kısa bir süre kovalayıp geri dönen Kangalların sürüleri ise kurt saldırılarına daha fazla maruz kalırlar,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Kurtlar yavrularını büyütünceye kadar,yerlerini belli etmemek için,yuvalarının etrafındaki sürülere zarar vermekten kaçınırlar,satılık sivas kangal köpekleri,Saldırılarını en çok gece ve sabahın erken saatlerinde yaparlar.Kurt saldırılarının ender görüldüğü gündüz vakitlerinde Kangallar,yarı uyku halinde dinlenmesi ile harekete geçerler,satılık sivas kangal köpekleri,Kangallar geceleri daha aktiftir ve sürü yatana kadar sürekli etrafında dolaşırlar;sürü yattıktan sonrada etrafında belirli bir konumda yatarlar,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Çoban,gece uyurken sürünün hareketlenmesi halinde uyanık için,sürü içinden kendine alıştırdığı bir koyunu eline bağlar,satılık sivas kangal köpekleri, Bu koyuna halk arasında''bağcak koyunu'' denir.Dinlenmekte olan sürü herhangi bir nedenle hareketlendiğinde bağcak koyunu da harekete geçerek çobanı uyandırır,satılık sivas kangal köpekleri,Çobanın herhangi bir sebeple sürüsünün yanında bulunmaması halinde bile,sürü hareket ettiği zaman,deneyimli ve iyi yetiştirilmiş Kangallar -çoban aramadan- sürüyle birlikte gider ve sürünün korunmasını sağlamaya çalışırlar,satılık sivas kangal köpekleri,İyi bir Kangal köpeği şartlar ne olursa olsun sürüyü asla yalnız bırakmazlar,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Kangallar sürüye yaklaşan yabancı insanlara karşı da sürüyü korurlar,satılık sivas kangal köpekleri,Yaklaşan bir yabancı gördüklerinde bir araya gelip havlayarak ona doğru koşarlar ve onu uyararak onu sürüden uzak tutmaya çalışılar,satılık sivas kangal köpekleri, Çoban müdahale etmez ve yabancı koşarak kaçarsa köpekler onu kovalar ve yaralanmasına neden olabilir,satılık sivas kangal köpekleri,Kangallarda bölge koruması ön plandadır.Sürüden uzak bir mesafeden geçen yabancılara sadece havlayarak varlıklarını bildirirler,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Sürüde kullanılacak Kangalların kardeş olmalarına özen gösterilmelidir.Çünkü kardeş birbirlerini daima kollar ve hiç bir durumda terk etmeler,satılık sivas kangal köpekleri,

,satılık sivas kangal köpekleri,Sürüde bulunan Kangallar arasında daima hiyerarşik bir düzen vardır,satılık sivas kangal köpekleri,En güçlü köpek sürünün lideridir.Doğal şartlarda dişi ile o çiftleşir.Aralarında kavga çıkan gençlere o müdahale edip ayırır,satılık sivas kangal köpekleri,Yemek aynı kaptan yenecekse önce o karnını doyurur.




0 Yorum - Yorum Yaz

( Yavru Köpeklerde Tuvalet Eğitimi )
Yavru köpeğin tuvalet alışkanlığını kazanması zaman alır. İki, üç aylık yavrudan tuvalet alışkanlığını kazanmasını kimse bekleyemez. Köpeğin tuvaletini nereye yapacağını öğrenmesi bazen altı aylık olana kadar, bazı ırklarda bundan da fazla sürebilir. Bazı kişiler İki, üç aylık yavruyu eve getirdikten sonra üç, beş günde tuvaletini öğrenmesini beklemektedirler. Bu imkansızdır. Köpeğin kasları güçlenmediğinden istese de tuvaletini tutamaz ve geldiği zaman yapmak zorundadır.


Bebeklerin de yürümeye başladıktan sonra altları bezlenmektedir, onlarında tuvalet alışkanlığını kazanmaları için belli bir süreye ihtiyaçları vardır. Bana çok sayıda e-posta ile bu konuda soru gelmekte ve yeni yavru alanlar köpeğin tuvaletini öğrenemediğinden ve evdeki pislikden şikayetci olmaktadırlar. Yavru büyütürken bu pisliğe katlanılması gerekmektedir. Eğer köpeğin tuvaletini öğrenene kadar geçecek olan üç, beş ay içinde bunlara dayanamayacaksanız yavru köpek almamalısınız.

Tuvalet eğitimine başlanmadan önce köpek sahibinin bilmesi ve daima göz önünde bulundurması gereken, köpek davranışlarını doğru olarak anlamak ve olayı köpeğin bakış açısından görmekdir. Köpek doğru ve yanlışı sadece tehlikeyi ve emniyeti öğrendiği zaman algılayabilir. Bir yerde köpek için doğru yada yanlış yoktur. Köpek kendisi için tehlikeli olarak bildiği şeylerden kendini sakınır, emniyetli olarak gördüklerini ise uygular. Köpeğe verilen ödüller, pozitif pekiştirmeler ona emniyeti; pozitif cezalandırmalar, negatif pekiştirmeler sakınması gerekenleri öğretir. 

Tuvalet eğitimi sırasında köpeğin tuvaletini yaptığı yer istenmeyen bir yer ise ve buraya tuvaletini yaparken yakalanmış ve cezalandırılmışsa bu yer onun için tehlikeli olarak algılanır. Bunun aksine tuvaletini yaptığı yer istenilen bir yer ise ve yaptığı anda ödüllendirilirse veya hiçbir ceza görmezse burası da onun için emniyetli bir yer olarak algılanır. Bunun yanında cezayı ve ödülü veren sahibin köpeğin tuvaletini yaptığı an yanında ve ona görünür olması veya olmaması köpeğin, sahibinin yokluğunda veya varlığında durumu emniyetli veya tehlikeli olarak algılamasına da yol açar. 

Bir kaç örnek vermek gerekirse köpek oda da tuvaletini yaparken yakalanıp cezalandırılırsa sahibinin yanında odaya tuvaletini yapmayı tehlikeli olarak algılayacaktır. Fakat sahibi oda da yokken yaparsa doğal olarak anında cezalandırılamayacağı için oda da sahibinin yokluğunda tuvaletini yapmayı emniyetli olarak algılayacak ve sahibinin yokluğunda tuvaletini yapmaya devam edecektir. Oda da sahibi varken gidip masanın altına veya koltuğun arkasına tuvaletini yapatığında ise sahibi tarafından görülmeyeceği için anında cezalandırılamıyacak, bu durumda da köpek oda da sahibi olsa bile masa altına ve koltuk arkasına tuvaletini yapmayı emniyetli olarak algılayacak ve yapmaya devam edecektir. Köpeğin tuvaletini yapmasını istediğimiz yer evin dışında ise her tuvaletini yaptığında ödüllendirilmesi ve bu davranışının pekiştirilmesi köpeğin dışarısını emniyetli olarak algılamasına neden olacaktır.

Tuvalet eğitiminde başarılı olmanın şartı köpeği devamlı gözetim altında tutmak ve tuvaletini yapacağı an anında müdahale etmektir. 

Köpeğinizi tuvaletini yapmak için dışarı çıkardığınız zaman onunla oynamamanız, gezmeye başlamamanız gerekmektedir. Köpeğin çişini ve kakasını yapana kadar bekledikten ve yaptığı anda ödüllendirdikten sonra oyuna ve gezmeye başlamanız köpeğin yaptığı bu davranışın arkasından ödül, oyun ve gezinti geleceğini bilmesi, evin dışına yaptığı tuvaletinin pekiştirilmesine neden olacaktır. Eğer köpeği dışarı çıkardığınızda önce gezdirir ve oynar tuvaletini yaptıktan sonra da alıp eve götürürseniz, köpek dışarı tuvaletini yapmasını oyunun bittiği ve eve girilme zamanının geldiği olarak algılayacağından dışarıda yapılan bu davranış pozitif pekiştirilemiyecek, hatta negatif cezalandırmaya dönüşecek ve dolayısıyla her dışarı çıktığında tuvaletini yapmakta gecikecek belkide sizin bu süreyi beklemeyip köpeği içeri almanıza neden olacaktır.

Yukarıda anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi köpeğe tuvalet eğitimi verilirken her eğitimde olduğu gibi istenen davranışlar ödüllendirilip pekiştirilecek ve istenmeyen davranışlarda daha yapılmadan önlenecek veya görmezlikten gelinecektir.

Köpeğin tuvaletini istenilen yerde yaptığı zaman ödüllendirilmez ise bu tuvalet eğitimi olmaktan çıkıp köpeği kendi başına bırakmak olur. Eğitimde mutlaka ödüllendirme (pekiştirme) olmalıdır.

Köpeğe vereceğiniz tuvalet eğitiminde uyulması ve uygulanması gereken bazı yöntemler ve araçlar vardır. Bunların başında kafes eğitimi gelmektedir.


YAVRU KANGALLARIN EĞİTİMİ

Köpeğin hayatında ilk onaltı hafta oldukça önem taşımaktadır.İlk yirmibir (21) gün boyunca yavrunun hafıza kabiliyeti neredeyse sıfır durumundadır.Yavrunun duyuları (görme,işitme,koklama ve ilk sosyal temaslar) ilk yirmibir(21) ve yirmisekizinci(28) günler arasında gelişmeye başlar,bu an içerisinde yavru kardeşlerine ve çevreye cevap vermeye başlar.Yirmisekizinci (28) günde yavrunun hafızası ve beyin fonksiyonları gelişmeye başlar. Yirmisekiz (28) ile kırkdokuzuncu(49) günler arası ise yavrunun sinir sistemi ve beyin formu erişkin bir köpeğin sahibi bulunduğu biçimi alır.Yedi (7) ile sekizinci (8) haftalar sevimli yavrunun kardeşlerinden ayrılarak yeni sahibine ve eve alışması için en uygun zaman olmaktadır.

Yavru köpek mutlaka annesinin ve kardeşlerinin yanında kalması, köpek olduğunu hatırlatan kuralların ve köpek davranışlarını öğrenmesi gerekmektedir.Eğer yavruyu annesinden ve kardeşlerinden çok erken ayırır isek yavrunun temeli olmadığı için hayata adepte olmakta zorlanacak ve sorunlar ortaya çıkacaktır.Bunu önlemek için yavru köpeğinizi mutlaka 7-8 haftalık   iken alınız.Bu süre içerisinde annesi ve kardeşleri ile birlikte  minimum dört,beş (4-5) hafta.Geri kalan üç( 3) haftanın ise  kardeşlerinin yanında oyun oynarak geçirdiğinden emin olunuz.

Yavru Sekiz (8) haftadan önce alınır ise:

Gereğinden önce kardeşlerinin yanından ayrılır ise, köpek kuralları ve kendini ifade etme bilincinden yoksun kalacağı için hemcinsleri ile olan ilişkilerinde ve hayata adepte olmada sorun çıkararak,muhtemelen kendine güveni olmayan bir köpek olacak.

Yavru Sekiz (8) haftadan sonra alınır ise:

Bu süreden sonra alınan köpek ise,eğer üretici tarafından sosyalleştirilmedi ise, insanlar ve şehir içinde karşılaşacağı durumlarda sorun çıkaracak yine topluma uyum sağlamakta zorlanaktır.

Ancak yavru üzerindeki olumsuz durumlar köpek sahibinin yavruya vereceği doğru şekildeki sosyalleşme eğitimi ile kolayca çözülebilir.

Doğumdan sonraki yedinci ( 7.) ve onikinci (12.)haftalar arasında yavru ile çok yumuşak ve eğlenceli bir şekilde oyun oynayarak ilk itaat komutları yavruya gösterilir.Yavru köpeğin genel karakteri onaltı (16.) haftasına kadar gelişme gösterecek ve bu ana kadar aldığı sosyal öğrenimler köpeğin karakterini belirleyecek. Bu haftalar içersinde  yavru köpeğiniz "Ana Okulu" eğitimindedir.Bir ana okulunda çocuklar nasıl oyuncakları ve arkadaşları ile oynayarak kendilerini hayata hazırlayacak birtakım bilgileri öğreniyorlarsa,biz de sevimli yavrumuza aynı şekilde davranarak onu hayata hazırlayacağız.

Köpeğiniz eve geldiğinde hemen ona bir tasma takın,tasma yoksa bir kurdele de kullanabilirsiniz.Yavru alışık olmadığı için ilk önce boynundaki bu tasmadan kurtulmaya çalışacak ve huzursuz görünecektir.Telaşlanmanıza gerek yok kısa sürede alışacak ve onunla yaşamasını öğrenecek.Sizin yapmanız gerek tek şey ise onu yatıştırmak ve rahatlatmak..Kesinlikle yavru boyun tasmasına alışmadan sevk tasması ile onu yürütmeyi denemeyin.Boyun tasmasına alıştıktan sonra sevk tasmasınıda alışması gerekecek.

Eğitime başlamadan önce ya da bunu düşünmeden önce kendimizi doğru çerçeve içinde değerlendirmeliyiz.Eğitime hazırmıyız? ruh  halimiz ne durumda?.Eğer bunları düşünürsek,eğitimi hem siz hemde yeni sevimli yavrunuz açısından daha basit hale getiririz ve tamamen sevgi dolu bir anlayış ve yöntemler ile amacımıza ulaşırız.Eğitimde sevimli yavrunun yaramazlıkları ve hataları sizi hemen kızdıracak ve strese sokacak ise,yavruya zarar verebilirsiniz ve karakterini zedeleyebilirsiniz..Yavruya gösterceğimiz davranışlar ne ise,yavruda bu davranışlara karşılık verecektir.Bu yüzden eğitim anında mutlaka pozitif yönde olmalı ve kalbiniz sevgi  ile çarpmalıdır,hiçbir zaman kontrolünüzü ve heyacanınızı kaybetmemelisiniz.Eğitim ikiniz içinde eğlenceli olmalıdır,eğer yavru kendini öğrenmeye hazır hissetmiyor ve heyecansız davranıyor ise hiçbir şey öğrenemeyecektir,eğer siz de aynı durumda iseniz hiçbirşey öğretemeyecekzsiniz.demektir. Köpeğin geliştirmesini istediğimiz özelliklerine zarar verecek hareketlerden kaçınmalı ve köpeğimizi de bu hareketleri yapacak kişi ve olaylardan korumalıyız.Eğitime başlamadan önce neyi nasıl   öğreteceğinizi  kararlaştırmalısınız.

Genel eğitim için ana kural tutarlılık ve uyumdur,eğitim sizin düşündüğünüz gibi hızlı ve kolay olmayabilir.

Her komut için ayrı bir sözcük seçmeli ve sözcüğü herzaman aynı tonda ve yükseklikte kullanmalısınız,ayrıca yine her komut için belirli bir işaret kullanmalısınız,örneğin "otur" komutunu verdiğiniz aynı anda kolunuzu  yukarı kaldırabilir ya da başka bir hareket seçebilirsiniz.Bu hereketi ise her komut verdiğiniz anda uygulamalısınız böylece yavrunun sadece sözcüklere değil,işaretlerede cevap vermesini sağlayabilirsiniz.Eğer her defasında değişik sözcükler kullanır veya hareketleri değiştirirseniz yavrunun kafası karışabilir, komuta cevap vermez veya geç cevap verebilir.Örneğin "gel" komutunu öğretirken yine aynı tonda ve işaretle bu komutu yavruya vermelisiniz,yavruya komutu verdiğiniz zaman yavrunun size gelmesini beklemelisiniz,eğer yavru size doğru gelirken onu durdurur veya siz ona doğru giderseniz yavruya yanlış şeyler öğretebilirsiniz ve kafasının karışmasına sebep olursunuz.Yavru zaten size doğru istekli bir şekilde gelecektir,ancak siz onu yarı yolda durdurduğunuzda  yada siz ona doğru yöneldiğinizde yavru "gel" komutunun anlamını yarı yola kadar gelmek olduğunu ve bukadarının yeterli olduğunu düşünecek, komuta tamamıyle cevap vermeyecek ya da komutu umursamayacaktır.Ayrıca uyguladığınız metodu eğitim boyunca kullanmalısınız bunun için doğru metod ile başlayın ve bu metod da değişiklikler yapmayın.Bu değişikler de yavrunun kafasını karıştırmak için yeterlidir.Evdeki her birey bu kuralı anlamalı ve komutları sizin uyguladığınız gibi uygulamalı ve köpeğe zarar verecek davranışlardan kaçınmalıdır.Aslında köpeğin eğitimi ile sadece bir kişinin ilgilenmesi diğer bireylerin ise size yardımcı olması daha iyi bir sonuç verecektir.

 Yavruyu izleyerek davranışlarının ne anlama geldiğini, size ve komutlara nasıl cevap verdiğini anlamaya çalışın,köpeğiniz için doğru olan ödülü bulmaya çalışın.Bazı yavrular sizin sevginizi lezzetli bir yiyeceğe tercih ederler,bazıları ise yiyeceğe karşı iyi cevap verebilirler.En iyisi yiyeceği fazla kullanmadan ikisini birden uygulamaktır.Eğitim anında yavruyu kontrol altında tutmaya çalışır iken,eğitim sonrasında sözcüklerinize ve hareketlerinize dikkat edin.eğitimin ilk zamanlarında köpeğinizin kontrol edemediğiniz hareketleri için komut vermekten kaçınınız.Eğitim anı boyunca köpeğiniz yanlış bir hareket yaptı ve siz yavruyu o an için  yatıştıramıyor iseniz yavruya hiçbir komut vermeyiniz,bunun yerine yavruya yaklaşarak hareketi durdurun ancak köpeğin peşinden koşmayın,onu yakalamak için girişimde bulunmayın.Köpeğinize asla vurmayın ve bağırmayın,davranışlarımızı kontrol ederken,ileriki zamanlarda eğitimi modifiye edeceğiz ve köpeği kontrol altına almak için  zaman zaman sesimizi yükselteceğiz.  

Eğitim anlarını kısa tutmalısınız.Köpekler özellikle yavrular eğitime gösterdikleri dikkatlerini uzun süre koruyamamakta ve kısa süre içinde sıkılmaktadırlar bu an içerisinde dikkatlerini başka bir olay için yoğunlaştırır ve komutlarınıza cevap vermek istemez.

Doğal ve özgür hayatında bile bir kelebeği beş dakika veya daha az bir zaman içerisinde takip eder,sonra bu oyundan sıkılarak dikkatini başka bir yöne örneğin bir kuşa yönelterek onu takip etmeye başlar.Eğitim için şu kural geçerlidir "Köpek çabuk ateşlenir ama hızla ilgisini kaybeder". Unutmayın eğitim köpek için herzaman heyacanlı ve eğlenceli olmalıdır.Bu yüzden eğitim süreleriniz ilk başlarda 5 dakika iken ileriki günlerde 10-15 dakika sınırını aşmamalıdır.10-15 dakikalık eğitim erişkin köpekler içinde sınırdır.Bu süreyi aşar ve köpeğinizi sıkıntıya sokar iseniz köpeği eğitimden soğutur ve komutların geriye yürümesine sebep oabilirsiniz ve gelecekteki eğitim dönemleri için de köpeğe yanlış ipuçları verebilirsiniz.En iyisi köpeği günde 10 dakika çalıştırmak ve haftada 60 dakikalık süreyi aşmamak.Eğitim döneminin başlangıcı içinde yavruyu gürültülü ve yavrunun ilgisini dağıtacak diğer ortamlardan minimum uzak tutarak eğitmelisiniz ki yavrunun ilgisi üzerinizde olsun.Yavru komutlara cavap vermeye başlayınca onu ilgisini dağıtacak yerlere götüreceğiz ve burada eğitime devam edeceğiz. 

Bazı zamanlar dönemlerinden  farklı olarak köpeğinizin kendini rahat hissetiği anda ek olarak eğitime zaman ayırabilirsiniz.Ayrıca gün içinde olan fırsatlar içinde de  komutları tekrarlamalısınız.bu fırsatlar özellikle yavruyu besleyeceğiniz anlar olacaktır.Aç olan yavru köpeğiniz mama kabına koyulan mamanın sesini duyunca size doğu gelecektir,bu anda sizde "gel" komutunu kullanabilirsiniz,yavruya yemeğini sunmadan önce mama kabını biraz yüksekte tutar iseniz yavru oturacaktır bu an içinde de  "otur" komutunu kullanabilirsiniz.Gün içinde köpeğin iç güdüsünü kullanarak yaptığı hareketleri de takip ederek,o an içinde seçtiğiniz sözcükleri kullanarak yavrunun yeni sözcükler öğrenmesine olanak tanıyabilirsiniz.Örneğin yavru tuvaletini yaparken,seçtiğiniz bir sözcüğü yavru ile göz temasını korurken tekrarlarsanız yavru köpeğiniz ileride, kullandığınız sözcüğü duyunca tuvaletini yapacaktır,tabii ihtiyacı olduğu zamanlarda.   

Ödül ise oldukça önemlidir.Yalnız eğitim anında köpeğe fazla ödül vermekten kaçınmalısınız.Ödül eğitimde köpeği teşvik etmek ve  hareketlerinin doğru olduğunu anlatmak için verilir.Yukarı da da değindiğim gibi köpeğimize çeşitli şekillerde ödül verebiliriz.Bazılarımız sadece yiyecek veririz,bazen "Aferin" ve "Güzel köpek" sözcüklerini kullanırız,bazı zamanlar ise ki en çok kullandığımız olanı köpeğimize dokunduğumuz ve onu sevdiğimiz anlardır.Bu yöntemlerin hepsi de iyi çalışır çünkü hepsi o an yavruya  iyi yolda olduğunu anlatır ve sevimli yavrumuz hareket ile ödül arasında bağlantı kurarak birdaha ki sefere ödül almak için ne yapacağını anlamaya başlar.Burada önemli olan yavrunun yalnızca doğru hereketleri karşılığında ödül aldığını farketmesidir.Köpeğimize aşılamamız gereken "Sen şimdi doğru şeyler yapıyorsun ve bundan oldukça mutluyum bu yüzden seni seviyorum ve ödüllendiriyorum" olmalıdır.Köpeği severek ödüllendirmemiz onun için en büyük ödüldür,ama yavrunun sevgiyi ödül olarak alması için her zaman köpeğimizi sevmememiz gerekir..Köpeğiniz doğru bir hereket yaptı ve siz onu vakit geçirmeden ödüllendirmek istiyorsunuz hemen köpeğinizle övgü dolu ses tonu ve sözcükler ile konuşun ve onun kulak arkasını,sırtının kalçaya yakın kısmını,çene altını ve göğsünü kaşırmış gibi sevmeye başlayın.Bu noktalara dokunmamızın bir anlamı var elbette.Köpek bu noktalara ulaşamamakta ve sevdiği bir kişinin bu noktalara dokunmasından ve kaşımasından memnun olmaktadır.Yavru veya erişkin köpeğiniz bu tipte bir ödül için bazen yanınıza gelir ve sizden biraz kendisini kaşımanızı isteyebilir.  
 
 Her eğitim dönemi köpeğin eğitime hala istekli olduğu an ve en iyi yaptığı hareket ve ödül ile bitirilmeli ki yavru diğer bir seansa yine mutlu başlasın ve eğitimin eğlenceli olduğunu düşünsün.Eğer yavruya kızarak eğitimi sonlandırır isek yavru eğitime karşı cephe alabilir ve bu anlardan hoşlanmaz ayrıca sahibinin isteğini yapamadığı için üzülür.

Köpek, sahibinin neşeli olduğu  ve kendisine sevgi, ilgi gösterdiği zamanlar mutlu olur.Eğitim anında ve sonundaki ruh halimiz onun için çok önemlidir.

Sosyal Bir Yavru.

Yavru köpeğiniz tamamiyle sosyal bir köpek olmalı ve davranış sorunları bulunmamalı.Bu yüzden İleride sorunsuz bir köpek sahibi olmak istiyorsanız sosyalleşme eğitimine oldukça önem vermelisiniz.Bu konu ile ilgili bilgileri sosyalleşme eğitiminin anlatıldığı sayfalarda bulabilirsiniz.

Sevk Tasması İle Yürüme

Yavru tamamiyle boyun tasmasına alıştıktan sonra.Sevk tasmasını kullanarak birlikte yürüyebilirsiniz.Yine yavrunun alışması için ona zaman vermelisiniz.Yavru geride kaldığı veya yürümek istemediği zamanlarda onu çekiştirmeyin.Elinizde köpeğinizin sevdiği yiyeceklerden ve oyuncaklardan bulundurarak köpeğinizi size gelmesi için  teşvik edin,yavru yanınıza geldiği anda bolca ödüllendirin.Kısa bir zaman sonra sevk tasmasını  çıkararak   oyun oynayın ve daha sonra tekrar tasmasını takın.Dikkat edeceğiniz nokta hiçbirzaman yavrunun tasmayı oyun oynamak için ısırmasına izin vermemek.Sevk tasmasını köpeğinizin   hayatı boyunca kullanacaksınız.Ayrıca temel itaat eğitiminde köpek tasma ile eğitimine başlayacak ve hataları tasma ile düzeltilecek.bu yüzden sevk tasması onun için bir oyun aracı değil tam aksine itaat anlamı taşımalı.

Kemirme.

Bütün köpek yavruları birşeyler kemirmeye bayılır.Bu şeyler ayakkabılarınız,terlikleriniz hatta halınızın ve koltuğunuzun köşesi olabilir.Yavru köpekler  keşfetmek için duyu organlarını kullanırlar.Eğer yeni bir şey ile karşılaşır iseler ilk önce koku duyularını harekete geçirirler,daha sonra ise bu eşyanın  tadına bakmak isterler. İşte ne olursa burada olur ve bazı eşyalarınız yavrunun  keşfetme isteğinin kurbanı olur.Kemirmenin diğer bir sebebi de aynen bebeklerde olan dişeti kaşıntısıdır bu kaşınma süt dişlerini kaybeden ve yerine kalıcı dişeri çıkmaya başlayan 4-5 aylık yavrularda görülür.

Yavrunun bu davranışını çok kolay önleyebilir ve eşyalarınızı daha uzun yıllar koruyabilirsiniz.Eğer yavrunun birşeyler kemirdiğini görür iseniz hemen yavrunun yanına giderek "Hayır" sözcüğünü kullanın ve ona kemirmesi gereken şeylerin oyuncakları olduğunu anlatın.Hemen oyuncağını köpeğe sunarak onunla heyacanlı bir şekilde oynamasını sağlayın.Amacımız burada ilgisini eşyalarımızn üzerinden alıp oyuncağa yönlenmesini sağlamaktır.Gün içinde yavruya vakit harcatacak olan kemikleri de unutmamalısınız.Dikkat edeceğiniz bir nokta yavrunun kemirdiğini gördünüz an onu engellemektir.Eğer yavru bir eşyayı 5-10 dakika önce kemirmiş ve şu an size masumca bakıyor ise ona kızmanızın  ve ceza vermenizin hiçbir anlamı olmayacaktır.Bir başka nokta ise yavrunun sizin ile oyun oynamasına izin vermemektir yani şu şekilde,diyelim ki yavru terliğinizi ısırmış ve keyiflice bu terliği kemirmekte siz durumu farkettiniz ve terliği elinden almak için yanına gittiniz bu arada köpeğiniz terliğide alarak evde koşuşturmaya başladı ve biryerlere saklandı.Eğer sizde bu koşuşturmaya katılıp yavruyu yakalamak isterseniz siz de yavrunun bu oyununa  katılmış oluyorsunuz.,tabii yavru ise sizinde oyuna katılmanızın heyacanı içinde oluyor.Eğer yavru böyle bir hereket yapar ise peşinden koşmayın ve onu yakalamaya çalışmayın.Tam aksine köpeğin sevdiği oyuncağı yerinden çıkararak köpeğe gösterin ve yanınıza gelmesi için onunla sakin bir ses tonu ile konuşun yavru yanınıza geldiği anda onu yeni oyuncağı ile ödüllendirin ve sevin terliği ise yavrunun ulaşamayacağı bir yere kaldırın ve birdaha yerde bırakmayın.

Isırma.

Yavrunun en çok hoşlandığı şeylerden biri de ısırmaktır.Elinizi veya elbiselerinizi doymak bilmeyen bir hırs ile ısırır.Buna kesinlikle izin vermemelisiniz.Çünkü elinizi ısırarak köpeğiniz sizinle küçük bir liderlik yarışına girmiş ve gücünü size oyun ile karışık olarak kabul ettirmek istiyor.Kardeşleri arasında da böyle oyunlar oynamıştı,ilk önce küçük ısırış oyunları ile oynayan kardeşler bir anda sertleşirler ve küçük bir kavgaya başlarlar.Bu an içerisinde gücünü diğer üyeye kabul ettiren kardeş artık onun üstü durumundadır,diğer kardeş ise bu üyeye boyun eğer.İşte köpeğiniz sizin elinizi ısırmak ile bu oyunun devamını sizinle oynamaktadır.Hem bu yüzden hem de insanları ısırmanın kötü bir şey olduğunu öğretmek için köpeğinizin elinizi ısırmasına kesinlikle izin vermemelisiniz.Köpek eliniz yerine oyuncakları ile oynamalıdır.

Köpek oyun esnasında elinizi ısırdığında "Hayır" sözcüğünü fazla sert olmadan kullanın ve köpeğin burnuna işaret parmağınız ile küçük bir vuruş yapın , ayağa kalkın ve oyunu kesin,yavrunun bu işin nekadar eğlenceli olduğuna dair düşüncelerine fırsat vermeyin.Eğer yavru oyuna devam etmek istiyor ve eskisinden daha hırçın bir biçimde elinizi ısırmak istiyor ise onu hemen kafesine veya kutusuna götürün ve ağlamasına cevap vermeyin.Yavru yatıştığı zaman ise onunla tekrar oyun oynayabilirsiniz.



Köpeklere Zeka Testi

İnsanların, köpeklerindeki zeka belirtilerini merak ediyor olması son derece doğalbir yaklaşımdır,satılık kangal, En sönük duran köpeğin bile, zaman zaman davranışlarında pırıltılar gözlemlenebilir,satılık kangal, Zeka insanlarda olduğu gibi köpeklerde de çevresel faktörler ve eğitim yardımıyla belli ölçülerde şekillendirilebilir ve geliştirilebilir,satılık kangal, The Intelligence of Dogs kitabının yazarı Stanley COREN’e göre köpeklerde tek tip zeka yoktur.

COREN zekayı üç şekilde açıklamıştır:

Adaptif Zeka (Adaptive Intelligence)

İçgüdüsel Zeka (Instinctive Intelligence)

Egitim, İtaat ve Çalışma Zekası (Training & Obedience Intelligence)


Stanley COREN, yazdığı kitaplarda zekanın çoğunlukla ırk karakteristiğine bağlı, ancak bireysel olarak köpeğin kendisiyle de ilgili olduğunu açıklamaya çalışmıştır,satılık kangal, Kitapları kendisi gibi köpekler üzerine çalışmalar yapan birçok bilim adamı tarafından, karşı tezler sunularak eleştirilmiş olsa da COREN, net olarak ölçülemeyen zekanın genelleme yapmakta yardımcı olduğunu ileri sürmekte ve bireylere göre büyük farklılıklar gösterebileceğini de kabul etmektedir. ,satılık kangal,

Adaptive Intelligence, köpeğin, öğrenme ve problem çözme yeteneği ile birlikte kazanabileceği bilgi ve becerilere dayanan bir zeka tipidir,satılık kangal, Her zeka tipinde olduğu gibi zeka, ırksal özelliklere bağlı olsa da, adaptif zeka çoğunlukla bireysel olarak köpeğin kendisiyle ilintilidir,satılık kangal,

İkinci tip ise Instinctive Intelligence denen köpeğin genetik kodlarında var olan ve hiç yada, çok az eğitim gerektiren, doğuştan gelen davranış ve becerilere dayalı zeka tipidir.,satılık kangal,

Diğer bir zeka tipi ise, köpek ırklarında zeka sıralamasının yapılmasında yararlanılan ve, çoğunlukla ırk karakteristiği üzerine dayalı olan Eğitim, İtaat ve Çalışma zekasıdır.,satılık kangal,

Köpeğinizi bireysel olarak gözlemleyebileceğiniz adaptif zeka, iki ana bileşene sahiptir,,satılık kangal,

Birincisi köpeğin yeni ilişkileri öğrenme oranının gözlendiği Öğrenme Kabiliyeti, diğeri de şartlardan ve sonuçlardan edinilen kazanımları değerlendiren Gözlemsel Öğrenme’dir.,satılık kangal,

Bu temel bileşimlere ek olarak adaptif zekada, çevresel öğrenme, sosyal öğrenme, lisan idrakı ve görev öğrenimi de rol oynamaktadır. Bunların şekillenmesine yön verende köpeğin doğasında bulunan kısa dönem hafıza, uzun dönem hafıza ve problem çözme yeteneğidir.,satılık kangal,

İnsanlarda “zekanın aşk ve sevgi için bir gereklilik olmadığı”’ndan yola çıkarak, köpeğinizin adaptif zekasını ölçmenize yardım etmek ve hoş bir zaman geçirmeniz amacıyla hazırlamış olduğumuz bir test bulunmaktadır.,satılık kangal,

Şunu hiçbir zaman unutmayınız, köpeğiniz bir dahi olmayabilir, ama her canlı kendi ihtiyaçları için ondan beklenmeyecek kadar büyük yetenekler sergileyebilir.,satılık kangal,

Acaba siz buzdolabının kapısını açabilen, evdeki elektrikli aletleri kullanabilen hatta kredi kartınızla alışveriş yapıp ekonominizi çökertebilecek zekaya sahip bir köpek istiyor musunuz? Bir daha düşünün o zaman!

Test kuralları ve uygulamayı kolaylaştıracak öneriler:

1. En az 1 yaşında ve son 3 ayını sizinle geçirmiş, kendinize ait olan köpeği kullanın.,satılık kangal,

2. Bu testleri köpeğinize bir oyun modunda düzenleyin ,satılık kangal,

3.Serinkanlı olun, sesinizi yükseltmek, aşırı heyecan veya bıkkınlık benzeri tepkiler vermeyin,satılık kangal,

4. Testleri sadece 1 veya 2 kere puanlama amacıyla uygulayın ,satılık kangal,

5.Testler bağımsız olarak ve istenilen herhangi bir sıralamada yapılabilir. Testler çoğunlukla yiyecek üzerine dayandığından, testlerin ayrı ayrı zamanlarda yapılması köpeğin yiyecekten bıkmaması, motivasyonunu kaybetmemesi ve yorulmaması için daha doğru olur.,satılık kangal,

TEST 1

Bu test köpeğinizin problem çözme yeteneğiyle ilgilidir ,satılık kangal,

Test için yapmanız gerekenler:,satılık kangal,

Boş bir karton veya teneke bir kutu ,satılık kangal,

Köpeğinizin sevdiği bir ödül maması, peynir parçası veya benzeri bir yiyecek olabilir.,satılık kangal,

Süre ölçmek için bir kronometre veya saat ,satılık kangal,

Uygulama:

1. Köpeğinizi oturtun, oturduğu yerde beklemiyorsa birisinin yardımıyla kayışından tutarak beklemesini sağlayın,satılık kangal,

2. Ödül için hazırladığınız mamayı köpeğe gösterin ve koklamasını sağlayın,satılık kangal,

3. Köpek mamayı algılayıp ona odaklandığında 2 metre kadar uzağında yere bırakın ve elinizdeki kutuyu üzerine kapatın,satılık kangal,

4. Zamanı başlatın ve köpeği yiyeceği alması için motive etmeye çalışın,satılık kangal,

Değerlendirme:,satılık kangal,

Köpek 5 saniye içerisinde kutuyu devirip altındaki mamaya ulaşıyorsa ,satılık kangal,

5 puan ,satılık kangal,

Köpek 5 ila 15 saniye içerisinde kutuyu devirip mamaya ulaşıyorsa,satılık kangal,

4 puan ,satılık kangal,

15-30 saniye arası ,satılık kangal,

3 puan ,satılık kangal,

30-60 saniye arası ,satılık kangal,

2 puan ,satılık kangal,

Köpek 60 saniye süresince kutunun etrafından dolaşıp, koklayıp hala ödüle ulaşmamışsa ,satılık kangal,

1 puan ,satılık kangal,

TEST 2 ,satılık kangal,

Bu test köpeğinizin problem çözme yeteneğinin başka bir şekilde sınanmasıdır.,satılık kangal,

Test için yapmanız gerekenler: ,satılık kangal,

Büyükçe bir havlu veya örtü ,satılık kangal,

Süre ölçmek için kronometre veya saat ,satılık kangal,

Uygulama: ,satılık kangal,

1. Köpeğiniz uyanık ve aktif durumda olmalıdır.,satılık kangal,

2. Köpeğin havlu veya örtüyü koklamasını sağlayın ,satılık kangal,

3. Hızlı fakat yumuşak bir şekilde köpeğin kafasını ve omuzlarını kapayacak şekilde havluyu üzerine bırakın ve hemen zamanı çalıştırın. ,satılık kangal,

Değerlendirme: ,satılık kangal,

Köpeğiniz 5 saniye veya daha kısa bir sürede havluyu üzerinden atıyorsa ,satılık kangal,

5 puan ,satılık kangal,

5 ila 15 saniye arası ,satılık kangal,

4 puan ,satılık kangal,

15 ila 30 saniye arası ,satılık kangal,

3 puan ,satılık kangal,

30 ila 60 saniye arası ,satılık kangal,

2 puan ,satılık kangal,

Köpeğiniz 60 saniye sonunda hala havluyu üzerinden atmamışsa ,satılık kangal,

1 puan ,satılık kangal,

TEST 3 ,satılık kangal,

Bu test köpeğinizin sosyal öğrenme yeteneği ile alakalıdır ,satılık kangal,

Test için yapmanız gerekenler: ,satılık kangal,

Gülümseme yeteneğinizi kullanın ,satılık kangal,

Uygulama: ,satılık kangal,

1. Köpeğinizin sizden 2 metre kadar uzakta oturduğu bir anı yakalayın ,satılık kangal,

2. Köpeğe kesinlikle otur veya bekle komutu verilmemiş olmalıdır. ,satılık kangal,

3. Köpeğinizin size baktığı bir anda, gözlerinizi gözlerine dikerek sizde ona bakın. İçinizden 3’e kadar sayıp, gülümseyin ,satılık kangal,

Değerlendirme:,satılık kangal,

Köpeğiniz kuyruğunu sallayarak hemen yanınıza geliyorsa ,satılık kangal,

5 puan ,satılık kangal,

Köpeğiniz kuyruğunu sallamadan, çok yavaş yada yolun yarısına kadar geliyorsa

4 puan

Köpeğiniz doğruluyor veya oturma pozisyonuna geçiyor ama size doğru gelmiyorsa

3 puan

Köpeğiniz sizden uzaklaşıyorsa

2 puan

Köpek hiç tepki vermiyorsa

1 puan

TEST 4

Bu test, biraz daha zorlaştırılmış problem çözme testidir. Köpeğin hareketli objeler üzerinde kullanacağı zeka ile alakalıdır.

Test için yapmanız gerekenler:

Bir küçük el havlusu veya örtü

Yeterli büyüklükte ve köpeğin sevdiği bir ödül maması veya bisküvisi.

Süre ölçmek için kronometre veya saat

Uygulama:

1. Köpeğinizi oturtun, kendisi oturmuyorsa başka bir kişinin yardımıyla tasmasından tutturarak oturmasını sağlayın.

2. Yiyeceği köpeğe gösterin ve koklamasını sağlayın

3. Köpeğiniz yiyeceğe ilgi gösterdiğinde, 2 metre kadar uzaklıkta bir mesafede yavaşça yere koyun ve köpeğin göreceği şekilde üzerini havlu ile örtün.

4. Zamanı başlatın ve köpeğinizi saklanan yiyeceği alması için motive edin.

Değerlendirme :

Eğer köpeğiniz havlu altına saklanmış yiyeceğe 15 saniye veya altında bir sürede ulaşıyorsa

5 puan

15 ila 30 saniye arasında ulaşıyorsa

4 puan

30-60 saniye arası

3 puan

Eğer köpeğiniz yiyeceği almak için çaba sarf ediyor ancak alamayıp vazgeçiyorsa

2 puan

Köpeğiniz 2 dakika içerisinde almak için dahi bir çaba sarf etmiyorsa

1 puan

TEST 5

Bu test köpeğinizin problem çözme ve manipülasyon yeteneği ile alakalıdır

Test için yapmanız gerekenler

Alçak, masa benzeri bir düzene ihtiyacınız olacaktır. Bunu, kitap ve benzeri çeşitli malzemeleri yükseklik sağlaması için, büyükçe bir tepsi ve benzeri bir malzemeyi de üzerini örtmek için kullanabilirsiniz.

Oluşturduğunuz masa şeklindeki düzenek köpeğinizin başının giremeyeceği kadar alçak, ancak patisinin gireceği kadar yüksek olmalıdır. 5-10 cm arası. Köpeğin kafa ve pati büyüklüğüne göre ayarlayın.

Ödül bisküvisi veya köpeğinizin sevdiği bir yiyecek.

Süre ölçmek için kronometre yada saat

Uygulama:

1. Yakın bir mesafeden köpeğinizin sizi seyrediyor olmasını sağlayın

2. Yiyeceği köpeğinize gösterin ve koklamasını sağlayın

3. Köpeğiniz yiyeceğe konsantre olduktan sonra, yiyeceği kurduğunuz düzeneğin altına ve uygun bir uzaklığa doğru iterek koyunuz. (Patisiyle kolayca değil ama biraz uğraşıp alabileceği kadar ortaya itin)

4. Zamanı çalıştırın ve köpeğinizi yiyeceği alması için motive edin.

Değerlendirme

Köpeğiniz yiyeceği 60 saniye veya daha az bir sürede bulunduğu yerden alabiliyorsa

5 puan

1 ila 3 dakika arasında

4 puan

Köpeğiniz burnuyla çaba gösterip, yada patisiyle uğraştığı halde 3 dakika sonunda hala yiyeceği alamadıysa

3 puan

Köpeğiniz patisini kullanmayıp, burnuyla 1-2 teşebbüste bulunup vazgeçtiyse

2 puan

Köpeğiniz 3 dakika sonunda hiçbir teşebbüste bulunmadıysa

1 puan

TEST 6

Bu test lisan algılaması ile alakalıdır

Test için yapmanız gerekenler

Çeşitli kelimeler ve köpeğin ismi

Köpeğinizin bir ismi olmalı (en azından bildiğini düşündünüz bir isim)

Uygulama

1. Köpeğiniz size 2 metre mesafede rahat bir şekilde duruyor olmalı.

2. Köpeğinize normal bir ses tonuyla “buzdolabı” diyerek seslenin

Değerlendirme

Köpek size doğru gelmek üzere bir tepki veriyorsa

3 puan

Köpek size doğru gelmiyorsa başka bir bilmediği yeni kelimeyle yeniden çağırın (masa, sandalye vb) bu durumda eğer köpek gelirse

2 puan

Köpek buna rağmen gelmiyorsa o taktirde adıyla çağırın, köpek yanınıza geliyorsa

5 puan

Köpek hala gelmiyorsa adıyla ikinci kez çağırın, ikincide geliyorsa

4 puan

Köpek ikinci kez adıyla çağırıldığı halde gelmediyse

1 puan

SONUÇLAR

5 puanın altı : Hayat devam ediyor!

5-15 puan : Köpeğiniz çok parlak değil belki ama mutlaka son derece şirin bir köpek!

15-25 puan : Evet zeki bir köpek ama Oxford adayı değil.

25 puanın üzeri : Köpeğiniz gerçek bir deha!



           NASIL KANGAL SAHİBİ OLABİLİRİM

SİVAS DIŞINDAN YETİŞKİN VE  YAVRU KANGAL KÖPEGİ ALMAK İÇİN

Kangal yavrularına sahip olmak için  öncelikle bizi aramanız gerekmektedir. TEL: 0(545) 577 64 32 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

Elimizde sürekli kangal yavrusu bulunmakta ancak yoğun ilğiden dolayı çogu yavrularımız henüz  dogmadan öncede rezerve edilebilmektedir.

yavrularımızın sevkiatı 35 günlük ve 60 günlük arası sevkiyatları yapılmaktadır daha küçük olan yavrular rezerve edilerek belli bir seviyeye geldikten sonra gerekli saglık konturolinden geçirilerek sevkiyatı hazırlanır.

ayırt  ettiginiz yavruların üçreti ödendikten sonra ve  gerekli saglık konturoli yapılıp ve  gününe göre  gerekli aşıları  yapılıp karneleri  cıkarılır ve istediginiz il otogarına kadar anlaşmalı oldugumuz firmalarla gönderilmektedir daha önceden firma bilgileri ve varış saati tarafınıza bilgilendirilmektedir bir saat önceden otogarda hazır olarak yavruları teslim alırsınız.

 

ÖDEME İŞLEMLERİ

havale  yada  kıredi kartına taksit imkanı ödeme yapmadan önce lütfen iletişime geçiniz

.

HAVALE:                                    PTT ÇEK HESAP NO :

.

KIREDİ KARTI İÇİN:                     Kıredi kartı ile ödeme  yapmak için resme tıklayınız

ZİRAAT BANKASI 

HESAP  Hesap no : 1664 65271187 5001

iban no :

 

 

ENTERNET ORTAMINDAN YAVRU ALIRKEN DİKKAT EDİNİZ

insanlar çiftligimiz  ismini  kullanarak kangal, satmaya çalışıyor o yüzden bizim irtibat telefonları dışında olan kişilere itibar etmeyiniz onların bizimle hiç bir alakaları yoktur sizde itibar etmeyiniz. ve  benim çiftligimin  resimleri bazı sitelerde  kullanıyorlar onlara inanmayınız.

 

benim kangal  sevgim 16 yaşımda başlamıştır  ve  ben 10  yıldır çiftligimi çalıştırmaktayım siz  kangal severlere 25 yıllık  tecrübemle sizlere hizmet vermekteyim  ve  ırkı  bozulmamış  eski soy  saf  kangallarımla hizmetinizdeyim sivasın altınyayla ilçe  kaymakamlıgı tarafından çiftligim hizmete açılmıştır ve emegi geçen  bana  destek  olan herkeşe  teşekkürlerimi iletiyorum sizlere saygılarımla.

 

          KANGAL YAVRUSU  KANGAL ÜRETİM VE YETİŞTİRME ÇİFTLİGİ 

                                        HİZMET NOKTALARIMIZ

                     




0 Yorum - Yorum Yaz

Köpeklerde deri hastalıkları


Evcil hayvanlarda görülen deri hastalıkları,genelde hayvan yıkama merakından kaynaklanabilir.Örneğin kediler kendilerini temizleyebilirler,ancak buna rağmen yıkanacak olursa,özel bir koruyucu tabakayla kaplı olan deri.yanlış kullanılan detarjen,sabun ya da şampuan nedeniyle bu özelliğini kaybeder,kendine has direnci kaybolur ya da tahriş olur.Dolayısıyla mantar hastakıkları,egzama,deri iltihaplanması ve tüy dökülmesine yol açar.Sokağa çıkan hayvanlardaysa,ayak derilerinde görülen benzin,mazot,boya gibiçeşitli kimyasal maddeler ya da yanmayla tahriş olan dokularda deformasyon ve iltihabik yaralara sıkça rastlanır.Köpekler bu konuda kedilere göre daha şanssızdır.
 
Deri hastalıklarında daha çok ısırma ve tırmık nedeniyle ortaya çıkan yaralanmalar ve baş.çene,çene altı bölgelerinde,ayaklarda ısırmaya bağlı apselerin oluşması,doğaldır.Belirtileri giderek büyüyen şişlik,iştahsızlık ve halsizliktirBu gibi durumlarda ne tür bir tedavi gerekmektedir.
 
Apse kendiliğinden patlar ya da hekim tarafından açılarak temizlenir,ancak her iki durumda da antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır.
 
Sokaklarda bazen hayvanları daha çok arka ayaklarıyla kulak çevrelerini kaşırken görürüz.Doğal olarak yapılan kaşınmalar eşbette belli başlı nedenlerden de olabilir.Sokak hayvanlarında sık görüle deri hastalıklarından biri de,kulak uyuzudur.
 
Hayvan sürekli kaşındığı içiin kulak çevresinde yaralar oluşur.Öncelikleuyuz tedavi edildikten sonra kulak ve çevresindeki yaralar iyileştirilmelidir.Aksi takdirde tadavi amacına ulaşamaz.
 
Biraz da toprakta bulunan pire,kene ve uyuz etkenlerinin yol açtığı deri hastalıklarından söz edelim.
 
Toprakta bulunan pire,kene ve uyuz etkenleri gibi canlılar,kışın genelde kış uykusuna yatarlar.Havaların ısınmasıyla da konakçı olarak yaşayabilecekleri ortamlar arayıp,doğada yaşayan hayvanları bulurlar.Kene kancalarıyla,pire delici organıyla kan almaya çalışırlar.Uyuz etkenleri ise deri ve deri katmanlarında yerleşerek kan emmeye devam eder.Pire ve keneyi teşhis etmek kolaydır.Uyuz etkenini saptamak,mikroskobik canlılar olması nedeniyle o kadar kolay değildir.Şüphe edilen bölgeden alınan kazıntının mikroskop altında incelenmesiyle türü saptanır.Sarkoptes,Demodeks uyuzları sıklıkla görülen uyuz etkenleridir.İnsanlara bulaşma olanığı oldukça yüksektir.En belirgin özelliği kaşıntı,deride kalınlaşma ve sedef förüntüsüdür.Ayağıyla topraktan aldığı mantar ve bakteri etkenlerini uyuzla deriye bulaştırdıklarında karmaşık bir hastalık ortaya çıkar.Tedavi süresince öncelikle hayvanın vücudunu kaşıması engellenir.Lokal ve genel ilaç uygulamalarıyla uyuzun tedavisi eskiye göre daha kolaydır.Bu tedavi sonunda vücutta bir tek uyuz etkeni bile kalmamalıdır.Tedavi sırasında sürekli olarak,vücuttan alınan deri kazıntılarının mikroskobik incelemesi yapılmalıdır.
 
Uyuz tedavisi mümkün olmayan bir hastalık kesinlikle değildir.Uyuz hastalığının hiçbir aşamasında tedavisimümkün değil diyerek hayvanı uyutma yöntemine başvurulmaz.Uyuz etkeni tesbit edilir,teşhis konursa tedavisi kolaydır.Tedavisinin mümkün olmadığı ileri sürülüp hayvanı uyutma yöntemine gitmek kolaycılıktır.
 
İnsanlarda olduğu kadar hayvanlarda da rastlanan önemli bir diğer deri hastalığı da Egzama dır.
 
Egzama hastalığının üç türü vardır.aşırı proteinle beslenme(proteinemi)nedeniyle ortaya çıkan egzama,vitamin yetmezliğinden kaynaklanan egzama ya da alejik egzama.Proteinemi ve alrjik türdeki egzamalar birbirine bağlı olarak görülebilir.Yani aşaırı protein alımı nedeniyle karaciğer hassaslaşır ve alejik bir durum oluşur.Tek yönlü beslenme nasıl insanlar için zararlıysaihayvanlar içinde zararlıdır.Karaciğerde depolanan aşırı miktardaki protein deride lökalize olamsından ötürü,hayvanda ergenlik sivilcelerine benzer küçük noktacıklar oluşur.Hayvanın kaşınması sonucu patlayan bu noktacıklar tüylere yapışır.kokulu ve aşırıkaşıntı veren bir hal olur.Tedavi için o bölgenin tüyleri iyice traş edilip temizlendikten sonra lokal ilaç uygulanır.ancak veretiner hekime danışmadan ilaç kullanılması sakıncalıdır.Çünkü kaşıntı nedeninin saptanması ve ona göre bir tedavinin uygulanması gerekmektedir.Eğer neden egzama ise kortizon tedavisi uygulanır.Uyuzdaysa kortizon kullanılmaz,kullanıldığı takdirde uyuz etkenini besleyici bir özelliğe sahip olduğundan hastalık tehlikeli boyutlarda ilerleyebilir. Kimyasal maddeler, boya,tiner,kostik maddelerden tutun da ciklete (yapıştığı yere hava aldırmaz) sentetik halılar,yanlış kullanılan kozmetik ürünlere kadar her şey egzamaya neden olabilir.Sokakta yaşayan ya da sokağa çıkan en hayvanlarında görülen alrji nedenleri araştırılırken doğada bulunan bitki örtüsü de göz önünde bulundurulmalı.Örneğin kiraz ve erik ağaçlarının salgıladığı balzam ve çam ağıcının reçinesi hayvanlarda alerjiye neden olabilir.Vitamin eksikliğinden kaynaklanan deri hastalıkları da vardır.A,D ve H vitaminlerinin eksikliğinden kaynaklanan tüy dökülmelerinde kaşıntıya rastlanmaz.Derinin tüy tutma özelliği kaybolur,ve normalden fazla seyrekleşme olur.Bu gibi durumlar hastalık belirtisidir.ancak tüy dökmesinin başka nedenleri de olabilir.
 
Kısırlaştırılmış hayvanlarda hormon yetersizliğine bağlı tüy dökülmeleri görülür.Dişide östrojen,erkekte testeron hormonunun azlığı tüy dökülmesine sebep olur.Dişilerde tüm vücutta tüy seyrekleşmesine rastlanırken,erkekler çırılçıplak kalbilirler.Tedavisinde ,eksik olan hormonun çok düşük dozlarda verilmesi gerekir.
 
Ayrıca Stafilokokus Epidermitis denilen bakteriler,deri iltihaplanmalarına neden olur.Egzamayla birlikte mikrobik deri hastalıkları görülür.
 
Halk arasında köpek tüylerinin kiste neden olduğu kanısı yaygındır.aslında tüyün kemdisi kist yapmaz.Tüylerin üzerindeki parazit,yumurta ve proteinleri alrji yapar.Bundan dolayıdır ki, kist aşısı olmuş köpeklerden çekinmek yersizdir.Uzun tüylü köpekler tüm sene boyunca tüy dökerler.bir hayvan sahibinin hayvanını taraması,fırçalaması onu beslemekten daha önemli bir görevidir.Kısa tüylü hayvanlar belli mevsimlerde tüy dökerler ve daha çok yattıkalrı yerlere tüylerini bırakırlar.Kısa tüylü hayvanları ince dişli bir fırçayla taramak ve pamuklu olmayan hafif nemli bir bezle tımar yapmak gerekir.
 
Taramanın hayvan vücuduna 3 yararı vardır.Öncelikle hayvanın vücudunda var olan pire ve kenelerin tarağa takılması ile bunların varlığı saptanır.Ayrıca vücuttan atılacak tüylerin tarak ve fırça yardımıyla toplanmasına yardımcı olur.Tüy dipleri ve deriye dolaylı olarak yapılan masajla sinirlerin uyarılması ve daha sağlıklı tüylerin çıkmasına neden olur.
 
İlkbaharın bittiği yazın başladığı anlarda palto değişikliği kaçınılmazdır.Özellikle bu aylarda daha sık ve düzenli taramalar,tüylerin etrafa yayılmasını , alerji ve parazitlerin bulaşmasını engeller


KANGALIN KOMUTLARI

Bu komut köpeğin, sahibinin yanı sıra, onun yedeğinde veya serbest olarak yürümesini sağlamak için verilir,satılık kangal köpegi,Eğitim için, köpeğin boynunda eğitim tasması bulunur.,satılık kangal köpegi,Bu tasmaya eğitim kayışı geçirilerek, eğitimin yapılacağı alana gelinir.Eğitici, köpeği sol tarafına alır ve onu, başı dizinin hizasında duracak biçimde tutar,satılık kangal köpegi, Eğitim kayışının serbest olan uca sağ ele, köpeğe bağlı olan ucu sol ele alınır. Eğitici, “İZLE” komutuyla birlikte kayışı ileriye doğru çok hafif ve yalnızca bir kez sarsıp yürümeye başlar. Bu yürüyüş süresince her üç adımda bir, fazla yüksek olmayan bir sesle, “İZLE!” komutu tekrarlanır. Köpeğin eğiticinin önüne ve arkasına geçmek istemesi halinde, eğitim zinciri uyarı olarak orta şiddetle sarsılır,satılık kangal köpegi,Birlikte yürüme eğitimi en fazla 20 dakika olarak sürdürülür. Daha fazlası köpeği sıkar ve ilgisini dağıtır,satılık kangal köpegi, Eğitimler her gün veya gün aşırı, köpek hiçbir yanlış yapmadan eğiticisinin yanı sıra yürümeyi belleyinceye değin sürdürülür,satılık kangal köpegi, Köpeğin, çeşitli koşullarda sahibinin yedeğinde yürümesini sağlayabilmek için, daha ileri devrede köpek, uzun bir duvar boyunca sahibi de duvar arasında yürümeye alıştırılır,satılık kangal köpegi, Bu köpek için oldukça sıkıcı geçebilir. Yön değiştirme, ileri veya geri çıkma girişimlerinde bulunur. Her girişimi, “hayır” sözcüğü ile önlenir ve eğitim tasması orta şiddetle sarsılır. Eğiticinin dizi hizasında normal biçimde yürüdükçe okşanır,satılık kangal köpegi, Yedekte yürümenin son aşaması, ‘serbest yedekte yürümedir. Bu eğitimde köpek, sahibinin yanında eğitim kayışıyla bağlı olmaksızın, öğretildiği biçimde yürür. Bu alışkanlığı kazandırmak için, köpek eğitim kayışıyla olarak sahibinin yanında yürümekte iken kayış, eğitim zincirinden çıkarılarak eğitime devam edilir,satılık kangal köpegi, Köpek yürüyüşünü bozduğunda, hayır sözcüğüyle, uyarılır. Düzgün yürüdüğünde ise okşanarak ödüllendirilir,satılık kangal köpegi, Tekrarlarla yedekte yürüme eğitimi köpeğe kazandırılmış olur....,satılık kangal köpegi,... 



DUR !
Bu komutla köpekten istenen, her ne yapıyor olursa olsun durup beklemesidir. Bu nedenle, yalnızca köpek yedekte yürürken değil, her durumda durma eğitimi yaptırılmalıdır. Yatarken, otururken, gel komutunu getirirken, bu yeni emrin uygulanışını görmeli ve benimsemelidir. Köpek bu komuta öncelikle, eğitim kayışıyla bağlı olarak yedekte yürürken alıştırılır. Yürüme halinde iken eğitici, sol elinin avuç içi köpeğin burnuna doğru gelecek biçimde köpeği engelleyerek “Dur” komutunu verir Bu arada kendi de durur. Köpek ilerlemek istediğinde: Hayır! diyerek uyarır. Durması halinde ise, okşayarak ödüllendirir. Defalarca tekrarlar ve köpek tarafından kavranan bu çalışma, daha sonra köpek serbestken yapılır. Daha ileriki aşamalarda: Otur, dur! Yat, dur! Gel, dur!” çalışmaları yapılarak eğitim tamamlanır. Bu komutu, köpeğe serbest olarak yerine getirtmeye alıştırmak için aşamalı bir çalışma yapmak gerekir. Eğitici, eğitim kayışını sağ elinde tuttuğu halde, sol eliyle köpeğe durmasını ikaz ederek bir metre kadar köpeğin ilerisinde ve önünde durur vazıyette, Dur! komutu, sol kol dirsek kırılmaksızın köpeğe doğru uzatılarak ve avuç içi köpeğe doğru dönük, parmaklar bitişik, parmak uçları yukarı çevrili olarak verilir. Köpek yerinden kalkmak istediğinde, sertçe söylenen “hayır” sözcüğüyle ve parmak tehditkar biçimde sallanarak uyarılır. Komutu uygun biçimde yerine getirdiğinde ise okşanarak ödüllendirilir. Köpek, eğitimin bu bölümünü iyice kavrayıp tam bir itaatle komutları yerine getirdiğinde, bu kez, eğitim kayışı çıkartılarak alışılagelen ceza-ödül sistemiyle bu eğitim de başarıyla köpeğe benimsetilir.....




OTUR! veya ÇÖK!
Eğitici, isteğine göre bu iki komuttan birini kullanabilir. Ancak yalnızca birini kullanmalıdır. Bu komutla köpekten istenen, yürürken veya yatarken oturma durumuna gelmesidir. Oturma eğitiminin köpeğe kazandırılması için uygulanan bir iki değişik yöntem bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, yedekte eğitimdir. İkincisi, serbest eğitime geçiş niteliği taşır. üçüncüsü ise serbest eğitimdir. Bunları sırasıyla görelim:


1.Yedekte oturma eğitimi: Köpek eğitime, “İZLE!’ komutuyla, yedekte başlatılır,satılık kangal köpegi, Bir süre gidildikten sonra, eğitici “DUR!” komutuyla birlikte sol elinin avuç içini köpeğin burnuna doğru tutarak onu durdurur. Sonra “OTUR!” komutu verir,satılık kangal köpegi, Bunu yaparken, sol eliyle köpeği kalçasından aşağıya doğru bastırır ve sağ elinde tuttuğu eğitim kayışını yukarı doğru çeker. Böylece köpeğin, başı dik ve ileriye dönük olarak oturmasını sağlar,satılık kangal köpegi, Komut tam olarak yerine getirilinceye değin, otur, otur!... denerek emir tekrarlanır,satılık kangal köpegi,
2. Köpek eğiticisinin karşısında iken yapılan oturma eğitimi: Burada eğitici, köpeğin bir metre kadar ötesinde, karşısına geçer. Elini, parmakları bitişik, avuç içi köpeğin burnu üstünde ve yere dönük olarak öne doğru uzatır. Bir ucunu sol elinde tuttuğu eğitim kayışına, sağ ayağı ile basarak köpeğin çöküp oturmasını sağlarken, komutu tekrarlar: Otur! Otur! diyerek, hareketle komut arasındaki bağıntıyı köpeğin anlamasına çalışır.
Köpek eğer bu komutla yapacağı hareketi kavrayamıyorsa, eğitici köpeği engelin karşı yönünde bırakarak kendisi diğer tarafa geçer. Eğitim kayışının uzunluğu oranında ondan uzaklaşır. GEL! komutuyla köpeği kendi bulunduğu kısma çağırır. Köpek engeli aşma anında iken, bu kez: ATLA! komutuyla birlikte, sağ kolunu aşağıdan yukarıya doğru dik doğrultuda kaldırır Parmaklar bitişik ve avuç içi karşı yöne dönüktür. Köpek zaten çok alçak olan engeli yürüyerek aşacaktır. Buna rağmen çok zor bir iş başarmışçasına köpek okşanır ve sevilir. Hareket yeterince tekrarlanır ve köpeğe benimsetilirse, zamanla basamak basamak yükseltilen engelleri aşmada büyük bir titizlik ve çaba gösterecektir.
Yüksek atlama eğitiminin son aşaması serbest eğitimdir. Köpek, ATLA! komutuyla veya yalnızca, kolun tanımlanan biçimde yukarı kaldırılmasıyla engeli aşar.
Uzun atlama çalışmaları da, aynı pratik yöntemle köpeğe anlatılır ve öğretilir. Burada da, önce köpeğin engeli tanıması ve alışması gerekir. Başlangıçta engeller kısa tutulur. Önemli olan, köpeğin cesaret bulması ve eğitim yapma isteğinin yaratılmasıdır. Giderek engeller hem uzunluğuna ve hem de yüksekliğine artırılabilir. Ancak bu, sürekli çalışma isteyen bir eğitimdir. Köpeğin fizik yapısının uygun olması, sürekli çalışma yapma ve köpeğin engel atlama eğitimini sevmesi gibi etkenler başarıda büyük rol oynar.....




PROFESYONEL EĞİTİM
BEKÇİ VE KORUMA KÖPEĞİ EĞİTİMİ


Ne tür olursa olsun bütün köpeklerde, kendilerine ait olan şeyi koruma eğilimi görülür. Bir köpek yavrusunun önünden yiyeceğini almaya kalkın, hırlar! Yattığı mindere elinizi uzatın , memnuniyetsizliğini hemen hırlayarak belli eder, vermek istemez. Köpekte benimseme duygusu çok yaygın ve köklüdür. Köpek, kaldığı evi, aileyi, aile bireylerini, sahibini, kendi öz malı gibi görür. Onları korumak için çaba gösterir. Bu duygu ve eğilim içgüdüseldir. Tüm köpeklerde değişik derecelenmelerle vardır. Yetişme ve eğitimin etkisi bu doğal eğilimin gelişmesini, yönlendirilmesini ve denetim altına alınmasını sağlar. Bekçilik ve koruma görevi yapan köpekler, başlıca iki küme içinde yer alırlar. Bazı köpekler yalnızca uyarıcı ödevi görür, duyduğu sese, eve giren yabancıya, bahçe kenarından geçen kişilere havlayarak, ev halkını muhtemel bir tehlikenin varlığından haberdar eder. Bunlar çoğunlukla, oyuncak köpekler ve süs köpekleridir. Bununla birlikte, onlar arasında da, Terrier türleri gibi, cesur, atak ve saldırgan olanları vardır. İri yapılı türler, daha az havlar. Ancak çoğunlukla daha atak, cesur ve saldırgan olurlar. Bekçilik ve koruma görevi yapacak köpeklerin seçiminde titiz davranmak gerekir. Köpeklerin ayrıntılı olarak tanıtıldığı bölüm, bu seçim için gerekli olan ön bilgiyi vermektedir. Tanınmış bekçi köpeği türleri arasından, size ve amacınıza uygun olanını seçebilirsiniz. Bununla birlikte, eğitime karşı istekli, sağlıklı, enerjik, atak ve saldırgan olması gerekir. Köpeğe, ilk bekçilik eğitimi annesinden gelir. Yavru, annesinin havladığı kişiye onunla birlikte havlar ve yabancılara havlanması gerektiğini öğrenir. daha sonra bir yabancı gördüğünde, yalnız başına olsa dahi kendiliğinden havlayacaktır.Bekçi ve koruma köpeği olarak yararlanılacak saldırganlık eğitimi verilecek olan köpekler, daha yavru iken alınarak, gelen gidenin olmadığı bir yerde yetiştirilirler. Mümkün olduğunca kalabalık içine çıkartılmaz, başka insanla temas ettirilmezler. Tüm bakım ve beslenmeleri tek kişi tarafından görülür. Bu kişi, aynı zamanda onun eğitimini üstlenecek kişi olmalıdır. Bekçi ve koruma görevi yüklenecek olan köpeğin kendine olan güveni her zaman tam ve yüksek olmalı, tüm eğitimler, her zaman köpeğin üstün geleceği biçimde sürdürülmelidir. Hiçbir zaman dövülmemeli, üstünlük duygusu sarsılmamalıdır. Saldırganlık eğitimi verilecek olan köpek. bir önceki bölümde anlatılan temel komutları eksiksiz olarak yerine getiren, eğiticisine bağlı, itaatli, eğitime istekli ve yetenekli bulunmalıdır. Temel komutları tam olarak benimsememiş itaatsiz köpeklerle saldırganlık eğitimi kesinlikle yapılmamalıdır. Ayrıca, bazı tür köpekler yapısal olarak çok sinirlidir. Bunlara çok iyi itaat eğitimi yaptırılmamışsa, giderilmesi olanaksız sakıncalara neden olmak mümkündür. Köpek, Dur! komutuyla durmalı, Gel! komutuyla gelmeli, Otur! komutuyla oturmalıdır.
Ayrıca, bu tür eğitim gören köpeklerin bulunduğu yere, insanların girmesinin sakıncalı olduğunu belirten yazılar konmalı. Köpeğin barınma yeri, kapalı dolaşma alanı olan türde yapılmalı veya buna benzer güvenlik önlemleri alınmış olmalıdır. Dinlenme zamanlarında köpeği zincirle bağlamak kesinlikle doğru değildir. Bu köpeğe verilebilecek en ağır cezadır, güvenini kırıcıdır. Ne denli iyi eğitilmiş olursa olsun, kalabalığa çıkartılacak köpeklerin ağızlarına, herhangi bir kazayı önlemek için ağızlık takılmalıdır.
Daha önce gördüğümüz temel eğitimden geçmiş, yalnız eğiticisi tarafından beslenip bakılarak özel olarak barındırılmış köpek, uygun tür ve nitelikteyse, iyi bir bekçi ve koruma köpeği olmaya aday demektir. Hiçbir eğitim verilmese de o, koruma alanına giren yabancılara saldırır ve bulunduğu yere girmesini önler. Buna karşın, bu eğitimin büyük önem taşıyan bazı amaçları vardır. Onları şöyle sıralayabiliriz
1. köpeğin saldırgan ve koruyucu niteliğinin en üst düzeye ulaştırılması.
2. Köpeğin saldırganlığının denetim altına alınması. komutla saldırma, komutla saldırıdan cayma alışkanlığının kazandırılması.
3. Köpeğin, yabancıların yaklaşma, dostluk kurma eğilim ve girişimlerini karşılıksız bırakma alışkanlığını kazanması. Bunları sırasıyla görelim:

1. SALDIRGANLIK EĞİTİMİ Her köpeğin saldırganlık güdüleri aynı oranda yüksek ve gelişmiş değildir bazı köpekler insancıl ve barışçıdırlar. Yabancılarla çabuk dost olurlar. Böyle köpekler bekçilik için elverişli sayılmaz ve bu görev için tercih edilmezler. Bununla birlikte, saldırganlık eğitimi verildiğinde bir ölçüde uygun nitelik kazanabilirler. Saldırgan yapıdaki köpeklerse, bu eğitimle, yabancılar ve kuşkulu kişiler için amansız birer canavar kesilirler. Bu eğitimde, eğiticiden başka, köpeğe tümüyle yabancı olan bir yardımcı kullanılır. Yardımcının görevi, köpeği kızdırmak ve kışkırtmaktır. Köpeği kızdıran kişi zaman zaman değiştirilerek, köpeğin saldırganlığının yalnızca belirli bir kişiye değil, eğiticiden başka tüm yabancılara karşı olması sağlanır. Belli bir amaç için eğitilen köpekler, daha önceden saptanan bir niteliğe tepki duyacak biçimde yetiştirilirler. Sözgelimi, belirli bir giysiye karşı koşullandırılabilirler. Tutuk ve cezaevlerinde koruma görevi üstlenen köpekler, tutukluların dışarı çıkmasını önlemek için yetiştirilmişlerdir. Bu köpeklerin, tutukluların giydiği tek tip elbiseye tepki duyacak biçimde şartlanmaları sağlanmıştır.
Bazen bu durumun tersi de yaratılır. Sözgelimi: köpek, belirli bir tip elbise giyen kişileri dost, bunun dışındaki giyimlileri düşman olarak benimseyecek biçimde koşullandırılır. Askeri birlikleri korumak için yetiştirilen, savaş köpeği olarak çalıştırılan bazı görev köpekleri böyle eğitilmişlerdir. Saldırganlık eğitimi sırasında, köpeğin şok tasması çıkartılarak yerine, sağlam ve dayanıklı deri bir tasma takılır. Tasmaya takılacak eğitim kayışı, kuvvetli ve sağlam olmalı, köpeğin çekme gücüne dayanmalıdır. Gerektiğinde, fazla ağır olmayan ince ve dayanıklı zincir kullanılabilir. Eğitim yerinin sınırları kapatılmış ve tenha bir yer olmasında yarar vardır.
Köpek, eğitici tarafından eğitim alanına getirilir. Burada bulunan bir ağaca, sağlam bir direğe veya bir kazığa, kayışı uzun bırakılarak güvenli bir biçimde bağlanır. Eğitici bir süre köpekle oynar, onunla eğlenir. Bu sırada kışkırtıcı görevini üstlenen yardımcı gizlenerek gelir. Kendine, bir çalılık, bir çukur veya küçük bir tepe gibi doğal bir engeli siper alarak köpeğin yakınlarında bir yere siner. Yardımcının gelmesiyle eğitici köpeğin gerisine çekilir. Köpek, kışkırtıcının yaptığı gürültülere kulak kabartıp havlayınca, eğitici onu takdir edici sözlerle över ve TUT! komutuyla kışkırtır. Bazı köpekler son derece sinirlidir. Kendiliklerinden, ses duydukları yöne doğru atılıp şüpheli kişiyi tutmak isterler. Bunlar övülerek okşanır ve ödüllendirilir. Köpeği olduğundan daha sinirli, hırslı ve saldırgan yapmak gerekiyorsa yardımcı, elinde uzun bir kumaşla veya yaralama olasılığı bulunmayan herhangi bir dal parçasıyla, üzerine koyun postu sarılarak sıkıca bağlanmış uzun değneklerle, köpeğin gövdesinin çeşitli yerlerine tahrik edici biçimde dokunur. Onu kışkırtır ve kızdırır. Eğitici, köpeğin arkasında durduğu halde:
TUT! komutunu, köpek saldırganı yakalamak için istenilen isteklikte ileri atılıncaya değin yaptırıcı biçimde tekrarlar. Köpek, bağlı bulunduğu kayışı veya zinciri gererek ileri atıldığında, yardımcı korkmuş gibi yaparak geri geri kaçar. Eğitici, köpeğin bu davranışını överek ve okşayarak ödüllendirir. Eğitici, aradaki güvenlik mesafesini korumaya çok dikkat etmelidir. Bu sayede köpek ancak kışkırtıcının kendine doğru savurduğu bez parçasına erişebilir. Bezi yakalayan köpek, kısa bir çekişmeden sonra kışkırtıcının elinden bezi çekip alır, şüpheli kişi kaçar. Köpek okşanıp “aferin” denilerek ödüllendirilir. Kışkırtıcı durumundaki kişi hiçbir zaman köpeğe üstünlük kurmamalı, onun canını acıtmamalı, onunla eğlenmemelidir. Köpeği kızdırıp kışkırtmalı, onun havlayıp ileri atılması karşısında korkup kaçmalıdır. Bu eğitimler bu biçimde tekrarlanırsa, istenen sonuç kısa zamanda alınır. Köpek giderek yabancıların varlığına daha çok dikkat eder olur. Çıkan seslere, duyduğu yabancı insan kokusuna karşı sinirli olur. Yabancı varlığı hissettiği an atılıp tutmak ister.
Saldırganlık eğitiminde iki önemli nokta vardır:
1. Köpek, görevi gereği tüm yabancılara kızmalıdır.
2. Köpek kendini, tüm yabancılar karşısında güçlü ve kuvvetli hissetmelidir. Saldırganlık eğitimi, bu iki amacın yeterince sağlandığına inanılıncaya değin sürdürülür.

2. SALDIRGANLIĞIN DENETİM ALTINA ALINMASI
Köpek, görmüş olduğu saldırganlık eğitimiyle, artık kendi denetim alanında yabancıların varlığına tahammül edemez hale gelmiştir.Ancak serbest bırakıldığında, kuşkulu kişiler karşısında ne yapacağı, herhangi bir kişiyi hırpalama anında eğiticisinin komutunu dinleyip dinlemeyeceği belirsizdir. Bununsa çok önemli sakıncaları olduğu kuşkusuzdur. Köpeğin saldırganlığının, kesin olarak eğiticisinin denetimi altında bulunması gerekir. Amatör eğiticiler için, bu çalışma sırasında canlı yardımcı kullanmak çok tehlikelidir. Gerçi köpek eğitim kuruluşlarında, köpeğin diş geçiremeyeceği dolgu elbiseler giymiş deneyimli kişiler bu amaçla kullanılmaktadır. Ancak biz, kol ağızları, yakaları, pantolon paçaları dikilerek içine, kuru ot, saman, yün, pamuk, paçavra gibi dolgu maddeleri doldurulmuş mankenler kullanacağız. Mankenlerde kullanılacak giysi ve dolgu maddelerinin, eğiticinin kokusunu taşımamasına özellikle dikkat edilmelidir.
Eğitimden önce bu mankenler, eğitim alanında bulunan bir ağacın dalına, bir ip aracılığıyla öyle bir biçimde yerleştirilir ki, ipin diğer ucu indirilip çekildiğinde, manken aşağı yukarı hareket eder. Böylece, köpeğin onu yakalamak ve yere indirmek için çaba harcaması, onunla boğuşması sağlanır. Her şey hazırlanıp planlandıktan sonra köpek, eğitim alanına uygun uzunlukta bir eğitim kayışı veya eğitim zinciriyle, yedekte olduğu halde getirilir. Eğitici, serbest olan sol eliyle mankenin bağlı olduğu ipi indirerek onun ayakları üstüne basmasını Sağlar ve sağ kolunu ileri doğru uzatarak, işaret parmağı ile mankeni gösterip: TUT! komutu verir. Komutla birlikte ileri atılan köpek, mankenle boğuşmaya başlar. Bir iki dakikalık mücadeleden sonra, mankenin bağlı olduğu ip biraz daha bırakılarak, yere yatacak biçimde düşürülür. Köpek mankenin üstüne vardığı anda ise, DUR! - BIRAK! komutuyla köpek durdurulmalıdır. Sonra, yine ip aracılığıyla manken doğruluyormuş gibi hareketlendirilip, köpeğe: TUT! komutu verilir. Köpek yeniden mankenin üzerine vardığında, manken yine yere düşürülür. Bu kez de, daha önce olduğu gibi köpek, DUR! - BIRAK! komutuyla durdurularak saldırının aşırı boyutlara vardırılması önlenir. Böylece köpeğin saldırganlığı dene tim altına alınmış olur. Köpeğin saldırganlığının, doğrudan doğruya eğiticinin iradesine bağlı olduğu köpeğe benimsetilmelidir.
Her olumlu davranışta olduğu gibi, köpek her komutu yerine getirişte övülmeli, okşanarak ödüllendirilmeli. Dinlenmelerde onunla ilgilenilerek, birlikte koşup oynanmalıdır. Emrin dinlenmemesi halinde köpek sert ve kesin olarak söylenen: HAYIR! HAYIR! uyarısıyla ikaz edilir. Bazı sinirli ve saldırgan köpeklerin, DUR! - BIRAK! komutuna uymalarını sağlamak için Şok Tasması kullanmak gerekir. Emri dinlemeyen köpeğin kayışı, biraz serbest bırakıldıktan sonra sertçe çekilerek köpeğin boğazı üzerinde kısa sureli bir şok yaratılır ve tam bu arada komut tekrarlanarak köpek uyarılır.
Askeri görevler gibi çok özel amaçlı bazı eğitimlerde, mankenin boğazına et parçası bağlanarak, insanın can alıcı ve zayıf yeri olan gırtlak yöresi, köpeğin saldırı hedefi olarak koşullandırılır. Mankenin yere düşmesiyle, boğaz kısmına sıkıca bağlanmış bulunan et, köpek tarafından parçalanır. Ancak sivillerin köpeklerine bu türde eğitim vermeleri ağır suç kapsamına girer. Bazı eğitimlerde ise köpek, tüfek, tabanca, bıçak gibi öldürücü nitelik taşıyan silahlara karış koşullandırılır.

Saldırganlığın denetim altına alınması eğitiminin en önemli amacı; Köpeğin saldırganlığının, doğrudan doğruya eğiticinin iradesine bağlı olduğunu köpeğe benimsetmektir.

3. YABANCILARIN, KÖPEKLE DOSTLUK KURMA GİRİŞİMLERİNİ KARŞILIKSIZ BIRAKMA EĞİTİMİ
Yabancılardan uzak yetiştirilen, yalnızca eğiticisinin ilgilendiği saldırgan bir köpeğe yaklaşmak zor ve Çetin bir iştir. Buna rağmen köpeğe yaklaşıp onu elde etmek isteyenler olabilir. Bunların en kestirme ve denenen yaklaşma yolları, köpeğe yiyecek vermektir.
Küçük yaştan itibaren yalnızca kendi yemek kabına sahibi tarafından konan yiyeceği yiyen köpekler, sağa sola konan yiyecekleri yememeye alıştırılmışlarsa, onlara bu yolla yaklaşmak zordur. Ancak bu konuda daha güvenli olunmak isteniyorsa, başvurulacak bir iki yol daha vardır.
Eğitici, yine bir yardımcı kullanarak köpeğin önüne onun iştahla yediği yiyeceklerden attırır. Köpek bunları yemeğe girişince, eğitici yaklaşarak, ‘Hayır!” diyerek onu azarlar. Ağır bir ceza olarak da, zincirini kısa tutarak bağlar. Hareket birkaç defa tekrarlandığında köpeğin, önüne yabancılar tarafından atılan yiyeceği yemediği görülür. Köpek bu davranışından dolayı eğiticisi tarafından övülerek ve okşanarak ödüllendirilir. Diğer bir yöntem de, köpeğin dolaştığı alana bir yabancı tarafından, üzerine bolca kırmızıbiber dökülmüş et parçaları attırmaktır. Köpek bu etleri yemeğe kalktığında ağzının yandığını görecek; birkaç kez tekrarı halinde, başkalarınca verilen yiyecekleri yememeyi öğrenecektir......




TUVALET EĞİTİMİ
Yavru köpeğin tuvalet alışkanlığını kazanması zaman alır. İki, üç aylık yavrudan tuvalet alışkanlığını kazanmasını kimse bekleyemez. Köpeğin tuvaletini nereye yapacağını öğrenmesi bazen altı aylık olana kadar, bazı ırklarda bundan da fazla sürebilir. Bazı kişiler İki, üç aylık yavruyu eve getirdikten sonra üç, beş günde tuvaletini öğrenmesini beklemektedirler. Bu imkansızdır. Köpeğin kasları güçlenmediğinden istese de tuvaletini tutamaz ve geldiği zaman yapmak zorundadır.
Bebeklerin de yürümeye başladıktan sonra altları bezlenmektedir, onlarında tuvalet alışkanlığını kazanmaları için belli bir süreye ihtiyaçları vardır. ve Yavru büyütürken bu pisliğe katlanılması gerekmektedir. Eğer köpeğin tuvaletini öğrenene kadar geçecek olan üç, beş ay içinde bunlara dayanamayacaksanız yavru köpek almamalısınız.

Tuvalet eğitimi köpeğin muhtemelen sahibinden göreceği ilk eğitim olacaktır. Tuvalet eğitimine başlanmadan önce köpek sahibinin bilmesi ve daima göz önünde bulundurması gereken, köpek davranışlarını doğru olarak anlamak ve olayı köpeğin bakış açısından görmekdir. Köpek doğru ve yanlışı sadece tehlikeyi ve emniyeti öğrendiği zaman algılayabilir. Bir yerde köpek için doğru yada yanlış yoktur. Köpek kendisi için tehlikeli olarak bildiği şeylerden kendini sakınır, emniyetli olarak gördüklerini ise uygular. Köpeğe verilen ödüller, pozitif pekiştirmeler ona emniyeti; pozitif cezalandırmalar, negatif pekiştirmeler sakınması gerekenleri öğretir.
Tuvalet eğitimi sırasında köpeğin tuvaletini yaptığı yer istenmeyen bir yer ise ve buraya tuvaletini yaparken yakalanmış ve cezalandırılmışsa bu yer onun için tehlikeli olarak algılanır. Bunun aksine tuvaletini yaptığı yer istenilen bir yer ise ve yaptığı anda ödüllendirilirse veya hiçbir ceza görmezse burası da onun için emniyetli bir yer olarak algılanır. Bunun yanında cezayı ve ödülü veren sahibin köpeğin tuvaletini yaptığı an yanında ve ona görünür olması veya olmaması köpeğin, sahibinin yokluğunda veya varlığında durumu emniyetli veya tehlikeli olarak algılamasına da yol açar.
Bir kaç örnek vermek gerekirse köpek oda da tuvaletini yaparken yakalanıp cezalandırılırsa sahibinin yanında odaya tuvaletini yapmayı tehlikeli olarak algılayacaktır. Fakat sahibi oda da yokken yaparsa doğal olarak anında cezalandırılamayacağı için oda da sahibinin yokluğunda tuvaletini yapmayı emniyetli olarak algılayacak ve sahibinin yokluğunda tuvaletini yapmaya devam edecektir. Oda da sahibi varken gidip masanın altına veya koltuğun arkasına tuvaletini yapatığında ise sahibi tarafından görülmeyeceği için anında cezalandırılamıyacak, bu durumda da köpek oda da sahibi olsa bile masa altına ve koltuk arkasına tuvaletini yapmayı emniyetli olarak algılayacak ve yapmaya devam edecektir. Köpeğin tuvaletini yapmasını istediğimiz yer evin dışında ise her tuvaletini yaptığında ödüllendirilmesi ve bu davranışının pekiştirilmesi köpeğin dışarısını emniyetli olarak algılamasına neden olacaktır.
Tuvalet eğitiminde başarılı olmanın şartı köpeği devamlı gözetim altında tutmak ve tuvaletini yapacağı an anında müdahale etmektir.
Köpeğinizi tuvaletini yapmak için dışarı çıkardığınız zaman onunla oynamamanız, gezmeye başlamamanız gerekmektedir. Köpeğin çişini ve kakasını yapana kadar bekledikten ve yaptığı anda ödüllendirdikten sonra oyuna ve gezmeye başlamanız köpeğin yaptığı bu davranışın arkasından ödül, oyun ve gezinti geleceğini bilmesi, evin dışına yaptığı tuvaletinin pekiştirilmesine neden olacaktır. Eğer köpeği dışarı çıkardığınızda önce gezdirir ve oynar tuvaletini yaptıktan sonra da alıp eve götürürseniz, köpek dışarı tuvaletini yapmasını oyunun bittiği ve eve girilme zamanının geldiği olarak algılayacağından dışarıda yapılan bu davranış pozitif pekiştirilemiyecek, hatta negatif cezalandırmaya dönüşecek ve dolayısıyla her dışarı çıktığında tuvaletini yapmakta gecikecek belkide sizin bu süreyi beklemeyip köpeği içeri almanıza neden olacaktır.
Yukarıda anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi köpeğe tuvalet eğitimi verilirken her eğitimde olduğu gibi istenen davranışlar ödüllendirilip pekiştirilecek ve istenmeyen davranışlarda daha yapılmadan önlenecek veya görmezlikten gelinecektir.
Köpeğin tuvaletini istenilen yerde yaptığı zaman ödüllendirilmez ise bu tuvalet eğitimi olmaktan çıkıp köpeği kendi başına bırakmak olur. Eğitimde mutlaka ödüllendirme (pekiştirme) olmalıdır.
Köpeğe vereceğiniz tuvalet eğitiminde uyulması ve uygulanması gereken bazı yöntemler ve araçlar vardır. Bunların başında kafes eğitimi gelmektedir.......




KAFES EĞİTİMİ

Kafes yöntemi tuvalet eğitiminde en etkililerinden biridir. Kafesin boyu köpeğin ırkına göre büyüdüğü zaman bile içinde rahatca yatabileceği bir boyda olmalıdır.
Kafes ile tuvalet eğitiminde kafes köpeğe pozitif pekiştirme ile tanıtılmalı, köpeğin kafesi sevmesi sağlanmalı ve içine girmeye istekli hale getirilmelidir. Kafesin içine yumuşak bir bez, battaniye konulmalı ve köpeğin yatarken rahat etmesi sağlanmalıdır. Köpek ilk olarak kafesin yanına getirildiğinde kapısı açık bırakılmalı ve köpek kesinlikle içeri sahibi tarafından konulmamalıdır.
Köpeğin sevdiği bir oyuncak köpeğe gösterilmeli ve sonrada bu oyuncak kafesten içeri atılarak köpeğin girip alması beklenmelidir. Köpek kafesten ürkebilir ve girmeyebilir. Bu durumda oyuncak sadece kafesin hemen kapısı önüne atılmalı ve oradan köpeğin alması beklenilmelidir. Daha sonra oyuncak yavaş yavaş daha içerilere atılıp köpeğin almasına olanak tanınmalıdır. Köpek oyuncağı almak için kafesin içine girmeye başladığı zaman köpeğin alışmış olduğu cesaretlendirici sözler söylenmeli, el içeri sokulup köpek sevilmelidir bu esnada köpek içeri girdiği zaman içeri atılacak ödül mamaları ile köpeğin içeri girmesi pekiştirilmelidir. Kafesin kapısı kesinlikle köpeğin üstüne kapatılmamalı ve bu işlemler köpek devamlı olarak kendi isteği ile kafesin içine girip çıkarak oynamaya devam edene kadar devam edilmelidir. Köpeğin mama vakti geldiğinde köpek gene bir oyuncak atılarak kafesin içersine gönderilmeli arkasından mama tası kafesin içersine, kapının yanına konmalı ve köpeğin kafes içindeyken mamasını yemesi sağlanmalıdır. Yemeğini bitiren köpek çağrılmalı ve dışarı çıktığında tuvaletini yapacağı yere götürülmelidir. Köpeğin yemeğini yedikten sonra içerde kalmasına ve buraya tuvaletini yapmasına kesinlikle müsade edilmemelidir.
Bu şekilde köpek kafesi iyice tanıdıktan ve alıştıktan sonra kapısı köpek içeride iken kapatılabilir. Kafesin kapısı kapatılırken köpeğin gene içeri kendinin girmesi sağlanmalı ve yanında oyuncağının bulunması gerekmektedir. Köpeğin kapısı kapalı kafeste ilk defalar fazla kalmasına müsaade edilmemelidir. Sahibi kafesin yanında bulunmalı ve 3-5 dakika sonra kapıyı açmalıdır. Köpek dışarı çıkarsa bir müddet dışarıda oynayıp sonra tekrar köpeğin içeri girmesi sağlanmalı ve kapı tekrar kapanmalıdır. Bu işlemlere sık sık devam edilmeli ve köpeğin içeride kalma süresi yavaş yavaş arttırılmalıdır. Köpeği kafesin kapısı kapalı iken içerde kalmaya alıştırırken sahibi kafesin yanından ayrılmamalıdır. Köpeğin yaşı ne kadar küçükse, kafeste kalma süresi de ona göre az olmalıdır. Eğer 2 aylık kadar bir köpeğiniz varsa en fazla yarım saat kafeste bırakabilir ve zamanla bir saate kadar çıkarabilirsiniz. Önceleri her yarım saatte bir köpek dışarı çıkarılmalı ve tuvaletini yapmasına, oynamasına izin verilmelidir. Kafes gün içerisinde sahibinin devamlı görebileceği evin uygun bir yerinde olmalıdır. Örneğin mutfağa veya sık oturduğunuz bir odaya konabilir. Mutfak ve bu gibi bir odaya gün içinde sıklıkla gireceğiniz için köpeği kafes içinde izlemek rahat olacaktır. Kafesin geceleri sahibinin yattığı odaya alınması faydalıdır. Kafes içinde kalma sürelerine gecede uyulmalıdır. Fakat geceleri süreler daha uzun tutulabilir. Sabaha karşı erken uyanan köpek kafeste izlenmeli ufak seslerle mızmızlanmaya başladığı zaman kafesin yanına gidilmeli fakat hemen kapısı açılmamalıdır. Bir süre beklenmeli köpeğin sesini kestiği an kafes dışına alınmalıdır. İleride her ağladığı zaman kafesten alındığının farkına varan köpek bunu kafesten çıkmak için kullanabilir ve dışarı çıkmak istediğinde devamlı kafes içinde bağırabilir.
Yavru köpek kafesine alışıp kendi kendine girip çıkmaya başladıktan sonra kafesin kapısı artık kapanmayıp kafesin etrafı çevrilerek kafes de içinde olmak şartı ile köpeğe bir alan bırakılmalıdır. Bu alan içersine de kafese en uzak olan yere gazete kağıdı konmalı, kafese yakın yere ise köpeğin mama ve su kabı konmalıdır. Köpek bir müddet sonra gazete kağıdına kaka ve çişini yaparken kafesi sadece yatmak için kullanmaya başlıyacaktır. Bu yöntem özellikle köpeği fazla izleyemeyenler için daha iyi bir yol olacaktır. Eğer kafesi çevreleyecek çit gibi bir şey bulmazsanız evdeki küçük bir odayı da kullanabilirsiniz. Bu odaya yukarıda tarif ettiğim gibi kafesi yere sereceğiniz gazeteden uzak bir yere koymanız gerekir ki yavru yattığı yer ile tuvaletin yapılacğı yeri ayırt edebilsin. Oda da yerlerde halı, kilim gibi herhangi birşey olmamalıdır. Köpekler genelde tuvaletini yumuşak bir yere yapmak ihtiyacındadırlar. Onun için yerde gazeteden başka birşey olmazsa gidip onun üzerine yapmak isteyecektir. Yurtdışında evcilhayvan mağazalarında bu iş için çimlendirilmiş topraklar satılmaktadır. Bu çim tuvalet eğitimi için daha elverişlidir. Eğer imkanınız varsa sizde bulacağınız uygun bir kaba çim ekip kullanabilirsiniz......




KAFES EĞİTİMİNE ALTERNATİFLER

Kafesin mümkün olmadığı zamanlar başka alternatif metodlarda uygulanabilir. Bu durumda köpeğe kafes gibi içinde bulunduğu sürece rahat edeceği, içinde bulunmaktan hoşlanacağı kısıtlı bir alan hazırlanır. Bu kısıtlı alan kafes eğitiminde olduğu gibi bir işlev görecektir. Bu alanı evde yaratmak bir yerde sizin yaratıcılığınızada kalmıştır. Örneğin evde bulunan ve köpeğin üzerinden atlayıp geçemeyeceği büyüklükteki bavul ve çantalarla bu kısıtlı alanı yaratabilirsiniz. Köpeğin rahatca yatıp kalkabileceği, dönebileceği bir alan bırakacak şekilde bavulları duvarın kenarına bir dörtgen olacak şekilde yerleştirin. Altına aynı kafeste yaptığınız gibi rahat bir şeyler hazırlayın. Bu alanın bir köşesini sanki kapı gibi aralık bırakın. Bütün bu hazırlıklardan sonra uygulayacağınız işlemler yukarıda kafes metodunda anlattığımın aynısı olacaktır sadece kafes yerine bu hazırladığınız yeri kullanacaksınız.
Kafes eğitiminde bebekler(insanlar) için olan parklarıda kullanabilirsiniz. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken parkın parmaklık aralarının fazla geniş olup köpeğin çıkmak için boynunu bu parmaklıklara kıstırmamasıdır. Ayrıca bu park ahşap ise ağacı kemirmemesine de dikkat edilmelidir. Bebek parklarının yapısında köpekler için yapılmış büyük üstü açık tel kafeslerde vardır bunlarıda kullanmak başka bir seçenek olabilir.
Bunlardan hiç birini yapmanız mümkün değilse mutfak veya banyo gibi bir yeride kafes niyetine kullanabilirsiniz. Bu iş için mutfak en uygunlarından biridir. Mutfağın veya banyonun bir kısmına yukarıda anlattığım gibi köpeğin rahatca yatacağı yumuşak bir yer hazırlayın bu yer mutfak veya banyonun bir köşesinde az gidilen bir yerde olursa ve önüde bir dolap veya yukarıda anlattığım gibi bir çanta vs. ile köpeğin geçmemesi için kapatılabilirse daha iyi olur. Köpek bu alanlara yukarıda kafes metodunda anlatıldığı şekilde alıştırılmalıdır. Bu gibi yerlerde köpeğin yattığı yere yakın bir gazete açılarak serilirse ve köpek tuvaletini yapacağı zaman alınıp bu gazetenin üzerine konulursa kısa zamanda tuvaletini buraya yapmasını öğrenir. Gazete köpeğin yattığı yere çok yakın olmamalı, bu nedenle tuvaletini yattığı yere yapıyormuş gibi algılamamalıdır.
Köpek kafeste veya sonradan hazırlanmış bu tür alanlarda geçirdiği süre içinde kendini oyalayabilmeli ve bu yerlere kendi isteğiyle, hoşlandığı için girmelidir. Bunu sağlamakda sizin sabrınız ve pozitif pekiştirme ile olabilir.....




CEZALANDIRMA
Ceza istenmeyen davranışı yok etmez. İstenmeyen davranışı; ödülün kaldırılması veya söndürme (extinction) dediğimiz davranışın pekiştirilmemesi sonucu yavaş yavaş unutulması ve yapılmaması yok eder. Ceza istenmeyen bir davranış için uygulandığı zaman geçici bir süre için o davranışı durdurur fakat uzun süreli bir etkisi yoktur. Köpek kısa sürede cezayı verenin yanında cezalandırıldığı davranışı yapmamayı öğrenip cezayı verenin yokluğunda aynı davranışı yapmaya devam etmeyi öğrenecektir. Tuvalet eğitiminde köpeğin evde yalnız olduğu zamanda tuvaletini yapmamasını istediğimizden ceza bu durumda eğitime bir yarar getirmeyecektir.
Sahibi köpeği eğitirken mümkün olduğu kadar köpeğine iyi adam olarak görünmelidir. Cezanın uygulanması bunu engelleyecektir. Tuvalet eğitiminde köpeğin tuvaletini istenilen yerlere yaptığı zaman yeteri kadar ödüllendirip bu davranışı pekiştirilerek, davranış bu alanlarda güçlendirildikten sonra ev içinde yasaklı yerde tam zamanında yakalanan köpek tuvaletini yapmadan engellenmelidir. Bu köpeğe ceza vererek yapılmamalıdır. Yani köpeğinize vurmayın, bağırmayın, azarlamayın sadece köpeğinizi eğer istemediğiniz bir yerde tuvletini yapmaya teşebbüs ederken gördüyseniz onu korkutmadan el çırparak veya köpeğin dikkatini çekecek bir ses çıkararak engellemeye çalışın eğer bunu başarmışsanız ve köpek tuvaletini yapmayı bırakmışsa hemen köpeği bu yerden alarak tuvletini yapması gereke yere götürünüz ve orada yaptığı zaman sevip ödüllendirin. Köpek tuvaletini yapmadan tam yaparken engellenmelidir. Bu zamanlamay çok dikkat edilmelidir. Tuvaletini yapacak köpek eğilerek, biraz da bacaklarını açarak pozisyon alır, tam bu pozisyonda daha tuvaletini yapmamışken engelleyebilirseniz başarılı olursunuz. Köpek tuvaletini yapmaya başladıktan sonra yapcaklarınız etkili olmaz bundan sonra köpeğe mudahale etmek gereksizdir.
tabiki arkadaşlar ben bukadar yazıyı değil bir günde bir haftada yazaman, burda yazılanlar eğitimde oldukça doğrudur bunları eklemeden önce bu yazıların tamamını okudum ve önce kendim teyit ettim, tamamen doğru bilgilerdir, ama eğitimde bir konuya çok az bir yer ayrılmış bir yazı oda şu, eğitimden önce köpeğinizle çok çok iyi ileşime geçiniz ve köpeğinizin karakterini çok iyi analiz ediniz, bu çok önemli bir konudur, çok iyi bir karakter anelizi ve çok iyi bir iletişim sonucu köpeğinizi çook üst düzeylerde eğitebilirsiniz.....

 

 

Köpek eğitimi, köpeğin insanla buluşup kaynaştığı günlerde başlamıştır. Köpek eğitiminin temel kaidesi insan- köpek ikilisinin psikolojik yönden anlaşmasıdır. Bu nedenle köpek eğiticisi, köpeğin anatomisini, fizyolojisini ve psikolojisini öğrenmeli ve eğitim uygulamalarını bu doğrultuda yapmalıdır.

 

Bütün köpekler ırk özelliklerinin gerektirdiği görevleri hiç eğitilmeden yaparlar. Örneğin bir çoban köpeği, eğitilmeden hayvanların korunmasını bilir. Av köpeği de aynı şekilde eğitilmeden, avın izini bulmakta ve çıkardığı seslerle onu izlemektedir. Yalnız ırk özelliği dışındaki görevleri yapabilmesi için köpeklerin özel bir eğitimden geçmesi gerekir.

Köpeklerden daha çok yararlanılmak amacıyla 1930 ‘lu yıllarda özel eğitim yöntemleri geliştirilmiştir. Özellikle askeri amaçla (bekçi, devriye, keşif ve benzeri gibi) hizmetlerde eğitilen köpekler Almanlar ve Ruslar tarafından birinci ve ikinci dünya savaşında kullanılmıştır. Amerika’da da 1942 yılında bu amaçla köpek eğitimi okulu açılmıştır.

Bugün bütün medeni ülkelerde askeri ve polisiye ve diğer amaçlarla köpek eğitim okulları mevcuttur.

Türklerde köpek eğitimi av köpeğinin eğitilmesiyle başlamıştır. Bunun dışında koyun sürülerini korumak amacıyla köpek eğittikleri bilinmektedir.

EĞİTİMDE ROL OYNAYAN FAKTÖRLER

Eğitimde insan ve köpek ilişkisinin rolü : İnsan ve hayvanın gerek eğitim gerekse sportif faaliyetlerdeki çalışmalardaki başarıları birbirleri ile kurdukları ruhsal ilişkiye bağlıdır. Köpek eğiticisinin herhangi bir köpeği eğitebilmesi için, çok iyi bir psikolojik yapıya sahip olması gerekir. Kendisi ile köpeğin en iyi şekilde nasıl uyum sağlayacağını anlamalı ve bu nokta üzerinde önemle durmalıdır. Köpekte de bazı özellikler bulunmalıdır. Örneğin, bir köpek bedenen ve psikolojik yönden sağlıklı olmalı ve normal bir zeka, dikkat ve cesarete sahip olmalıdır.

Eğitimde kalıtımın rolü : Her köpek ırk özelliklerini yavrularına kalıtsal olarak verir. Bir yavru köpek gelişme çağını tamamladıktan kısa bir süre sonra ana ve babadan gördüğü tüm hareketleri taklit eder.

Köpeğin özel yeteneklerinin rolü : Köpeklerin koku alma duyuları hiçbir canlı ile kıyas edemeyecek kadar gelişmiştir. Eğitimde köpeğin bu özelliğinin rolü büyüktür. Çünkü köpekler kokusunu aldığı bir canlıyı asla unutmazlar.

Her canlı kendine has bir vücut kokusu çıkarır ve bu koku parmak izi gibi her canlıda ayrı özellikler gösterir. Örneğin, hiçbir insanın kokusu diğer insanlarla en ufak bir benzerlik göstermez.

Koku alma duyusu çok gelişmiş olan köpek, herhangi bir yere saklanmış bir kişiye, ona ait bir eşyayı koklattıktan sonra geçtiği yerleri izleyerek onu ortaya çıkarır. Kangal köpeğinde koku alma duyusu çok iyi gelişmiştir. Bu sayede sürüye yaklaşan kurt veya başka bir zararlının (hırsız vs) kokusunu daha uzaktayken müdahale ederek sürüyü korur.

Eğitimde Eğitici Personelin Rolü : Köpek eğitimini yapacak kişinin en başta hayvanları sevmesi, sabırlı ve köpeklerden korkmayan, otoritesini hayvana kabul ettirebilecek birinin olması gereklidir. Eğitici köpeği sevmelidir. Köpeğin hareketlerinden, jestlerinden, bakışlarından veya ses tonundan ne istediğini anlamalı ve davranışlarını ona göre ayarlamalıdır. Köpek eğiticisi ani ve kesin kararlıdır. Bir emrin uygulanmasında nerede, ne zaman ve nasıl karar vereceğini mutlaka bilmelidir. Köpek eğiticisi korkak, çekingen ve tehlike karşısında görevi terk eden bir yapıda olmamalıdır. Aksine cesur, kararlı ve kendisi kadar köpeği de düşünen ve koruyan bir karaktere sahip olmalıdır.

Eğitici, karşısındaki canlının kendi düzeyinde bir beyin ve anlayış gücü olmadığını bilmeli ve onu eğitirken bir konuyu bir çok defa tekrarlamak zorunda kalacağını unutmamalıdır. Bu durumda asla sinirlenmemeli ve köpeğe kötü davranışlarda bulunmamalıdır. Köpek eğiticisi son derece sabırlı ve yüksek tahammül gücüne sahip olmalıdır.

KÖPEK EĞİTİMİNİN TEMEL KURALLARI

· Köpeğe komut verirken bununla ondan ne istendiğini anlayabileceği şekilde açıklanmalıdır. Köpek ile insan arasında bir iletişim eksikliği bulunmaktadır. Konuştuğumuz dil köpek için geçersizdir. Bu nedenle, verilen komutun ne anlama geldiğini işaret ederek , göstererek, yaptırarak ona anlatmalıyız.

· Komutlar; kısa, açık ve kesin olmalıdır. Daima klişeleşmiş biçim ve tonda verilmelidir. Köpekten istenen yaptırımlarla ilgili komutlar, genellikle tek heceli olmalı aynı zamanda aynı ses tonuyla söylenmelidir.

· Komutlar verilirken sesli emirler uygun bir hareketle desteklenmelidir.

· Komutların iyi bir şekilde öğrenilmesi için sürekli tekrarlar yapılmalıdır. Köpek bazen öğretilmek istenen yaptırımı kavramakta güçlük çeker.Bu gibi durumlarda usanmadan tekrarlamak ve istenen davranışı yapmasını beklemek gerekir. yaptırımdan vazgeçerek eğitimi bırakmak yanlış olur.

· Eğitim süreleri köpeğin ilgisini sürdürmesine göre belirlenmelidir.Bu süre genellikle 10-20 dakika arasında değişmektedir.

· Başarılı hareketlerinden sonra köpekler ödüllendirilmelidir.

· Eğitici köpeğin her başarılı davranışından sonra onu adıyla çağırarak ,sevgiyle okşarsa ,köpek istenileni yerine getirmek için daima büyük çaba gösterir.başarılı bir hareketten sonra köpeğin hoşlandığı etkinliklerde bulunmak,onunla oynamak,serbest bırakmak,dinlendirmekte birer ödüldür.

· Köpeğin hoşlanmayacağı her türlü davranış onun için bir cezadır.İstenmeyen yanlış bir davranış karşısında sertçe söylenen hayır sözcüğü ,köpeğe o davranışın yapılmaması gerektiğini anlatır.Sebebi ne olursa olsun köpek dövülmemelidir.

Köpek eğitiminde; köpeğin sahip olduğu yetenekler göz önüne alınarak ve köpeğin özelliklerine göre saptanması gerekir. Bu özellikler:

· Köpeğin bedensel özelliklerine

· Duyu ve algılamalarıyla ilgili yeteneklerini (görme, işitme, koku alma)

· Mizacı ile ilgili özelliklerine

· Zekası ile ilgili özelliklerine göre yapılmalıdır

 

 

Arama Motorları



 

         KANGAL KÖPEGİNİN MERHAMET DUYGUSU 

Kangal köpeği sahibine bağlı,yabancı kişilere tepkilidir.Sorumlu olduğu bölgeye –insan dahil– hiçbir canlıyı sokmamaya çalışır.Sahibi yanındayken yabancı kişilere karşı fazla tepki göstermez.Davranış bozuklukları ve istisnalar hariç hemen saldırıya geçmez.Yabancı şahsı birkaç kez havlayarak bekler ve sahibinin komutunu bekler.

Kangal köpeğinin merhamet duygusu gelişmiştir.Normal şartlarda sahibi ve bakıcısına karşı saldırgan değildir.Savunmasız kişilere –özellikle kadın ve çocuklara karşı– uysal ve yumuşak davranır.kangalın iyi huylu olması büyük ölçüde büyüme dönemindeki yetiştirme şekliyle ilgilidir.İnsanlara ve çevreye alışması çok küçük yaşlarda başlar.

Henüz gözü açılmamış eniklerin her gün itina ile sevilip okşanması,ileriki yaşlarda insanlarla daha iyi ilişki kurmalarına yardımcı olur.Yavru büyürken her aşamada ona sevgi ve şefkat ile yaklaşılmalı,nelerden hoşlanıp hoşlanılmadığı belirlenmelidir,satılık kangal köpegi,Hatta ev ve bahçe ortamlarında yaşayan Kangal yavrularına belirli zamanlarda radyo ve televizyon dinletilmesi,onların sosyalleşmelerine yardımcı olur.Ancak tüm bu sosyalleştirme çalışmalarının bir disiplin içerisinde yapılmasına dikkat edilmelidir,satılık kangal köpegi,

Bazı kimseler,bekçilik etmesi için yetiştirilen köpeklerin ıssız ve karanlık bir yerde dış ortamdan izole edilmiş şekilde yetiştirilmelerini tavsiye ederler,satılık kangal köpegi,Bu tavsiyeye göre yetiştirilen köpeğin daha saldırgan olup daha iyi koruma yapacağını savunurlar.Halbuki bu şartlarda yetişen bir köpek yeterince güneş ışığı almadığı için sağlıksız olur,satılık kangal köpegi,Ayrıca insanlarla sağlıklı iletişim kurmadığı için korkak ve ürkek tavırlar sergileyebilir yada aşırı ve hedefsiz saldırganlık gösterebilir,satılık kangal köpegi,

Bekçilik için yetiştirilen Kangalın görevi,bulunduğu bölgeye yabancı kişilerin yaklaşması durumunda,onları havlayarak uyarmak ve yaklaşmamalarını sağlamaktır.Bekçilik görevi yapan köpekler için saldırma ve yaralama başvuracakları en son davranış şekli olmalıdır,satılık kangal köpegi,İri ve güçlü bir köpek olan Kangalların yanlış yetiştirilme sonucu saldırganlaşması ve kontrolden çıkarak amaçsızca etrafa zarar vermesi,hem köpek hem de sahibi için tehlikeli sonuçlar doğurur,satılık kangal köpegi,

Kangal,öldürmek için tasarlanmış bir hayvan değildir,satılık kangal köpegi,Örneğin pitbull ırkı köpekler gibi öldürmek amacıyla saldırmaz,satılık kangal köpegi,Bölgesine giden yabancı bir insana saldırmaya kalktığında bu kişi hareketsiz durur veya bulunduğu yere oturursa,Kangal bu davranışı teslimiyet olarak algılar ve sahibi gelene kadar yabancıyı hareketsiz tutmak için etrafında dolaşır,satılık kangal köpegi,Bu davranış biçimi Kangalların insanlara öldürmek amacıyla saldırmadığına örnektir.Kangal,sahibini ve ailesini koruma görevini yerine getirirken iyi ve kötü niyetli insanları ayırt etme yeteneğine sahiptir.Eğer gelen kişinin kötü niyetli olduğuna inanırsa harekete geçer.Amacı öncellikle düşmanı eyleminden caydırmak ve uzaklaştırmak aksi takdirde teslim almaktır.Mecbur aldığında düşmana ciddi zararlar vermekten çekinmez ve bunu yapacak güce sahiptir,satılık kangal köpegi,.



Köpeklerde ilk yardım

Köpekler çok enerjik ve meraklı hayvanlardır,biz köpek sahiplerinin bütün dikkatine ve önlemine rağmen bir kaza geçirmelerine ve başlarını derde sokmalarına şaşmamak gerekir.Kötü sonuçlara sebep verecek olaylara parklarda,nehir veya deniz kenarlarında,trafikte,bahçede hatta ev içinde karşılaşabilirsiniz.En iyi yöntem ufak yada büyük her türlü kazanın başınıza gelmeyeceğini düşünmek değil önlem alıp kendinizi hazırlamanızdır.
 
Bir kaza anında tabiiki köpeğinizi veterinere götüreceksiniz.ancak öncelikli olarak köpeğinize ve veterinerinize yardımcı olmak, köpeğin daha fazlı acı çekmesini önlemek,kanayan bir yarayı durdurmak ve yaranın daha kötü bir hal almasını önlemek için yapacaklarınız vardır.
 
ALTIN KURALLAR
 
1.Sakin olun.Köpeğiniz panik olduğunuzu anlar ve aynı şekilde cevap verir.
2.Yiyecek,içecek kesinlikle vermeyin.
3.Yavaşça ve dikkatlice taşıyın,yatıştırıcı bir ses tonu ile konuşun.
4.Veterinere gitmeden önce telefon ederek köpeğinizin durumu hakkında ayrıntılı bilgi verin.
 
KIRIKLAR :
 
Köpeğinizin ayağı yada vücudundaki başka bir kemik açık yada kapalı olarak kırılmış olabilir.Yani kemik kırılarak deriyi parçalamış ve dışardan görünüyor olabilir veya içeride kırılmış olabilir.Köpeğiniz inliyor,ayağa kalkamıyor,vücudunda şişkinlik, deforme ile dokunmada hassas bir acı duyuyor ise bir kırık ile karşı karşıyasınız demektir.
 
1.Köpeğinizin hareketini kısıtlayın.
2.Eğer açık bir kırık var ise bu yeri yapışmayan bir bandaj kullanarak sarın ve sert zeminden korumak için pamuk kullanın.
3.Ayakta bir kırılma var ise;bacağını pamukla iyice sarınız ve bandajlayınız.Bandajı iki kat yapabilirsiniz bu bandaj veterinere gidene kadar iddare etmelidir.
4.Tahta düzgün bir spatula yada sert ve düzgün bir plastik yardımı ile ayağın düzgün bir hal almasını ve hareket etmemesini sağlayın.Pamuk ile bandaj yaptığınız ayağın altına bu düzgün sathı koyunuz ve yeni bir bandaj ile ayağa sabitleyiniz.
5.En kısa zamanda veterinere götürün.
 
YANMALAR :
 
1.Deri ve kürk üzerinde ateş yada kaynar bir sıvının verdiği zararlar olarak tanmlayabiliriz.Derin yanıklar o bölgedeki sinir sistemini öldürdüğü için köpeğiniz acı çekmeyebilir ancak bir şokun içinde olabilir.
2.Yanan bölgeyi acilen soğuk su dökünüz.Ancak vücudun tümü ile çok soğuk suyun temasına kaçınınız.Soğuk sudan dolayı köpeğinizi diğer bir şoka sokabilirsiniz.
3.Yanan bölgedeki deri ve kürk parçalarını eliniz ile kaldırmaya çalışmayın ve herhangi bir krem yada merhem sürmeyin.
4.Yanan bölgeyi yapışmayan steril bir bez ile (Gazlı bez) sarınız.Böyle bir steril bez yok ise yiyeceklerimizi saklamak için kullandığımız strech fiimler ile yanık bölgesini kaplayın ve yara üzerine soğuk su ile ıslattığınız bezi koyunuz.
5.Yangından kurtulan bir köpek ise,duman nefes borusu ve ciğerleri tahriş etmiş olabilir.
6.En kısa zamanda veterinere götürün.
 
 
NEFES BORUSUNDA YABANCI CİSİMLER :
 
1.Köpeğiniz kusmaya çalışır iken aynı zamanda aralıklar ile elini ağzına götürüyor ve nefes alma zorluğu çekiyor ise muhtemelelen nefes borusunda yabancı bir cisimden şüphelenilmelidir.
2.Köpeğinizi oturtun ve birinin yardımını isteyin.
3.Bir elinizi ağzının üst tarafından diğer elinizi ise alt tarafından tutarak ağzı açınız ve cisimi çıkarmaya çalışınız.Bunu yaparken köpeğin burnunu kapatmadığınızdan emin olun.
4.Dilini dışarı çıkarın ve yabancı cismi kontrol edin.
5.Asla küçük parçalar ile yine küçük ve kaygan toplar ile oynamasına izin vermeyin.Büyük boy köpeklerde tenis topunu yakalaması için havaya dikey olarak atmayınız.
6.Köpeğiniz nefes almaya devam ediyor ancak zorlanıyor ve siz cismi göremiyor veya çıkarmakta zorluk çekiyor iseniz hemen veterinere götürün.
 
 
ZEHİRLENME:
 
Ani hareketsizlik,dengesizlik,kusma,ishal zehirlenme belirtisidir.Çeşitli birçok kimyasal madddeler zehirlenmeye sebep olabilir.Köpeğinizin neden zehirlendiğini araştırmak veterinere tedavi konusunda kolaylık sağlayacaktır.
 
1.Zehirlendiğine inandığınız yerden köpeği uzaklaştırın ve olası diğer hayvanlar ile çocukların başka bir zehirlenmeye sebep olmaması için çevre güvenliğini sağlayın.
2.Veterinere telefon ederek belirtileri söyleyin ve tavsiyelerini uygulayın.
3.Zehirlendiğine inandığınız maddeyi veya maddeleri veterinere söyleyiniz ve köpeğinizi veterinere götürürken bu maddeleride yanınızda götürünüz.

 



YAVRU KANGALLARIN BESLENMESİ

Yavruların sütten kesilmesi yaklaşık 4-6 haftalıkken gerçekleşir. Irklara göre de---gıs---iklik göstermekle birlikte yavru bir köpeğin erişkin hale gelinceye kadar geçen gelişme süreci 10-16 ayda tamamlanır. Gelişme çağında onları en iyi şekilde beslemek gerekir. Bu nedenle gelişme dönemi boyunca beslenme yavru kuru mamaları veya yavru konserve mamalarıyla yapılmalıdır.

Köpeklerin farklı hayat evrelerinde farklı gereksinimleri vardır. Yavru köpeklerin besin gereksinimleri, erişkin bir köpeğin ihtiyacından daha fazladır. Bu fazlalık yavruların büyüme dönemindeki ihtiyaçlarından ve aktivitelerinden kaynaklanır. 3 aylık yavru ile 8 aylık yavrunun gereksinimlerinde bile farklılıklar görülür. Bu yüzden yavrular, gereksinimlerine uygun yüksek biyolojik değerli ve kolay sindirilebilir proteinler, yeterli oranda kalsiyum ve uygun kalsiyum/fosfor oranı içeren vitamin açısından zengin diyetlerle beslenmelidir. Proteinler, doğru vücut büyümesi ve kas gelişimi açısından önemlidir.

Yavrular 4-5 haftalık olduklarında kuru mama, ıslatılarak yada yavru konserveleriyle karıştırılarak verilmelidir. Böylece yavruların mamalarını koklamaları, yalamaları ve ısırmaya başlamaları teşvik edilir. Bu ıslatma işlemi, kuru mamaya daha fazla aroma kazandırarak tadını, kokusunu ve lezzetliliğini arttırır. Ayrıca mamanın daha yumuşak olmasını ve sütten yeni kesilen yavruların ---cıg---neme refleksini uyarak mamayı daha kolay almalarını sağlar. Bu uygulamanın yavrularda şekillenebilen mide ---sıs---kinlerini, mide dönmelerini ve gaz oluşmasını engellediği de uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

Mamanın ıslatılması ilk 2-3 aylık dönemde süt ile yapılabilir. Daha sonraki dönemde mamanın ıslatılması gerekirse bu işlem su, et suyu yada yemeklerin sularıyla yapılmalı, süt kullanılmamalıdır. Köpeklerin süte gereksinim duyduğu dönem ilk 2-3 aydır. Bundan sonraki dönemlerde süt sindirim sisteminde problemlere ve ishale neden olabilir. Yapılan araştırmalar köpeklerin % 80'inin süte karşı allerjik olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ilk 2-3 aydan sonra süt vermekten kaçınılmalıdır.

Yavrunun anne sütünden sonra birden bire kuru mamayla beslenmesinin kabızlığa yol açabildiği de bilinmektedir.

Mamanın partikül büyüklüğü köpek yavrularına uygun olmalıdır. Büyük partüküllü bir mamayı yavrunun ağzına alması ve ---cıg---nemesi zor olacağından, bu beslenmeyi olumsuz etkileyecektir. Köpeklerin arasında bireysel farklılıkların da olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle yavru maması hazırlayan ticari firmalar, farklı gelişme dönemleri için farklı partükül büyüklüğüne ve farklı formülasyonlara sahip mamalar hazırlamışlardır. Bu konuda en büyük yardımcınız veteriner hekiminiz olacaktır. Köpeğinize mama alırken mutlaka veteriner hekiminizin tavsiyeleri doğrusunda hareket edin.

Mamanın küçük parçalar halinde verilmesi, yavrunun yeme alışkanlığı kazanması açısından da önemlidir.

Köpeğinizin kabına mama koyduğunuzda, "gel" veya "ye" gibi bazı tek heceli komutlarla onu mama yemeye teşvik edebilirsiniz.

Yavruların mide kapasiteleri, günlük ihtiyaçlarını bir sefer yemeyle karşılayacak kadar gelişmediğinden, yavrular yiyeceklerini birkaç öğünde tüketirler.

Yavruların diyetleri 6.haftadan 3.aya kadar günde 4 öğün, 3.aydan 6.aya kadar günde 3 öğün, 6.aydan 12. aya kadar günde 2 öğün, 12. aydan sonra ise günde 1 öğün olarak verilmelidir.

Yemek zamanı ve yemek yedikleri yer olabildiğince sabit olmalı ve de---gıs---tirmemeye çaba gösterilmelidir. Günde 3 öğün yapılan beslemede yemek zamanlarının sabah, öğlen ve akşam olarak düzenlenmesi yararlıdır. Köpekler ancak 10-12 aylık olduktan sonra, günlük ihtiyaçlarını tek bir öğünle karşılayabilecek sindirim sistemi kapasitesine ulaşırlar.

Beslenme amacıyla, uyuyan yavruların uyandırılmaları doğru değildir. Yavruların beslenme kadar uykuya da gereksinimi olduğu unutulmamalıdır.

Yavrular 6-7 haftalık olduktan sonra diş de---gıs---tirme dönemine kadar, kuru mamanın ıslatılmasına gerek yoktur. çünkü ilk 6-7 haftadan sonra köpeklerde ---cıg---neme refleksi iyice gelişir ve katı partiküller ağıza rahatça alınıp sindirilebilir.

Su katılmak suretiyle hazırlanan ve kendi yapısında yüksek miktarda su bulunduran (konserve gibi) mamalar, küf mantarlarının üremesi için uygun bir ortam yaratır. Bu tip su miktarı fazla olan mamalar, 30-60 dakika içersinde tüketilmediklerinde köpeğin önünden alınmalıdır. Islatılarak verilen mamaların tüketilmeyen kısımlarının süratle bozulabileceği unutulmamalıdır.

Yavru köpekler 4 aylık olduklarında geçici dişler dökülmeye başlar ve 42 adet kalıcı diş süt dişlerinin yerini alır. Diş de---gıs---tirme döneminde kuru mamaların ıslatılarak verilmesinde yarar vardır. Bunun nedeni bu dönemde kuru mamanın sert gelmesi ve yavrunun kuru mamalardan yeterince yaralanamamasıdır. Bu dönemde yavrunun biraz iştahsız olması normaldir. Ancak gene de bir miktar yumuşatılmamış (ıslatılmamış) kuru mama verilerek dişlerin temizlenmesi sağlanmalıdır.

çok sık olmamakla birlikte kırılmadan temizlenmiş ve pişirilmiş ilikli büyük kemiklerin verilmesi, köpeklerde dişlerin temizlenmesinde ve çene kaslarının gelişmesinde faydalıdır.

Kuru mamayla beslenme köpeklerin gelişimi açısından daha uygundur. çünkü ticari mamalar, gelişim açısından gerekli olan bütün unsurları dengeli bir şekilde ve yeterli miktarlarda içermektedir. Ev yemekleri ile yapılan beslemenin, gelişim için gerekli olan besin unsurlarını yeterli ve dengeli bir şekilde sağlayamadığı klinik araştırmalarla kanıtlanmıştır. Gene de köpeğinizi ev yemekleri ile beslemek niyetindeysiniz, mutlaka veteriner hekiminize danışıp onun verdiği diyetleri uygulayın. Yapılacak yanlış besleme, köpeğinizde gelişme bozukluklarına neden olabileceği gibi, hayatı boyunca kalacak problemlere de yol açabilir.

Köpeğinizi ev yemekleri ile besliyorsanız vitamin, kalsiyum gibi maddelerle diyetini takviye etmeniz gerekir. Kuru mamayla yapılan beslemede veteriner hekiminiz gerek duymadıkça, bu besin unsurlarını diyete katmanıza gerek yoktur. Ancak unutulmamalıdır ki, piyasada bulunan ticari mamalarında arasında kalite farkları vardır. Bu konuda en büyük yardımcınız her zaman olduğu gibi yine veteriner hekiminiz olacaktır.

Ev yemekleriyle yapılan beslenme, köpeğinizin seçici bir beslenme alışkanlığına sahip olmasına neden olabilir. çeşitli tatlarda ve lezzetlerde yemek vermek, beslenme uzmanlarının yanlış olarak vurguladığı bir harekettir. çünkü ne kadar çok çeşitlilik yaratılırsa, köpeğinizin beğenmeme ve yememe olasılığı da o oranda artacaktır. İyi kalite ticari mamalara erken yaşta alıştırılan yavrularda, seçici yem tüketiminin önüne geçilmiş olur.

Kalsiyum ve fosfor gibi iki temel besin maddesi, yavruların diyetinde yeterli ve dengeli bir düzeyde bulunmalıdır. çünkü kalsiyum ve fosfor düzeyi düşük mutfak artıklarıyla beslenen yavrularda sıklıkla raşitizm gelişmektedir.

Köpeklerin aşırı yağlanmasına izin verilmemelidir. Aşırı kilo alma ve yağlanma bir taraftan güzelliklerini diğer bir taraftanda sağlıklarını bozmakta ve hayatlarını kısıtlamaktadır. Bu yüzden iyi dengelenmiş ve denetimden geçmiş köpek mamalarının paketlerinde yazılı bulunan beslenme talimatlarına ve miktarlarına, veteriner hekiminiz aksi birşey söylemedikçe mutlaka uygun olarak davaranın. Aşırı mama tüketiminin midede rahatsızlıklara ve ishale neden olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.

Yavru köpeklerin kişisel gereksinimlerine göre, ihtiyaç duydukları günlük mama miktarı de---gıs---iklik gösterebilir. Köpeğiniz her öğünden sonra yemek kabında mama bırakıyorsa, kaba koyduğunuz mama miktarını %10 azaltınız.

Kuru mamayla beslenen köpeklerin içme suyu gereksinimleri daha fazladır. Bu yüzden önlerinde her zaman taze ve yeterli miktarda temiz su bulunmalıdır. Köpeğinize içme suyu olarak musluktan akan suyu vermekten kaçının.

Köpeğinizin mama ve su kabı ayrı olmalıdır. Bu kaplar ayak altından uzak bir yere konulmalı ve her öğün sonrasında temizlenmelidir. Köpeğinizin deviremeyeceği büyüklükte ve şekilde su ve mama kabı seçmeye özen gösterin.

Köpeklerin diyetlerinde ani de---gıs---iklikler yapmaktan kaçınılmalıdır. Böyle bir işlem gerekliyse kademeli olarak yapılmalıdır. Köpeğinizin mamasını yeni bir mama ile de---gıs---tirirken, bu de---gıs---imi ortalama 7 günlük süreç içersinde yapmanız hem onun alışması hem de sindirim sistemi açısından faydalı olacaktır. Köpeğinizin eski mamasıyla yeni mamasını karıştırın ve bu karışımdaki yeni mamanın miktarını her gün arttırarak mamayı verin. Bu barsak mikroorganizmalarının yeni mamaya adaptasyonu açısından önemlidir. Yeni mamaya alışıncaya kadar dışkıda; miktar, kıvam ve renk açısından oluşabilecek de---gıs---ikler normaldir. Adaptasyon sürecinden sonra bunlar normale dönecektir. De---gıs---iklik ani bir şekilde yapılırsa ishal olma ihtimali çok yüksektir.

Yavru bir köpek normal olarak günde 4-5 kez dışkılama yapar.

Bazı köpeklerde dışkısını yeme (kaprofaji) olayı görülebilir. Bu davranış vahşi yaşamdan kalma bir alışkanlıktır. Bunun yanı sıra dışkı yeme, diyetteki besin maddeleri eksikliğinde yada dengesizliğinde, özellikle de lifli maddelerin noksanlığında ortaya çıkmaktadır. Mamada bulunan lifli maddeler, besinlerin barsaklardan ge---cıs--- süresinden sorumludur. Bu eksikliklerin sonunda dışkı yemenin yanı sıra toprak yeme olayı da görülebilir.

Köpekler bazen de ot yerler ve de kusarlar. çok sık karşılaşılmadığı sürece bu olay normal olarak kabul edilir. Bunun nedeni, köpeklerin yaşadığı karın ağrısı ve kendilerini rahatsız eden safrayı dışarı çıkarmaktır.

Temel olarak köpeklerin tatlıya gereksinimleri yoktur. çikolata ve şeker gibi yiyeceklerin uzun süre verilmesi sonucunda sindirim sisteminde bozukluklar, diş çürümesi, yağlanma ve şeker hastalıkları şekillenebilmektedir.

Köpekler havuç, yeşil sebzeler ve elma gibi bazı meyvaları da hoşlanarak tüketirler. Bunun beslenme açısından bir zararı yoktur.

Köpeğinize balık kılçıklarıyla tavuk gibi ufak kümes hayvanlarının kemiklerinin verilmesi, sindirim sistemine takılmaları ve batmaları gibi istenmeyen rahatsızlıkların meydana gelmesine neden olacağından tercih edilmemelidir.

Köpeklere asla çok sıcak yada çok soğuk yiyecekler verilmemelidir.

Evde kendimiz için hazırladığımız salçalı, baharatlı ve yağlı yemeklerin verilmesinin köpeklerde sindirim ve allerjik deri problemlerine neden olabileceği unutulmamalıdır. Köpeklerde allerjik reaksiyonların tedavisi uzun süren, zaman alıcı ve dikkat isteyen bir işlemdir.

Kuru mamayla beslenen bir köpeğe peynir, salam gibi maddelerin verilmesi gereksiz ve de yanlıştır. Bu tip besin maddeleri de köpeğiniz için allerjik olabilir.

Köpekler için hazırlanmış ticari mamaların zaman zaman pahalı oldukları iddia edilmektedir. Bununla birlikte ticari mamalar dengeli beslenme, yüksek sindirilebilirlik, sağlık, iştahla tüketim, dışkılamada düzen, az dışkı, temizlik ve pratik olmaları bakımından avantajlıdırlar.

Erişkin (adult) mamaya ge---cıs---iniz, köpeğinizin büyümesi durduktan sonra olmalıdır.

Irklara göre erişkin mamasına geçme yaşı aşağıda verilen tablodaki gibidir.

Küçük ırk (2.5-10 kg) 8-12 aylık
Orta boy ırk (10-25 kg) 12-18 aylık
Büyük ya da dev ırk (>25 kg) 12-24 aylık

Genel olarak köpeğinizin beslenmesinde bu hususlara dikkat etmeli ve özen göstermelisiniz. Ancak büyük yada dev ırk (erişkin ağırlığı 25 kg'ın üzerinde olan köpekler) bir köpek yavrusu sahibiyseniz bunların dışında size birkaç tavsiyemiz daha olacak.

Bu tip ırkların gelişim süreci 12-24 ay kadar sürmektedir.

Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim, hayatlarının ilk aylarında gayet de---gıs---kendir. Haftalar geçtikçe vücut ağırlığı ve kemiklerin büyümesi artış gösteririr. Bu tip ırklarda çok hızlı bir canlı ağırlık artışı, kemikler ve eklemlerde düzeltilmesi zor gelişim bozukluklarına neden olduğundan aşırı beslenmeden kaçınılmalıdır. Canlı ağırlık artışı belirli zaman aralıklarıyla düzenli bir şekilde izlenmelidir.

Köpeklerin yağlanmasına izin verilmemelidir.

Büyük ve dev ırk köpekler genel olarak bazı ortopedik hastalıklara (osteochondrosis, dirsek displasisi, kalça displasisi gibi) yatkınlık gösterirler. Bu hastalıkların genellikle 4-8 aylık yaş gurubunda görüldüğü ve bazı ırklarda (Alman çoban köpekleri, Labrador, Rottweiller, Alman Kurt köpeği, Boxer, Golden Retriever, Danua, Dobermen) kalıtsal olduğu bilinmektedir. Yanlış beslenme (aşırı besleme ve fazla kalsiyum verilmesi) bu hastalıklar için risk faktörünü ortaya çıkarır. Büyük ve dev ırk köpekler genetik olarak hızlı gelişim gösterdiklerinden daha fazla risk altındadırlar.

Bazı köpek sahipleri yukarıda adı geçen hastalıklardan korunmak için mamaya kalsiyum takviyesi yaparak aslında bu rahatsızlıklara neden olmaktadırlar.

Büyük ırk köpeklere fazla kalsiyum verilmesi kemiklerin gelişimini olumsuz etkilemekte hatta durdurabilmektedir. Böyle olunca kemikler zayıf kalır. Aşırı kilo alımı sonucunda da zayıf olan kemikler bu yükü kaldıramaz ve kemiklerde eğrilik ve kırılmalar şekillenebilir.

Bu riskleri en aza indirmek, büyük ve dev ırklar için özel olarak geliştirilmiş mamaların kullanılması ile sağlanır. Eğer böyle bir mama kullanıyorsanız hiç bir ilave vitamin ve minerel katkısı yapmanıza gerek yoktur. Ayrıca mama tüketimi kontrol altında tutulmalıdır.

Köpeğinizin mamasına dışarıdan ekstra bir takım takviyeler yaparken mutlaka veteriner hekiminizin bilgisine başvurun.

Yavru mamalarının formülasyonları:

Yavru mamaları, yavru köpeklerin büyüme ve gelişme dönemindeki yüksek enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere düzenlenmiştir. Bu mamalar yeterli miktarda kalsiyum, yüksek oranda protein, yağ asitleri, mineral ve vitaminleri içermektedir. Yavru mamaları junior, puppy, growth gibi isimler almaktadırlar.

Tavuk etli yavru kuru mamaları :

Büyüme ve gelişme döneminde olan yavruların artan enerji ihtiyaçlarını ve gereksinim duydukları bütün besin maddeleri ihtiyacını karşılar. Protein kaynağı olarak tavuk eti ve tavuk yan ürünleri kullanılmıştır. Bu mamalar ufak ırklar için (2.5-10 kg. arası ağırlıkta, örn: Pincher, Terrier ) küçük taneli, orta boy ırklar için (11-25 kg. arası ağırlıkta, örn: Beagle, Spaniel, Cocker ) normal taneli, büyük ve dev ırklar için (erişkin ağırlığı 25 kg. üzerinde olan, örn: Doberman, Rotweilller ) büyük taneli olarak hazırlanmıştır. Ayrıca bu mamalardaki besin maddeleri oranları da ırkların büyüklüklerine ve ihtiyaçlarına göre farklı miktarlarda ayarlanmıştır.

Kuzu etli ve prinçli (Lamb & Rice) yavru kuru mamaları :

Bu mamalarda protein kaynağı olarak kuzu eti kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar kuzu etinin köpekler için en az allerjik ve hazmı en kolay besin maddesi olduğunu göstermektedir. Bu mamalar besin duyarlılığı olan yavruların beslenmesinde, deri ve tüy sağlığının korunmasında iyi bir seçenektir. Kuzu eti en az allerjik besin maddesi olduğundan dolayı deri ve tüy sağlığı açısından koruyucu ve oluşabilecek problemleri ortadan kaldırıcı özelliğe sahiptir. Bu mamaların konserve formları da bulunmaktadır.

Yavru mamalarındaki esansiyel yağ asitleri sağlıklı ve parlak bir tüy yapısının, doğru dengelenmiş kalsiyum/fosfor oranı sağlam diş ve kemik yapısının, yüksek kaliteli protein seviyesi güçlü kas yapısının, yüksek sindirilebilirlik az miktarda ve sağlıklı dışkının oluşmasını sağlar. Ancak unutulmamalıdır ki, piyasadaki her ticari mama aynı kalitede değildir. Köpeğinizi, kendisine en uygun olan kaliteli ve profesyonel mamayla beslemek için veteriner hekiminizden bilgi almanız yararlı olacaktır.

Bu mamalardan başka bazı durumlarda (kusma, ishal) kullanılan, yavrular için özel diyet mamalar da bulunmaktadır. Ancak bunlar veteriner hekim kontrolünde kullanılmalı, veteriner hekimlere danışılmadan kullanılmamalıdır. çünkü verilecek yanlış bir diyet mama organizmadaki sorunun çözümü olacağına yeni bir problemin ortaya çıkmasına neden olabilir.




Kangal vucut özellikleri

Aşağıda  resimde gördügünüz gibi Kangal Köpeğinin yapısı: Aslanı andırır. En önemli özelliği kıvrımlı ve yukarı doğru kalkık ve halka biçimindeki görüntüsüdür. Kangal'larda kuyruğunun yukarı doğru kıvrımlı olması ve çok devirli olması üstün özellik sayılır. Kök kısmı kalın, uç kısmında çok ince olmayan kuyruğun rengi gövde renginden daha koyudur. Kök ve üst kısmının siyah kırçıllı, en ucunun beyaz veya siyah lekeli olması iyi özellik sayılır. 


Karabaşlık, yanı yüzün az veya çok karalığı ırkın belirli özelliğidir. Kangal'larda kafa iri başın alın kısmı geniş ve yüksek, çene kalın ve güçlü, dişler çok iridir. Çene ve burun orta uzunlukta, burun kısmı küt, kulaklar düşük ve büyükçe, yavru iken düz, ergenleşince dalgalı, orta boy üçgen şeklinde uçları yuvarlak kafasına yapışık ve sarkık görünümündedir. Göz etrafı siyahtır. Gözler oval, siyah ve kahverengi tonlarındadır. Boyun hafifçe eğik, güçlü ve adaleli, kısa ve kalın ense başa yakın genişliktedir. Gövde baştan sona bir kare şeklindedir. Gövde kirli beyaz ile grinin açık veya koyu tonlarındadır. Göğüs yüksek ve geniş olup, üst kısmı öne doğru bombelidir. Göğüs güçlü adaleli, hiçbir zaman şişman değildir. Kangal'lar dövüşürken bu göğsünü çok iyi kullanırlar. Dirsek hizasına kadar göğüs derin, karın hafif içine çekiktir. Kangal'larda bacaklar oldukça kalın, güçlü fakat önler kadar değildir. Kangal'lar dövüşürken ön bacaklarını kullanırlar. Ayaklar iri yapılı, kuvvetli parmaklar bombeli ve siyahtır. Ayakların tümü veya dizden yukarısı gövdesinin rengindedir. Bazılarında ayak pençesinin üstünde bir tırnak olur. Ön parmak 4 adet ve kalın küt tırnaklıdır. Tabandaki tırnaksız olan beşinci yassı parmak topuk görevini yapar. Bazen pençe tırnağı çift olabilir. Bu iyi bir özellik sayılır. Pençe ön ayaklarda olup, arka ayaklarında olmaması haline de çok rastlanır. Fakat çok fazla mahsur sayılmaz. Dört ayağın pençeli olması iyi özellik sayılır. Bel ve sırt yukarıdan aynı genişlikte ve oldukça geniş gövde renginden biraz koyu renkte bazen de seyrek siyah kıllarla kırçıllıdır. Post, sık, kısa ve yoğun tüy yapısına sahiptir. Vücut rengi bozdan çelik rengine kadar değişiklik gösterir. Göğüste beyaz bir madalyon bulunabilir. Yüzünce Kangal beni veya benleri ile üst damağındaki siyah leke Kangal'ın soy saflığının garantisidir. 

Kangal Köpeğinin Bedensel Ölçüleri: 

- Vücut ağırlığı özel bakımlı ve yetişkin Kangal'lar
Erkekler : 100 kg.
Dişiler : 75 kg.

- Kırsal alanlarda yetişkin Kangal'lar
Erkekler : 50-75 kg.
Dişiler : 40-60 kg.


- Düşey boy
Erkekler : 75-90 cm.
Dişiler : 70-80 cm.


Özel bakımlı yetişkin erkek 100 cm.yi geçebilir.

- Beden uzunluğu, boy uzunluğundan 0–15 cm. daha azdır. 


Tarım Bakanlığı, Tigem internet sitesinden alınmıştır.






Yavru kangal isimleri

Kangal köpeklerine verilen isimler

Erkek kangal isimler: şirkan-zeus-tatar-çakır-ersagun-eyfel-yıldırım-dozer-panzer-pallo-bozok-bozar-adam-haydut-beton - zalim - zorba - zor - zoro - aslan - jet - jop - dozer - digor - coşar - yiğido - herkul - prens - efe - kral - reis - coşkun - paşa - ulu - çavuş - ağırabi - atom - serto - şimşek - serseri - gür - dağ - yürekli - azgın - aygır - ulubey - demir - vuran - şafak - akar - -çelik - maço - -azad - hurok - tank - roket - gaddar efendi - balyoz - -çakar - barut - kılıç - dobra -ağa - oğul - 


dişi kangal isimleri: sürpriz - ren- pamuk - hilal - güneş - sis - asil - atılgan - yıldız - karam - seyhan - kar - sultan - prenses - altın - sarıkız - balkız - karakız - aykız - naz - nazlı - cano - eylul - cankız - dolunay - tan - frat - masum- - çeto  -arap, şanslı, duman, bozo-bulut-dost-gök-zıpkın-hırçın-buz-karabaş-ayıboğan-cesur-reis-mülayım, arap kangal, boz kangal, koca kafa kangal,


Erkek: Akış, Aloş, Apaçi, Aslan, Badar, Balaban, Bıgır, Biçer, Boris, Bozo, Buş, Cesur, Coni, Çakal, Çapar, Çomar, Duman, Ejder, Erkeç, Eskimo, Gavraş, Gobel, Garoo, Gaytar, Gudo, Gurek, Gurzo, Habate, Hamzet, Herkül, Japon, Jilet, Kalan, Kalas, Kalleş, Karabela, Karlos, Keleş, Kemikkıran, Keskin, Kobra, Komançi, Kurtboğan, Kütük, Ladin, Maço, Memati, Pala, Palas, Panter, Paşa, Potuk, Reis, Rogar, Sako, Saro, Saymaz, Sekül, Sigoş, Şabdur, Şamir, Şaron, Şerkan, Şeytan, Şihadze, Talas, Tallu, Tamate, Tamu, Tango, Tarzan, Tomas, Tomi, Toni, Topuz, Toraman, Toros, Tufan, Tüylü, Taysın, Yakışıklı, Yakut, Yapal, Yarış, Yellek, Zalım, Zalim, Zorba.


Dişi: Afet, Aksu, Albız, Arap, Ateş, Atılgan, Ayışığı, Ayıcık, Balkız, Berfi, Beyaz, Bıldırcın, Bipsi, Boğar, Boncuk, Boz, Bulut, Cambaz, Cellat, Cesika, Ceylan, Cıncık, Çember, Çevir, Çopur, Daaşe, Delikız, Devir, Dost, Efe, Elmas, Fındık, Fıstık, Filiz, Garip, Garoş, Güllü, Gümüş, Gürce, Gürcü, Haydut, Hopi, İnci, Kapan, Kapar, Kar, Karabaş, Karperisi, Kartopu, Katar, Keklik, Keş, Kılıç, Kontes, Korsan, Küço, Mahcup, Manga, Manken, Meraklı, Mercan, Mirce, Monika, Muro, Nazik Hanım, Pamuk, Robin, Sarı, Sarmaşıl, Saymaz, Seçkin, Sedef, Sezgin, Sıçan, Sişup, Sümbül, Süslü, Şavıdza, Şirin, Tombul, Uçar, Yaman, Yazgı, Yeriş, Yetiş, Zelal, Zoro, Zümrüt.

 DİŞİ VE ERKEK DAMIZLIK KANGALARIN SEÇİMİ

    Dişi damızlık kangal seçimi:

    Dişi damızlık kangal seçerken öncelikle kangal ırkının üstün vasıflarını taşımasına dikkat edilmelidir, vucut normal gelişimini tamamlamış ve sağlıklı olmalı kafa yapısı iri ve karabaş olmalı, vucut kare şeklinde orantılı olmalı, meme uçları düzgün ve sağlıklı görünmeli, kör olmamasına dikkat edilmeli.

    Her nekadar erkek genleri ağırlıklı olsada dişilerinde yavrunun genlerini etkilemektedir. Bu yüzden dişiler sağlıklı ve iri olmalıki yavrulara iyi bakabilsin ve türünü ilerki nesillere taşısın, iri ve sağlıklı olan bir dişi kangal bünyesi güçlü olduğundan hem gebelik dönemi hemde doğumdan sonra yavruların gelişimi için çok önemlidir.

   Kalıtsal hastalık sakatlık ve şekil bozuklukları bulunmamasına dikkat edilmeli. Bunların yanında ırkı özellikleri iyi huylu zeki kangalların seçilmesi yavrularında aynı özellikte olması için gereklidir.

   Erkek damızlık kangal seçimi:

   Erkek damızlık kangal seçerken hem fiziki hemde ırkı özellikleri çok önemlidir. Soy takibi olan kangallar ırkı özelliklerini kaybetmeden ileriki nesillere taşıyabilmektedir. Erkek kangal köpeklerinde fiziki olarak sakatlık ve kalıtsal hastalık olmamasına dikkat edilmeli.

    Damızlık erkek ve dişi olarak seçilecek kangallar türünün en iyi örnekleri olmasına dikkat edilmelidir.

                                                                 ÇOBAN KÖPEGİ



YAVRU VE YETİŞKİN KÖPEKLERİN YURT DIŞINA ÇIKIŞ İŞLEMLERİ

 

Yurt dışına çıkarma işlemleri götüreceğimiz ülke kanunlarına göre değişiklik göstermektedir.

Standart olarak köpeğin yurt dışına çıkış için istenen belgeler ve diğer olması gereken şeyler.

 

a)      Köpeğin aşı karnesi yani sağlık karnesi olmalı ve gerekli olan aşılarının yapılmış olması gerekmektedir.

b)      Köpeğin sağlıklı olduğuna dair veternerden yazı alınmalı.

c)      Ülkemizden çıkış için Tagem ve Tügem’den yazı alınması gerekmektedir.

d)      Köpeğinize çip takılmış olmalı ve bilgilerini yanınızda bulundurmalısınız.

e)      Köpeğin uçakta içinde duracağı bir kafes, boyut olarak geniş olmalı içersinde hareket edebilsin.

f)        Meşe Şaadetnamesi ; bağlı bulunduğunuz ilçenin veternerinden alınan bir belgedir. Son altı ay boyunca o bölgede kuduz vakası görülmediğine dair bir yazıdır.

 

Bu gerekli olan evrakları tamamladıktan sonra gideceğiniz hava yolu şirketiyle iletişime geçin aktarma olup olmadığı veyada köpeğinizi indiğinizde nerden teslim alacağınızı öğrenin.

 

Bunların yanında bazı ülkeler farklı prosedür uygulayabilmektedir. Yola çıkmadan gideceğiniz ülkeden bilgi almanızda fayda vardır.

 

YAVRU KANGAL DAN alabileceğiniz  evraklar: Kangal köpeği kimlik kartı (yani aşı karnesi veteriner hekim onaylı) ve yavru kangal köpek çiftliğinin vermiş oluğu kangal köpeği kimlik kartı.

 



KANGAL KÖPEKLERİNDE AŞILAMA VE AŞI TAKVİMİ

Köpeklerimizi çeşitli hastalıklardan korumak için onlara aşı yaptırmak  en iyi yoldur,satılık kangal, Aşı bilinçi bir veterner tarafından yapılmalıdır bu şekilde yapılmayan aşı faydadan çok yavrunun zarar görmesine hatta ölümüne kadar yol açmaktadır.,satılık kangal,

Kangal köpeklerine diğer köpeklere yapılan aşılara benzer aşılar yapılmaktadır,satılık kangal, Bu aşıları uzman veterner tarafından yaptırmak ve onun yıl boyu devam eden aşılarını günü geldiğinde yaptırmak gerekmektedir,satılık kangal,

 

Yavru için ilk aşılama dönemi 40 ila 50 gün arasında yapılmaktadır,satılık kangal, Bu tarihten evvel aşı yapılmaz anne sütü içinde bulunan koruyucu madde yavruları bu zaman zarfında korumaktadır,satılık kangal, İlk aşı yapıldıktan sonra kalan aşıları yıl boyu devam etmekte ve bir yıl sonunda son bulmaktadır ancak bazı aşılar her yıl yapılması gerekmektedir kuduz vb. gibi.

 

Aşağıda bir kangalın yıl boyu yapılması için verilmiş aşı karnesi.

lk aşı 45-60. gün: Canin parvo virus(yani kanlı ishal) aşısı

14-21 gün sonra: Parvo,distemper,leptospira,adeno virüs aşısı (karma aşı denmektedir)

7 gün sonra: Bordotella Broncoseptica+ parainfluenza virus aşısı

7 gün sonra: Parvo,distemper,leptospira,adeno virus aşısı(karma aşı ikincisi ) Tekrarı bir yıl sonra

7 gün sonra: Bordotella Broncoseptica+ parainfluenza virus aşısı Tekrarı bir yıl sonra

7 gün sonra: Kuduz(rabies) Tekrarı bir yıl sonra Köpekler ve bağışıklık :

Buradaki aşıları gününe göre yaptırmalı ve takip etmeliyiz

                                              ÇOBAN KÖPEGİ



KANGALLARDA BESLENME

KANGAL KÖPEKLERİNDE BESLENME

Bilindiği gibi beslenme her canlıda olduğu gibi kangal köpekerinin gelişimi ve yaşamını devam ettirmesi açısından önemli bir faktördür.  Yavruluk döneminden başlayan düzenli ve kaliteli besin alımı kangalın kemik gelişimini olumlu yönde etkilemekte boy ve kilo olarak en üst seviyeye çıkabilmelerini sağlamaktadır. Bu demek değildirki aşırı yemek verilecek eğer aşırı tüketiminden fazla yemek verilirse kilo artımı olur ve bu durum tasvip edilmez.

 

Kangal köpeklerimizi beslerken protein ihtiyacını karşılamaya dikkat etmemiz gerekmektedir  bilindiği gibi köpekler et obur hayvanlardır. Elimizden geldiğince onlara haşlanmış et ve kemik vermeye özen göstermeliyiz, günün belli saatlerinde ve aynı saatte vermekte hem köpeğin sindirimini düzenli olmasına hemde organizmanın işleyişi bakımından önemlidir.

 

Yetişkin bir kangal köpeği ortalama 65 kğ civarındadır. Bu daha yüksek olabileceği gibi daha aşağılardada olabilir. Ortalama tüketim miktarı kilosunun yüzde iki ila üçü arasındadır. Buna istinaden günlük sıvı almaları gerekmektedir yine yetişkin bir kangal köpeği günlük ortalama üç yada dört litre kadar su tüketiminde bulunmalıdır.

 

KANGAL KÖPEKLERİNE VERİLEBİLECEK GIDALAR

Yazımızın başındada anlattımız gibi kangal köpekleri etobur hayvanlardır ve protein ihtiyacı bulunmaktadır. Kangal köpeklerimizi daha çok et ağırlıklı ve tahıl ağırlıklı beslemeliyiz. Dilerseniz hazır büyük ırk köpek mamaları ile besleyebilirsiniz. Tüm yemeklerden olmasada kıymalı makarna pirinç pilavı  et vb. yemeklerden verebilirsiniz.

Köpeğinize verdiniz kabın temizliğine dikkat edilmeli içersinde yemek artıkları bulunmamalı yemeklerden sonra kabı yıkayarak temiz tutmalıyız. Ayrıca yanı başında sürekli içebileği bir su kabı bulunmasına özen göstermeliyiz.

KANGAL YEMEĞİ YAL

Kangal köpeklerine yal yapımı: Kangal köpeklerine geçmişten günümüze verilen gıdalar arasında başlıcası yal dediğimiz arpa unundan yapılma bir yiyecek türüdür. Yal yapımı öğütülmüş arpanın kaynayan su ile birlikte karıştırılması sonucu hazırlanmaktadır. Besleyi değeri çok yüksek olmamasına karşın sindirim sistemlerine uygunluğu ve gıda ihtiyacını ekonomik olarak karşılaması bakımından geçmişte kullanılmış ve halen birçok sürü sahibi kangal köpeklerini bu şekilde beslemektedir.



kangallarda çiftleşme


Çiftleşme Döneminde Davranış

Dişiler genellikle yılda iki kez kızgınlık gösterirler.Erkekler ise her zaman çiftleşmeye hazırdır.Aynı yerde büyütülen kardeşler genellikle çiftleşmezler.Dişiler sadece proöstrüs kanamaları bittiğinde erkekle çiftleşmeyi kabul ederler.


Çiftleşme döneminde Kangallar huzursuz ve saldırgan olurlar.Çiftleşme dönemi doğal şartlarda,koyun sürüsü yanına gerçekleşirse,dişinin bulunduğu sürüdeki erkekler ile –kızgın dişinin kokusunu alan– diğer sürüdeki erkekler arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Kavga eden erkekler arasında ciddi yaralanmalar meydana geçebilir.Kavgalar sonucu bu tip yaralanmalara müdahale edilmez ise köpekler ölebilir.Bazen kızgın dişiler erkekleri peşine takıp sürüden uzaklaştırarak sürüyü korumasız bırakabilirler.Ayrıca sürüdeki diğer dişilere karşı sert davranışlarda bulunabilirler.

Kayıtlı bir yetiştirme için kızgınlık gösteren dişinin daha önceden belirlenen erkek ile kapalı bir yere konması gerekir.(Yavruların soy kütüğünün oluşturulması ve olumsuzlukların engellenmesi için) dişi ile aynı yerde bulunan erkekler aşırı sahiplenme davranışı gösterirler.Bazı erkekler sahiplerini bile kıskanarak dişiye yaklaştırmazlar.Bazı dişiler kızgınlık gösterdikleri halde kapatıldıkları erkekle seçici davranarak çiftleşmeyebilir.

Çiftleşme tamamlandıktan sonra hayvanları birbirlerine kenetlenerek yaklaşık 15 (on beş) dakika kalırlar ve daha sonra ayrılırlar.

      Kangal köpekeri her altı ayda belli bir ergenliğe ulaşır (köpek yaşı dediğimiz yaştır halk arasında merede denmektedir).

      Bir kangalın çiftleşmesi için onsekiz ayı doldurması gerekir.Yani ortalama bir buçuk yaşlarında. Bu yaşa gelmiş bir kangal köpeği artık gelişimini tamamlamış ve bir yetişkindir. Çiftleşme için fiziksel olarak hazırdır. Dişi kangallarda bu dönem biraz daha uzundur uterusun belli büyüklüğe ulaşması gerekmektedir.

     Dişi kangal köpekleri altı ayda bir kızgınlık dönemine girer. Dişinin saldığı koku erkeğe çiftleşme için hazır olduğunu belirtmektedir.  Bu koku vulvanın şişmesi ve kanlı vajina akıntısı şeklinde görülmektedir.Erkek kangal bu kokunun ardından harekete geçer. Dişi kangalsa kendine seçtiği erkek kangala çiftleşme için karşılık verir. Çiftleşmenin kesin olması için bir yada iki gün sonra tekrarlanması gerekmektedir. Bunun için dişi ve erkek kangalı kapalı bir yere kapatarak çiftleşmelerini sağlamalıyız.

    Üreme kangallarda belli bir yaştan sonra düşmeye başlar. Bu dişilerde erkeklere oranla daha erken başlamaktadır.

    Yavrulama döneminde dişilere yalnız kalabileceği bir ortam hazırlanmalı, sakin ve temiz bir yerde doğum yapmasını sağlamalıyız.ang

                                     Bir buçuk yaşındaki bir erkek köpek ilk çiftleşme için ideal yaşa gelmiş sayılır. Bu yaşta erkek Kangal köpeğinin yapısı tam olarak gelişmiştir. Dişiler için uterusun gerekli büyüklüğe ulaşacağı 2. Veya 3. Kızışma dönemine kadar beklenmesi tavsiye edilir. Dişiler yaklaşık 180 günde bir kızışma dönemine girerler. Cinsel dürtü daima erkek köpekte görülürse dişinin kızışma döneminde bıraktığı kokulu bir salgı sayesinde harekete geçer. Verimli bir çiftleşme sağlamak için en uygun zaman 2. Haftanın sonuna doğrudur. Bu sırada dişi köpek kendisine yaklaşan erkek köpeklerden seçtiğine uygun karşılık verir. Çünkü: Bu sırada ovulasyon tamamlanmış olur. Çiftleşmeden emin olmak için çiftleşmeyi takip eden 24 ile 48 saat sonra tekrarlamak gerekir. Üreyebilme yaş ilerledikçe azalır. Önce dişide, sonra erkekte kaybolur. Çiftleşmeyi köpek yavrularının baharda doğmalarını sağlayacak şekilde düzenlemek daha iyi olur. Bu durumda gelişme ve sağlıklı büyüme için uygun hava koşullarından yararlanmak mümkün olur. Güneşli günler, gerekli yürüyüşler ve erken eğitim için daha uygun olur. Kızgın hayvan huzursuz olup alışık olmadığı hareketler yapar. Vulva şişer ve birkaç gün içerisinde bol ve kanlı, özel kokulu vajina akıntısı başlar. Bu koku erkekleri yüzlerce metre uzaktan etkileyebilecek niteliktedir. Çiftleşmede kullanılacak erkek köpeğin diğer köpekler tarafından yaralanmaması ve istenen köpekten iyi döl alınması için dişi ile beraber üç gün kapalı bir yere alınması gerekir. Bu süre sonunda gebe kalan dişi artık erkeği kabul etmez ve uysallaşır




KANGAL KÖPEĞİN KURTBOĞMASI

Böylesi iri ve vahşi bir haynanın hakkından sadece kangal köpekleri gelmekte. Dünyada kurda karşı gelebilen tek ırk kangal doğanın acımasızlığı yetişmiş ve eğitimini en zor şartlar altında almış bu vahşi kurtlara karşı koymak imkansız gibi ama kangallar bunun üstesinden gelmektedir.


Kangal köpeklerinin en önemli özelliklerinden birisi kurt boğmasıdır. İyi bir kangal kurda karşı koyabilecek ve onu öldürecek güçtedir. Kangal köpekleri hem gücü hemde zekası ile dıştan gelebilecek tüm tehlikelere karşı koyabilirler bilindiği gibi kurda karşı koyabilen kangallar gerekirse ayıya saldıracak cesarete ve güce sahip bir hayvandır.

         Kangallar tek başlarına kurdu alt edebilirler, tek başına kurt boğmuş bir kangal bikaçgün yerinden kalkamaz çünkü üstün efor sarfetmiş ve vucudunda yaralar açılmıştır. Bu yaralardan çoğu kurdun pençe yarasıdır boğuşma esnasında kurdu altına alan kangal kurdun direnmesi ile alttan kangalın karın bölgesine derin yaralar açar. İyi bir kangal kurdu yakalayabilirse elinden kurtulması sondereze zordur. 

        Kurtların en zayıf yönü belidir, kangal köpeklerinde ise kulakları ve boynudur. Her ikise rakibin zayıf yanını bilir ve onun o bölgesine saldırır. Bunun içindirki kangal köpekerinin kulakları kesilir ve boyundan kaptırmamak içinse sivri demirden yapılmış özel tasmalar takılır bu şekilde kurda karşı daha donanımlı bir hale gelirler.

        Anadoluda sürü sahipleri kangal köpeklerinin kurt yıkması (kurt öldürmesi) ile övünür ve köpeklerini ona göre değerlendirirler.

                                        KURT BOGAN KANGALLAR













YAVRU KANGALLARIN BAKIMI VE BESLENMESİ

Yavru kangallara verilmemesi gerekenler!


Kangal yavrularını nasıl beslemeliyiz?

Yavru kangallar için kulübe ve barınaklar nasıl olmalı?

Bu soruları sırası ile cevaplayalım.


Kangal yavruları on günlükken gözeleri açılır, yirmi günlükken yürümeye başlar. Dört haftalık olduklarında artık anne sütünden kesilmeye başlamışlardır ve ilave besine ihtiyaç duyarlar.

Yavru kangallara ilave besin olarak: sulandırılmış inek sütü, yumurta sarısı , kemik unu ve vitamin takviyesi yapılabilir. Süt çok soğuk ve sıcak olmamalı her öğün taze olarak verilmelidir. Ayrıca daha zahmetsiz olan ticari yavru köpek mamalarından verebilirsiniz.

İleriki dönemlerde kangal yavrulara verilecek yiyecekler: 
Beş haftalıktan sonra yavrular çeşitli yiyeceklerden yemeye başlayabilirler. Lapa olarak verilecek yiyeceklerin yanında artık çiğer, yağsız tavuk kıyması, et, kaynatılmış yumurta, makarna, pirinç pilavı, piriç çorbası, bal ve çorbo verilebilir. Öğle yemeklerinde süt verilmeye devam edilmelidir. Altı yedi aylık olduğunda artık süt vermeye gerek kalmamakta artık kuru gıdalar verilmeye başlanmıştır. Sütten kesme birden yapılmadan belli aralıklarla azaltılarak yapılmasında yarar vardır.

Bu zahmetli besleme yerine belli dönemler için üretilmiş yavru köpek ticari mamaları kullanabilirsiniz. Yetişkin olan alan kangal için artık günde bir yada iki öğün yemek yeterlidir. Yemek saati günün belli saatlerinde verilmeli ve her gün aynı saatte vermeye özen gösterilmelidir.

Özellikle küçük kangal yavrularına verilmemesi gereken yiyecekler.

a)      Özellikle çok aşırı yağlı yiyecekler : Tavuk derisi salça vb.

b)      Sert kemik ve kılçıklı şeyler: Çok sert ekmek parçaları, kılçıklı balık, kemikli et vb.

c)      Tatlı yiyecekler : Pasta ve şekerli tatlı baklava vb.

d)     Baklagiller: Kuru fasülye nohut vb.

YAVRULARIN BULUNDUĞU MEKAN VE GÖSTERİLECEK ÖZEN

Yavru kangalların bulunduğu alanın temiz olmasına dikkat edilmeli, altları ahşap yada yumuşak temiz bir zemin olmalı. Cereyanda kalmamalarına dikkat edilmeli.

Yemek kaplarının temiz olmasına özen gösterilmeli ve her öğün yıkanarak temizlenmeli. Yavruların oyun oynayabilceği yanlarında bir oyuncağı bulunmalı bu oyuncaklar onların yiyemeceği ve yutamayacağı bir oyuncak olmalıki sağlını tehlikeye sokmamalı.






0 Yorum - Yorum Yaz

Kangal çoban köpeklerinin eğitimi


Köpek eğitimi, köpeğin insanla buluşup kaynaştığı günlerde başlamıştır. Köpek eğitiminin temel kaidesi insan- köpek ikilisinin psikolojik yönden anlaşmasıdır. Bu nedenle köpek eğiticisi, köpeğin anatomisini, fizyolojisini ve psikolojisini öğrenmeli ve eğitim uygulamalarını bu doğrultuda yapmalıdır.

Bütün köpekler ırk özelliklerinin gerektirdiği görevleri hiç eğitilmeden yaparlar. Örneğin bir çoban köpeği, eğitilmeden hayvanların korunmasını bilir. Av köpeği de aynı şekilde eğitilmeden, avın izini bulmakta ve çıkardığı seslerle onu izlemektedir. Yalnız ırk özelliği dışındaki görevleri yapabilmesi için köpeklerin özel bir eğitimden geçmesi gerekir.

Köpeklerden daha çok yararlanılmak amacıyla 1930 ‘lu yıllarda özel eğitim yöntemleri geliştirilmiştir. Özellikle askeri amaçla (bekçi, devriye, keşif ve benzeri gibi) hizmetlerde eğitilen köpekler Almanlar ve Ruslar tarafından birinci ve ikinci dünya savaşında kullanılmıştır. Amerika’da da 1942 yılında bu amaçla köpek eğitimi okulu açılmıştır.

Bugün bütün medeni ülkelerde askeri ve polisiye ve diğer amaçlarla köpek eğitim okulları mevcuttur.

Türklerde köpek eğitimi av köpeğinin eğitilmesiyle başlamıştır. Bunun dışında koyun sürülerini korumak amacıyla köpek eğittikleri bilinmektedir.

EĞİTİMDE ROL OYNAYAN FAKTÖRLER

Eğitimde insan ve köpek ilişkisinin rolü : İnsan ve hayvanın gerek eğitim gerekse sportif faaliyetlerdeki çalışmalardaki başarıları birbirleri ile kurdukları ruhsal ilişkiye bağlıdır. Köpek eğiticisinin herhangi bir köpeği eğitebilmesi için, çok iyi bir psikolojik yapıya sahip olması gerekir. Kendisi ile köpeğin en iyi şekilde nasıl uyum sağlayacağını anlamalı ve bu nokta üzerinde önemle durmalıdır. Köpekte de bazı özellikler bulunmalıdır. Örneğin, bir köpek bedenen ve psikolojik yönden sağlıklı olmalı ve normal bir zeka, dikkat ve cesarete sahip olmalıdır.

Eğitimde kalıtımın rolü : Her köpek ırk özelliklerini yavrularına kalıtsal olarak verir. Bir yavru köpek gelişme çağını tamamladıktan kısa bir süre sonra ana ve babadan gördüğü tüm hareketleri taklit eder.

Köpeğin özel yeteneklerinin rolü : Köpeklerin koku alma duyuları hiçbir canlı ile kıyas edemeyecek kadar gelişmiştir. Eğitimde köpeğin bu özelliğinin rolü büyüktür. Çünkü köpekler kokusunu aldığı bir canlıyı asla unutmazlar.

Her canlı kendine has bir vücut kokusu çıkarır ve bu koku parmak izi gibi her canlıda ayrı özellikler gösterir. Örneğin, hiçbir insanın kokusu diğer insanlarla en ufak bir benzerlik göstermez.

Koku alma duyusu çok gelişmiş olan köpek, herhangi bir yere saklanmış bir kişiye, ona ait bir eşyayı koklattıktan sonra geçtiği yerleri izleyerek onu ortaya çıkarır. Kangal köpeğinde koku alma duyusu çok iyi gelişmiştir. Bu sayede sürüye yaklaşan kurt veya başka bir zararlının (hırsız vs) kokusunu daha uzaktayken müdahale ederek sürüyü korur.

Eğitimde Eğitici Personelin Rolü : Köpek eğitimini yapacak kişinin en başta hayvanları sevmesi, sabırlı ve köpeklerden korkmayan, otoritesini hayvana kabul ettirebilecek birinin olması gereklidir. Eğitici köpeği sevmelidir. Köpeğin hareketlerinden, jestlerinden, bakışlarından veya ses tonundan ne istediğini anlamalı ve davranışlarını ona göre ayarlamalıdır. Köpek eğiticisi ani ve kesin kararlıdır. Bir emrin uygulanmasında nerede, ne zaman ve nasıl karar vereceğini mutlaka bilmelidir. Köpek eğiticisi korkak, çekingen ve tehlike karşısında görevi terk eden bir yapıda olmamalıdır. Aksine cesur, kararlı ve kendisi kadar köpeği de düşünen ve koruyan bir karaktere sahip olmalıdır.

Eğitici, karşısındaki canlının kendi düzeyinde bir beyin ve anlayış gücü olmadığını bilmeli ve onu eğitirken bir konuyu bir çok defa tekrarlamak zorunda kalacağını unutmamalıdır. Bu durumda asla sinirlenmemeli ve köpeğe kötü davranışlarda bulunmamalıdır. Köpek eğiticisi son derece sabırlı ve yüksek tahammül gücüne sahip olmalıdır.

KÖPEK EĞİTİMİNİN TEMEL KURALLARI

  • Köpeğe komut verirken bununla ondan ne istendiğini anlayabileceği şekilde açıklanmalıdır. Köpek ile insan arasında bir iletişim eksikliği bulunmaktadır. Konuştuğumuz dil köpek için geçersizdir. Bu nedenle, verilen komutun ne anlama geldiğini işaret ederek , göstererek, yaptırarak ona anlatmalıyız.

  • Komutlar; kısa, açık ve kesin olmalıdır. Daima klişeleşmiş biçim ve tonda verilmelidir. Köpekten istenen yaptırımlarla ilgili komutlar, genellikle tek heceli olmalı aynı zamanda aynı ses tonuyla söylenmelidir.

  • Komutlar verilirken sesli emirler uygun bir hareketle desteklenmelidir.

  • Komutların iyi bir şekilde öğrenilmesi için sürekli tekrarlar yapılmalıdır. Köpek bazen öğretilmek istenen yaptırımı kavramakta güçlük çeker.Bu gibi durumlarda usanmadan tekrarlamak ve istenen davranışı yapmasını beklemek gerekir. yaptırımdan vazgeçerek eğitimi bırakmak yanlış olur.

  • Eğitim süreleri köpeğin ilgisini sürdürmesine göre belirlenmelidir.Bu süre genellikle 10-20 dakika arasında değişmektedir.

  • Başarılı hareketlerinden sonra köpekler ödüllendirilmelidir.

  • Eğitici köpeğin her başarılı davranışından sonra onu adıyla çağırarak ,sevgiyle okşarsa ,köpek istenileni yerine getirmek için daima büyük çaba gösterir.başarılı bir hareketten sonra köpeğin hoşlandığı etkinliklerde bulunmak,onunla oynamak,serbest bırakmak,dinlendirmekte birer ödüldür.

  • Köpeğin hoşlanmayacağı her türlü davranış onun için bir cezadır.İstenmeyen yanlış bir davranış karşısında sertçe söylenen hayır sözcüğü ,köpeğe o davranışın yapılmaması gerektiğini anlatır.Sebebi ne olursa olsun köpek dövülmemelidir.

Köpek eğitiminde; köpeğin sahip olduğu yetenekler göz önüne alınarak ve köpeğin özelliklerine göre saptanması gerekir. Bu özellikler:

  • Köpeğin bedensel özelliklerine

  • Duyu ve algılamalarıyla ilgili yeteneklerini (görme, işitme, koku alma)

  • Mizacı ile ilgili özelliklerine

  • Zekası ile ilgili özelliklerine göre yapılmalıdır.

KANGAL ÇOBAN KÖPEKLERİNİN EĞİTİMİ

a) 0-6 AYLIK YAVRULARIN EĞİTİMİ

İlk olarak kendimizi onun dostu olduğuna inandırmak gerekir.Köpekle her an yakın bir ilişki içinde bulunmalıyız.Köpekler ,sevgi veya azarlama ifade eden ses ve hareketlerden etkilenen canlılardır. Köpek eğitiminde temel kural köpeği sevmek ve onunla dost olmaktır.Yavru bir aylıkken ele alınıp sevilmelidir.dört aylıktan sonra sevilen yavrular çekingen ve korkak olurlar.

Yavru Köpeklere İsim Vermek : Yavru köpek ile dostluk kurduktan sonra ilk görevimiz ona isim vermektir. Köpeğin isminin tek veya en çok iki heceli olması gerekir.ona karşı daima bu isim kullanılmalıdır. Başlangıçta kararsızlık ve tereddüt hali görülür.Yalnız bu durum kısa sürede geçer. Köpek, adını kısa süre içerisinde benimser.

Yavru Köpeklere Düzenli Bir Yeme, İçme Alışkanlığını Kazandırmak : Gelişi güzel beslenen,belirli bir yemek saati bulunmayan,günde birçok defa yiyecek verilen köpekler bütün yiyeceklere karşı ilgi duyarlar.Köpek sürekli bir şeyler yemek ister. Köpeğin yiyeceğini kendi yiyecek kabında,belirli yer ve zamanda belirli oranda yemesi,genel sağlık, sindirim ve boşaltım düzeninin yanı sıra,eğitimi üzerinde etkisi olumludur.

Köpeklerin Tasmaya Alıştırılması : Köpeğin tasmaya yavru iken alıştırmak gerekir.Çünkü ergin hale gelmiş ve hiç tasma takmamış köpekleri tasmaya alıştırmak oldukça zordur.Bunun için yavruyu gözleri açılır açılmaz,yumuşak deriden yapılmış hafif bir tasma takılmalıdır.Daha sonra buna çok ince ve hafif zincir takılarak yavrunun zincire de alışması sağlanır.

Yavru Köpeklerin Duyu Organlarını Geliştirmek İçin Uygulanacak Egzersizler :

  • Koku alma duyusunun geliştirilmesi

  • Gıda maddeleri ile uygulanan egzersizler

  • Oyuncaklarla uygulanan egzersizler

  • Sevdiği kişi ve eşyalarla uygulanan egzersizler

  • İşitme duyusunun geliştirilmesi

  • Sese karşı duyarlılığının kazandırılmasıdır.İnsanın duyamadığı frekans -lardaki seslere özel düdükler vasıtasıyla çağırma gibi komutlar öğretilir.

  • Görme duyusunun geliştirilmesi

Köpekler özellikle hareketli ve parlak olan şeyleri büyük bir dikkatle izlerler.

Yavru Köpeklerin Kulubeye Alıştırılması : Kangal köpekleri özgürlüğüne çok düşkündür.Bu nedenle sekiz haftalıkken yavrular mutlaka kafes veya barınağa konulmalı ve alıştırılmalıdır.

b)  6-12 AYLIK KÖPEKLERİN EĞİTİMİ

Yavru Köpeklere Eğitimi İle İlgili Sözcüklerin Öğretilmesi : Yavru köpekler genellikle üç aylık oldukları zaman söylenen sözlerin % 75-88’ini anlar ve manasını değerlendirir.İlk iş olarak köpeğe tek kelimeden oluşan emirler ve bunların anlamı öğretilmelidir.Bu nedenle gel , git , bak , yat , kalk vb. gibi sözcükler öğretilir.

GEL sözcüğünün öğretilmesi:Yavru normal istirahat durumunda iken veya uzakta herhangi bir şeyle uğraşırken sert bir ses tonu ve ismi ile GEL diye seslenilmelidir.Bu esnada iki el birbirine vurularak veya sağ el bacağa vurularak ses çıkartılır.Çünkü her sözcük veya her emir mutlaka bir hareketle yapılmalıdır.

BAK sözcüğünün öğretilmesi :BAK emri köpeğin dikkatini çekmek için verilir.Bak emri ile beraber baş ve orta parmaklarla bir şık sesi çıkartılır.

HAYIR sözcüğünün öğretilmesi:Hayır sözcüğü köpeğin istenmeyen davranışları sonunda sert bir ses tonu ve ciddi bir tavır içinde kullanılmalı ve bu esnada işaret parmağı ileride gereken hareket yapılmalıdır.

İZLE (Takip) sözcüğünün öğretilmesi: Köpek sol tarafa alınır.Köpeğin sağ omuzu eğiticinin sağ dizi ile aynı hizaya gelecek şekilde yürümesi veya oturması sağlanır.Köpek ileri veya geri kaldığı anda eğitici öne veya arkaya çıkarak yada köpeği öne veya arkaya çekerek ve her düzeltmede izle (Takip) sözcüğünü kullanarak emri tekrarlar.

KAL sözcüğünün öğretilmesi :Yavru köpeğe KAL kelimesinin anlamını öğretmek için avuç içi köpeğin burun hizasına gelecek şekilde tek bir hareketle bu emir verilir.Kal emrini alan köpek , bulunduğu pozisyonu ikinci bir emre kadar bozmamalıdır. Kal emri her pozisyonda verilebilir.

YAT sözcüğünün öğretilmesi : Köpeğin vücudu sahibinin veya eğiticinin vücuduna paralel ve sağ omuzu sol ayakla aynı hizada olacak pozisyonda köpeğin yatmasını sağladıktan sonra yat komutu tekrarlanır.Ayağa kalkmak için hamle yapmak istediğinde eğer kalkmasını istemiyorsak hayır komutunu tekrarlamalıyız.Bu komut la beraber kalk komutunu da öğretebiliriz.

OTUR sözcüğünün öğretilmesi :Oturma eğitiminin köpeğe kazandırılmasında üç yöntem bulunmaktadır.

-Yedekte oturma eğitimi; köpek , eğitimi izle komutu ile yedekte başlar.Bir süre gidildikten sonra eğitici dur komutu ile birlikte sol elinin avuç içini köpeğin avuç içini köpeğin burnuna tutarak durdurur ve otur komutunu verir.Bunu yaparken , sol eliyle köpeği kalçasından aşağı doğru bastırır ve sağ elinde tuttuğu eğitim kayışını yukarı doğru çekerek oturmasını sağlar.

-Köpek, eğiticisinin karşısında iken yapılan oturma eğitimi; eğitici köpeğin bir metre kadar ötesinde karşısına geçer. Elini parmakları bitişik,avuç içi köpeğin burnu üstünde ve yere dönük olarak öne doğru uzatır.Bir ucunu sol elinde tuttuğu eğitim kayışına sağ ayağı ile basarak köpeğin oturmasını sağlarken otur komutunu verir.

-Serbest olarak yapılan oturma eğitimi ; eğitici , köpeğin eğitim kayışını çıkartarak onu karşısına alır.Sağ elini parmakları bitişik , avuç içi

köpeğin burnu üstünde yere dönük olarak öne doğru uzatarak otur emrini verir.

-ARA-BUL sözcüğünün öğretilmesi: bulması istenen nesne gösterilir ve koklatılır daha sonra saklanarak bulması istenilir.Sevdiği oyuncak ile oyun oynar gibi yapılırsa eğitim daha kolay ve zevkli hale gelir.

-TUT sözcüğünün öğretilmesi; köpeğe saldırma yeteneğini kazandırmak için bu emir öğretilir.Köpekler hareketli her maddeye karşı büyük bir ilgi duydukları için bu uygulamanın önce top ile yapılması uygun olur.

-ATLA sözcüğünün öğretilmesi: bu emir ile köpekten yüksek veya derin bir engelin atlayarak aşması istenmektedir.Atlama eğitimi eğiticinin köpek ile beraber hareketi yapması uygun olur.

Fiziki Gücü Geliştirme Çalışmaları : Gerek bekçilik görevi yapacak ve gerekse askeri veya polisiye hizmetlerde çalıştırılacak köpeklerin üstün bir fiziki güce sahip olmaları şarttır . Bu amaçla uygulanan yöntemlerle köpeğin yalnız fiziki gücü değil aynı zamanda cesareti , dikkati ve kendine olan güveni de gelişir.Fiziki güç eğitimi özel olarak yapılmış çeşitli engeller üzerinde uygulanır.Bu engeller yükseklik, uzunluk, denge, tırmanma ve güven duygusu gibi yetenekleri artıracak çeşitli şekillerden oluşmaktadır.

  • Yüksek atlama yeteneğini artıracak engel eğitimi : Köpeğin engel aşmasını sağlamak için dereceli olarak yükseltilebilen çeşitli türde engeller vardır.Yüksek atlama engelleri 120 cm eninde ve her biri 15 cm yüksekliğinde altı tane engelden oluşur. Köpeğin engel aşmasını sağlamak için önce alçak olan engeller seçilmelidir. Bunlar aşıldıktan sonra engel kademeli olarak yükseltilmelidir. Yüksek atlama engeli , bidonlar üst üste konularak meydana getirilen belirli bir yükseklikten köpeğin atlatılması ile de yapılır.Yüksek atlama eğitimi ayrıca hilal engel kullanılarak köpeğin yeteneği artırılır.

  • Uzun atlama yeteneğini artıracak engel eğitimi : Uzun atlama eğitimi için 150 cm uzunluk, 120 cm genişlik ve 70 cm derinlikteki içi su dolu engeller kullanılır.Yalnız eğitimde ilk önce 50 cm uzunluktaki engellerden köpek atlatılarak daha sonra 100 cm ve 150 cm uzunluktaki engellerden atlatılır.

  • Denge yeteneğini artıracak engel eğitimi : Denge yeteneği,düz tahta veya kütükten yapılmış engeller üzerinde uygulanır.Kütük engeller 30 cm çapında olmalı ve üzerinde durduğu ayaklarla en çok 50 cm yükseklikte ve 360 cm uzunlukta olmalıdır. Köpek eğiticinin solunda ve takip pozisyonunda denge engeline doğru gidilir. Denge engeline gelindiği zaman HOP-ATLA komutuyla köpek engele çıkartılır ve engeli geçmesi sağlanır.

  • Tırmanma yeteneğini artıracak engel eğitimi :  Bu engel eğitimi için merdiven veya üçgen prizma şeklindeki engeller kullanılır. Eğitici ve köpek takip pozisyonundayken tırmanma engelinin yanına gelir. Hop -Atla emri ile köpek engele tırmanmaya başlar . Engelin üst kısmında 120 x 120 cm boyutunda düz bir kısım vardır. Köpek tırmandıktan sonra bir kaç saniye burada dinlenir ve diğer taraftaki basamaklardan aşağıya iner.

  • Güven duygusunu artıracak engel eğitimi : Bu eğitimde amaç köpeğin kendisine ve eğiticisine karşı güvenini artırmaktır.Genellikle bu engel 60 cm çapında ve 360 cm boyutundaki bir tünelden ibarettir.Eğitici önce giriş kısmından ve yüzü tünele bakacak şekilde köpeğine yat emrini verir. Arkasından kal diyerek tünelin diğer kısmına geçer ve sürün emrini verir.Böylece köpeğin geçmesini sağlar.

c) 12-15 AYLIK KÖPEKLERİN EĞİTİMİ

Temel itaat ve ileri itaat eğitimlerindeki programlar bu dönemde eksiksiz olarak tatbik edilmelidir.

Temel itaat eğitimi Bu eğitimin amacı , her emri aynen uygulayan bir köpeğin ye- tiştirilmesidir. Temel itaat eğitimi köpek  eğitiminin esasını teşkil eder.Burada köpeğe kazandırılan yetenek ile ilerideki özel eğitimlerin ve özel görevlerin başarılması sağlanmaktadır.

Temel itaat eğitiminde köpeklerde zincir tasma ve 150 cm uzunluğundaki sevk kayışı uygulanır.Bu eğitimin uygulaması iki aşamada yapılmaktadır.Birinci aşamada köpeğin yanında ve zincir tasmayla, ikinci aşamada ise köpekte sevk kayışı mesafesi kadar uzaktan emirler verilerek eğitim yapılır.Bu eğitimde kullanılan emirler köpeğe yavruluk döneminde sözcükler halinde öğretildiğinden dolayı , bu emirleri köpeğe daha kolay uygulatmamız mümkündür.

Temel itaat eğitiminde takip, hayır ve otur emirleri verilerek egzersizler yaptırılır. Ayıca otur kalk,yat ve sürün gibi emirlerle ilgili egzersizler zincir tasma veya 150 cm uzunluğundaki sevk kayışı kullanılarak yaptırılır.

İleri itaat eğitimi : Köpek eğiticisinin, köpek üzerindeki etkisini artırmak ve köpekle eğitici arasındaki güveni geliştirmek için ileri itaat eğitimi yapılır.Temel itaat eğitiminde kullanılan 150 cm uzunluğundaki sevk kayışı yerine önce 9 m. uzunluğunda sevk kayışı kullanılır ve sonra köpek tamamen serbest bırakılarak eğitime devam edilir.Köpek verilen her emri çok uzak mesafelerden uyguladığı anda ileri itaat eğitiminde başarı sağlanmış olur.

Destek eğitimleri : Köpeklerin fiziki güçlerinin geliştirilmesi ve genel bilgisini artıracak şekilde egzersizler yaptırılır.

  • Fiziki gücü geliştirme eğitimleri

    -Yüksek atlama yeteneğini artıracak engel eğitimi

-Uzun atlama yeteneğini artıracak engel eğitimi

-Denge yeteneğini artıracak engel eğitimi

-Tırmanma yeteneğini artıracak engel eğitimi

-Güven duygusunu artıracak engel eğitimi

    • Genel bilgi eğitimleri

Bu bölümde saldırganlık, yabancıların aranıp bulunması, bina-baraka ve mağara gibi yerlerin aranması, kısa iz takibi, köpeklerin silah sesine alıştırılması ve suda boğulanların kurtarılması ile akarsulardan geçilmesi gibi konular üzerinde egzersizler yaptırılır.

15-18 aylık köpeklerin eğitimi : Bu dönemde köpeklerin ileride alacakları görevler ile ilgili özel eğitimler uygulanır.

Kangal çoban köpekleri , uzun süre eğitime tabi tutulan diğer köpek ırkları ile mukayese yapıldığı zaman öğrenme kabiliyetleri bakımından onlardan daha üstün olduğu gözlenir.Kangal Çoban Köpekleri herhangi bir özel eğitimden geçirilmeksizin iç güdüsel olarak koyun sürülerini yönetirler. Kendi sorumlulukları altındaki koyunları en iyi şekilde korurlar.Kangal Çoban Köpeği, sahip olduğu özel yeteneklerinden dolayı koruma ve bekçi köpeği, devriye köpeği, keşif köpeği ve çoban köpeği olarak eğitimleri yapılır.

Koruma ve bekçi köpeği eğitimi : Koruma ve bekçi köpeğinin görevi bir binayı, bir tesisi veya bir bölgeyi korumaktır.Korum ve bekçi köpeklerine bir kişi bakmalı ve başkalarıyla arkadaşlık kurması önlenmelidir. Sorumlu olduğu bölgeye giren ve yaklaşan herkese karşı şiddetli tepki gösterecek şekilde şartlandırılmalıdır.Koruma ve bekçi köpeği asla cezalandırılmamalıdır. Koruma ve bekçi köpeğinin eğitimi eğitimi, yabancı göreceği canlı cansız her şeye karşı saldırgan olacak şekilde yapılmalıdır.Köpek bir binayı bekleyecek ise, önce eğitimciyle beraber bu bina ve etrafını hergün enaz birkaç kez dolaşmalıdır. Köpeğin yiyeceği ve suyu bu bina çevresinde verilmelidir.Kulübesi de bekleyeceği bu binanın yakınında bir yerde olmalıdır.Koruma ve bekçi köpeğinin günlük eğitsel egzersizleri ve fiziki gücü artıracak egzersizleri aksatılmadan uygulanmalıdır.

Devriye Köpeği Eğitimi : Devriye hizmeti, koruma ve bekçilik eğitimi görmüş köpeklerle yapılan özel bir görev türüdür.Bu görev genel olarak askeri, polis, cezaevi ve fabrika gibi alanlarda uygulanır.Bu gibi yerlerin gereği gibi korunması için devriye nöbetleri düzenlenir. Devriye köpekleri eğiticileri ile birlikte göreve çıkarlar.

Yalnız bunlar toplu olarak eğitim gördüklerinden gruptaki diğer eğiticileri ve köpekleri yakından tanırlar. Devriye köpekleri için gruptaki köpek eğiticileri dışında herkes yabancı daha açık ifade ile düşmandır.Bu nedenle devriye köpekleri bölgelerine giren bir yabancının kokusunu hemen hisseder ve eğiticilerine gereken işareti verir.Devriye görevi bölgenin taşıdığı özelliğe göre gündüz ve gece devamlı olarak yürütülür.Devriye görevi yapacak köpeklere görev alanları iyice öğretilir.Her köpeğe sürekli olarak aynı bölgede görev verilmelidir.Köpeklerin farklı bölgelerde görev yapmaları sağlanmalıdır. Devriye köpeği yetiştirilirken köpeğin sorumlu olduğu bölgeye yabancılar saklanarak eğitim yapılır.Bu uygulama korunacak bölgenin hemen her noktasında mutlaka yapılmalı ve köpek bu bölgeye girecek her yabancıyı haber verecek şekilde şartlandırılmalıdır. Uygulamalar gündüz ve gece olarak ayrı ayrı tatbik edilmelidir.

Keşif köpeği eğitimi : Bu eğitimden amaç, yasak bölgeye girmesi muhtemel şüpheli kişilerin, elimizde en ufak bir ip ucu olmadan sadece köpeğin koku alma duyusundan faydalanarak bulunmalarını sağlamaktır.Keşif köpekleri yalnız eğiticisini ve birlikte görev yaptıkları diğer köpeklerin eğiticisini tanır. Bunun dışında herkes ve hatta her canlı onlar için yabancıdır. Keşif eğitimine rüzgar, arazi şartları, hava durumu ve zaman konusu gibi faktörler göz önünde tutularak hazırlanmalıdır.Ayrıca kokunun erişemeyeceği ölü noktalar da düşünülmeli ve eğitici bu etkenler doğrultusunda yönünü ve yöntemini ayarlamalıdır.Bunları dikkate alınmadan yapılacak keşif eğitimleri asla başarıya ulaşamaz.Keşif köpek eğitimi her gün 4 saat yapılmalıdır. Keşif köpeklerine kaybolan kayakçıların ve karda mahsur kalan araçların veya deprem gibi afetlerde de toprak altında kalanların bulunması gibi amaçlara yönelik görevler verilir.

Kangal köpekleri uzun süre eğitime tabi tutulan diğer köpek ırkları ile mukayese yapıldığı zaman öğrenme kabiliyeti bakımından, onlardan daha üstün olduğu gözlenir.



       AYIBOĞAN VE KURTBOĞAN KANGAL ÖZELLİKLERİ.

     Kangal köpekleri köpek ırkları arasında en iyisi denebilir, üstün özellikleri sayılmakla bitmez saf ırk özelliğini taşıyan bir karabaş hem sürüde hemde bekçi köpeği olarak birinci sınıf bir ırktır.

KARABAŞ DİYE ADLANDIRILAN KANGAL KÖPEKLERİ KURTBOĞAN VE AYIBOĞAN FARKI ÖZELLİKLERi

      Kangal köpekleri belli yerlerde karabaş diye adlandırılmaktadır. Bu adlandırılma kangalların kafa yapılarının siyah olmasından kaynaklanmaktadır. Bazı yörelerde karabaş diye tanımlanan kangal köpekleri aslında bizimde yıllardır bildiğimiz kangal köpekleridir.

    Kafa yapısının siyah olmasının yanında diğer belirgin özellikleride;Kangalın vucut yapısının aslanı andırmasıdır, kuyruğunun kıvrımlı olması, post renginin boz olması karabaş kangalın başlıca özelliklerindendir.

        Her iki ırkda aslında aynı ırk olmakla beraber türünün sadece görünüm olarak ayırt edilmiş türüdür.

     Yine karabaş olarak adlandırılan kangal köpeğinin halk arasında ayıboğan kangal ve kurtboğan kangal diye ikiye ayırdıklarını bilinmektedir. Aslında ırk olarak aynı özelliklere sahip olan bu ayırım daha çok irilikle alakalıdır. Çok gelişen ve iri görünümlü kangalları ayıboğan kangal diye adlandırılırken. Daha küçük görünümlü ve çevik olan kangallarada kurtboğan kangal diye adlandırılmaktadır.

 Kurt boğan kangallar

 Kurt boğan kangallar nasıl olmalıdır



kangalın en büyük farkı anlının düz olması.yani alın çıkıntısı olmaması.ve kuyruğu simit şeklinde olması.yüzünde siyah bir maskesi ve ağızında mührü olması .kurt boğan bir kangalın arka ayağı tavşan gibi olmalı.ve atletik bir yapıda olmalı.kurt boğan kangal az yer ve pek fazla uyumaz.ama bir alman kurdu fazla yer ve uykucu olur.bir kangal bir alman kurdunu yediği yemeğin %5 ini yer.ama alman kurd daha iyi eğitim alır.ama alman kurdunun iyi eğitim alması kangaldan üstün olduğnu değil kangalları özgürlüğüne düşkün olmasındandır.bir kangal çok iyi bir bekçidir.görev anında iken sürüsüne yada korduğu çevreye aslanı dahi sokmazlar.kangalın çok kuvvetli olduğunu bu zamanlara dek zorlukları aşarak bu topraklarda yaşamını sürdürmesidir

SİVAS'IN EN SAF VE EN CESUR KANGALLARI
aşagıda  resimde görmüş oldugunuz kangallar sivasın en saf ve cesur kangallarıdır.
kangallarımız  her  yıl  altınyayla ilçe  kaymakalıgı tarafından ödül almaktadır
bu kangalların özellikleri kurt ve ayı boğan  cinsi olmasıdır
altta resimde  görmüş oldugunuz kangallar 3 erkek 2 dişiden oluşmaktadır
yılda en az 3 defa  kurt boguyorlar

                             

                                  
Yukarda resimde görmüş oldugunuz kangallar her yıl altınyayla kaymakamlıgından
Kurt bogdukları için en az yılda 2 defa ödül almaktadırlar.
     
  
Kurtçul kangallar  genelde sessiz ve sakindirler kafasına bassan bile insanlara karşı tepki göstermezler.
Bu cins kangallar  kendi aralarında fazla  boguşmazlar.
                                                           



                                       






 




0 Yorum - Yorum Yaz

KANGAL KÖPEKLERİ NASIL BİR IRKTIR ?

   Kangal köpeklerini diğer köpek ırklarından ayıran özellikler nelerdir.

   Kangal köpeğinin koruma içgüdüsü:

   Kangal köpekleri diğer köpek ırkları gibi eğitime tabi olmayan doğuştan gelen ırkı özelliklere sahip hayvanlardır. Anadoluda yüzyıllarca insanlarla birlikte yaşamış onların sürülerini evlerini ve bulundukları alanları yırtıcı hayvanlardan ve dıştan gelebilecek tüm tehlikelere karşı korumuşlardır. Günümüzde kangal köpeklerinin önemi yeni anlaşılmaya başlanmış ve hak etti yere gelmiştir.

   Kangal köpeklerimiz için en büyük tehlikerin başında onların daha iri görünmesi adına farklı ırklarla çiftleştirilmesi ve ırkı vasıfların bu şekilde kaybolmasıdır.

   Kangal köpek sahibi olacak kişilerin öncelikle ırkı özelliklerine dikkat etmesi gerekmektedir. Her iri görünen köpek kangal değildir. Kangalın belli ırkı özellikleri vardır. Bunların başında onun üstün hisleri ve ırkı özellikleri gelmektedir. Görüntü olarak belli başlı özellikleri bulunmaktadır bunlar sırası ile

   Kuyruk yapısı: Yukarı doğru dik olmakta ve kıvrımlı yani simit kuyruk dedimiz biçimdedir.

   Kafa yapısı     :Kafa alın siyah renkte, kulaklar kafaya yapışık ve üçgen biçimindedir, çene kuvvetlidir. (kangal köpeklerinde kulaklar kesilmekte ortalama beş yada altı aylıkken kesilir ve genelde kışa girerken yada ilkbahara denk getirilmetedir yazın sıcak olduğundan yara iyileşmez ve kurt düşebilir. Kulak kesmenin amacı kurtla boğuşma anında kulağından kaptırmasın diyedir. Egerki köpeğiniz koyun için alınmıyor bahçede yada alan koruması için alınıyorsa kulakları kesilmesine gerek yoktur. Özellikle Karadeniz bölgesinde aşırı yağış olmasından dolayı özellikle kulakların kesilmemesine dikkat edilmelidir.)

   Vucut yapısı: Kangal köpeklerinin vucut yapısı kaslıdır ve kare  görünümlüdür. Genel olarak vucut rengi bozdan çelik grisine dönmektedir ancak kırçıl ve çapar dedimiz çeşitli renkleride bulunmaktadır. Göğüste madalyon ve ayaklarda beyaz çorabı andıran renk bulunmaktadır. Yine arak ayaklarda kurt pençesi dedimiz yada altı parmak denilen fazladan olan bir yada daha fazla tırnak buluna bilmektedir, bu kangallarda olduğu gibi av köpeklerinde ve sokak köpeklerinde bile bulunmaktadır onun için arka ayaktaki tırnak sayısı kangalın belirleyici özelliklerinde değildir. Bu şekilde ayırım yanılgıya sebep olabilmektedir.

   KANGALLARIN İNSANLARA KARŞI DAVRANIŞLARI

   Kangal köpekleri insanlara karşı özellikle sahibine çocuk ve kadınlara karşı oldukça uysaldır. Sahibinin ne zaman kızabilceğini nezaman sevdiğini anlayacak içgüdüye sahiptir. Yabancılara karşı bulunduğu alanı koruması bakımından ağrasif yapıya sahiptir ancak sahibi yanında iken sesini çıkarmayan tehlikenin kimden ve nezaman geleceğini önceden sezecek iç güdüye sahiptirler. Bulunduğu alanı çok iyi korumaktadır, diğer köpek ırkları ğibi öldürmek için saldırmaz etkisiz hale getirdiğinde başında bekleyerek sahibinin gelmesini bekler.

   KANGAL KÖPEKLERİNDE ÇİFTLEŞME

   Kangal köpekleri dişiler yılda iki kez çifleşme dönemine girerler (kızan dönemi) Erkek kangallar ise heran çiftleşmek için hazırdırlar. Kangal köpekleri kardeşler arasında çiftleşmez onların belirgin özellikleri arasındadır.

   KANGAL KÖPEKLERİNDE BESLENME

   Kangal köpekleri etobur hayvanlardır kemik ve et yiyerek beslenirler ancak yal dedimiz yiyecekler ve ekmek vb. yiyerekte beslenebilirler. Yetişkin bir kangal günde bir öğün yiyerek beslenebilir iri ırk olmasına karşın tüketimleri okadar fazla değildir. Bakımı kolaydır.




0 Yorum - Yorum Yaz
Anket
KANGALLARIMIZI BEGENİYORMUSUNUZ
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam94
Toplam Ziyaret162562
FACEBOOK GURUBUMUZ

Yavru kangal kulübesi
kangal köpek çengelli tasma kurt içindir.